Sürdürülebilir bir gelecek için günlük konuşmada nazik öneri sunmak ve uzlaşmak, hem çevreyi hem ilişkileri koruyan B2 iletişim becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Öneri sunmak ve uzlaşmak: B2 can-do ve temel kalıplar
B2 düzeyinde öğrenci, çevre gibi tanıdık konularda öneri sunabilir, gerekçe verebilir ve karşısındakinin önerisine nazikçe yanıt verebilir. CEFR can-do hedefi şudur: günlük konuşmada çözüm önermek, kısmen katılmak ve ortak bir noktada buluşmak. Bu kalıplar konuşmada bir işi yapmak için kullanılır; kalıp listesini ezberlemek yetmez, gerçek diyalogda denemek gerekir. Evde, sınıfta, serviste ve alışverişte aynı işlevler her gün karşımıza çıkar.
Sık kalıplar şunlardır: Why don't we ...? (vay dont vi), How about + -ing? (hav ıbaut), Shall we ...? (şel vi), Let's ... (lets), We could ... (vi kud), What if we ...? (vat if vi) ve I suggest + -ing (ay sıcest). Kabul için That's a good idea. (zets ı gud aydiı), I agree. (ay ıgri), That works for me. (zet vörks for mi) kullanılır. Çekince için I'm not sure about that. (aym not şur ıbaut zet) ve I'd rather ... (ayd raadır) yeterlidir. Uzlaşma cümlesi ise OK, I can live with that. (okey, ay ken liv viz zet) veya Let's meet in the middle. (lets mit in dı midıl) olur.
Örnek
Kısa diyalog: Why don't we start with small changes at home? (Neden evde küçük değişikliklerle başlamıyoruz?) How about turning off the lights? (Işıkları kapatmaya ne dersin?) I'd rather start with water, but OK, we can do both. (Ben suyla başlamayı tercih ederim ama tamam, ikisini de yapabiliriz.) Great. Let's try it for a week. (Harika. Bir hafta deneyelim.)
Su tasarrufu: öneri sunup ortak kurala varmak
Su tasarrufu, B2 konuşmasında somut ve günlük bir konudur çünkü herkes musluk, duş ve bahçe sulamasını bilir. Öğrenci save water (seyv votır), turn off the tap (törn of dı tep), take shorter showers (teyk şortır şavırz) ve reuse rainwater (riyüz reynvotır) gibi sözcüklerle öneri kurabilir. Amaç karşı tarafı suçlamak değil, birlikte uygulanabilir bir kural bulmaktır. Bu yüzden emir cümlesi yerine soru kalıbı kullanmak ve seçenek sunmak daha etkilidir.
Tipik akış şöyledir: biri sorunu söyler, öteki alternatif getirir, ikisi süre veya kuralda uzlaşır. Örneğin biri uzun duşu savunur, diğeri su faturasını hatırlatır; çözüm hafta içi kısa duş, hafta sonu biraz daha uzun duş olabilir. B2'de gerekçe kısa tutulur: because it wastes water (bikoz it veysts votır) yeter. Uzlaşma cümlesi kararı görünür kılar ve her iki taraf da uygulamaya söz vermiş olur.
Örnek
A: Why don't we turn off the tap while we brush our teeth? (Neden diş fırçalarken musluğu kapatmıyoruz?) B: That's a good idea, but I forget sometimes. (İyi fikir ama bazen unutuyorum.) A: How about putting a small note on the mirror? (Aynaya küçük bir not koymaya ne dersin?) B: OK, I can live with that. Let's try it this week. (Tamam, bunu kabul edebilirim. Bu hafta deneyelim.)
Enerji tasarrufu: LED seçeneklerini karşılaştırıp uzlaşmak
Enerji tasarrufunda B2 öğrencisi seçenekleri karşılaştırır: eski ampul, LED bulb (el i di balb), daha az lamba yakmak veya gündüz ışığını kullanmak. Sözcükler save energy (seyv enıci), electricity bill (ilektrisıti bil), switch off (sviç of) ve brighter (braytır) B2 düzeyini aşmaz. Karşılaştırma kalıpları cheaper than (çipır den) ve more efficient than (mor ifişınt den) yeterlidir. Amaç en pahalı ürünü ezberletmek değil, konuşmada artı ve eksi söylemektir.
