B1 öğrencisi bir çevre sorununu seçer, basit bir kampanya planlar, kısa bir sunumla anlatır ve geri bildirimle aynı metni daha net tekrar eder.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Kampanyayı tanı: sorun, hedef, eylem
Bir environmental campaign (envi-ron-MEN-tıl kem