Uzlaşma çoğu zaman tam zafer değildir: biri çok parlak ışık ister, diğeri faturayı düşünür. Ortak nokta salon için LED, çalışma masası için biraz daha güçlü bir lamba olabilir. What if we change the living-room lights first? (Ya önce salon ışıklarını değiştirsek?) gibi adım adım öneri, büyük masraf korkusunu azaltır. Karar cümlesi net olmalıdır: kim neyi, ne zaman yapacak. Böylece diyalog gerçek bir plan gibi biter.
Örnek
A: Shall we replace the old bulbs with LED ones? (Eski ampulleri LED olanlarla değiştirelim mi?) B: I'd rather not change all of them today. They cost money. (Hepsini bugün değiştirmeyi tercih etmem. Para tutar.) A: We could start with the kitchen and the living room. (Mutfak ve salonla başlayabiliriz.) B: That works for me. Let's check the prices after school. (Bana uyar. Okuldan sonra fiyatlara bakalım.)
Plastik atığı azaltmak: alternatif öneriler ve ortak karar
Plastik atık, gençlerin günlük hayatında şişe, poşet ve pipet olarak görünür. B2 sözcükleri plastic waste (plastik veyst), reusable bottle (riyüzıbıl batıl), shopping bag (şoping beg) ve avoid single-use plastic (ıvoyd singıl yus plastik) yeter. Öğrenci reduce (ridyus), reuse (riyüz) ve recycle (risaykıl) üçlüsünü ezberlemekle kalmaz; hangisinin evde gerçekten yapılabileceğini konuşur. Hepsi birden değişmez; önce bir alışkanlık seçilir.
Sık sahne şudur: biri her şeyi hemen yasaklamak ister, diğeri pratik olmadığını söyler. Nazik red I'm not sure we can do that every day. (Bunu her gün yapabileceğimizden emin değilim.) olur. Sonra alternatif gelir: How about carrying a bottle and a cloth bag? (Yanımızda şişe ve bez çanta taşımaya ne dersin?) Uzlaşma, mükemmel olan değil uygulanabilir olandır. Karar sınıfta veya evde küçük bir deneme süresiyle bağlanır.
Örnek
A: I suggest using a reusable bottle instead of plastic ones. (Plastik şişeler yerine tekrar kullanılabilir şişe kullanmayı öneriyorum.) B: I agree, but I sometimes forget mine. (Katılıyorum ama bazen kendi şişemi unutuyorum.) A: What if we keep an extra bottle in our lockers? (Ya dolaplarımızda yedek bir şişe tutsak?) B: OK. Let's meet in the middle: bottles at school, less plastic at the weekend too. (Tamam. Ortada buluşalım: okulda şişe, hafta sonu da daha az plastik.)
Tek kullanımlık ambalajı azaltmak: alışverişte uzlaşma
Tek kullanımlık ambalaj kantin, market ve kargo kutusunda karşımıza çıkar. B2 dilinde packaging (pekicing), single-use (singıl yus), buy in bulk (bay in balk) ve bring your own bag (bring yor oun beg) yeter. Öğrenci aileyi veya arkadaş grubunu suçlamadan öneri sunar çünkü bu konuşmalar evde de geçer. Why don't we ...? kalıbı emir gibi durmaz; seçenek gibi durur. Gerekçe kısa tutulur: daha az çöp, daha az masraf.
Uzlaşma çoğu kez tamamen ambalajsız alışveriş değildir. Biri her şeyi açıkta almak ister, diğeri hijyen ve zaman kaygısını öne sürer. Ortak kural örneği: meyve ve ekmek için bez çanta, nadir ürünler için market poşeti. I'd rather take a bag from home. (Çantayı evden götürmeyi tercih ederim.) cümlesi hem tercih hem öneridir. Diyalog, kimin çantayı hazırlayacağı gibi küçük bir görevle biterse gerçek hayata daha çok benzer.
Örnek
A: How about buying fruit without extra plastic bags? (Meyveyi ekstra plastik poşetsiz almaya ne dersin?) B: I'm not sure about that when it rains. (Yağmur yağınca bundan emin değilim.) A: We could take one cloth bag for fruit and keep a spare in the backpack. (Meyve için bir bez çanta götürüp yedeği sırt çantasında tutabiliriz.) B: That's a good idea. Let's do that on Saturday. (İyi fikir. Cumartesi öyle yapalım.)
Sürdürülebilir ulaşım: bisiklet ve araç paylaşımında uzlaşma
Sürdürülebilir ulaşım B2'de somut seçeneklerle konuşulur: yürümek, cycle (saykıl), otobüs, car sharing (kar şering). Sözcükler short distance (şort distıns), traffic (trafik), pollution (pıluşın) ve safer (seyfır) düzeyindedir. Öğrenci hava, mesafe ve güvenlik gibi gerçek gerekçeler verir. Herkes her gün bisiklete binmez; bu yüzden diyalog dayatma değil planlama olmalıdır. Amaç, grubun okula veya parka nasıl gideceğine birlikte karar vermektir.
Tipik çatışma şudur: biri bisikleti, diğeri ailenin arabasını ister. Nazik karşı öneri I'd rather share a ride when it rains. (Yağmur yağınca aracı paylaşmayı tercih ederim.) olur. Uzlaşma mesafeye göre bölünür: yakın yerler bisiklet, uzak ve gece yolculukları paylaşım. Let's meet in the middle. cümlesi kararı özetler. Böylece hem çevre hem güvenlik konuşulmuş, kimse tek başına kaybetmemiş olur.
Örnek
A: Why don't we cycle to the sports centre? (Neden spor merkezine bisikletle gitmiyoruz?) B: I'd rather not. It's too far and the road is busy. (Tercih etmem. Çok uzak ve yol kalabalık.) A: What if we cycle on sunny days and use car sharing when it rains? (Ya güneşli günlerde bisiklet, yağmurda araç paylaşımı yapsak?) B: OK, I can live with that. Shall we text the group tonight? (Tamam, bunu kabul edebilirim. Gruba bu akşam mesaj atalım mı?)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I am agree with you. Doğrusu: agree fiildir, am almaz. Doğrusu I agree with you. (ay ıgri viz yu) veya kısaca I agree.
- Yanlış: I suggest to use less plastic. Doğrusu: suggest sonrası to-infinitive gelmez. Doğrusu I suggest using less plastic. veya I suggest that we use less plastic.
- Yanlış: Why we don't save energy? Doğrusu: Soru kalıbında don't öznenin önündedir: Why don't we save energy? Türkçedeki sözcük sırası İngilizceye bire bir taşınmaz.
- Yanlış: Let's we take the bus. Doğrusu: Let's zaten let us demektir; tekrar we konmaz. Doğrusu Let's take the bus.
- Yanlış: Uzlaşmayı reddederken sadece No demek veya I don't want demek. Doğrusu: B2'de nazik çekince kullanılır: I'm not sure about that. I'd rather ... That might be difficult. Sonra mutlaka alternatif önerilir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, yaklaşık C1'e doğru, öğrenci yalnızca günlük öneri sunmakla kalmaz; daha uzun gerekçe, koşul ve ödün cümleleri kullanır. that said, I'd be willing to ve on condition that ile uzlaşmayı daha ince söyler. Konu da ev kurallarından okul politikası, mahalle ulaşımı veya sınıfça hazırlanan kısa bir çevre planına kayar. Tartışmada karşı görüşü özetleyip sonra orta yol önermek beklenir. Bu dersteki kalıplar o konuşmanın iskeleti olmaya devam eder.
Özet
B2 öğrencisi sürdürülebilir gelecek konularında Why don't we ...?, How about ...? ve We could ... ile öneri sunar. Nazik çekince ve OK, I can live with that. gibi cümlelerle ortak kurala varır. Su, enerji, plastik, ambalaj ve ulaşım diyalogları aynı işlevi gerçek hayata taşır.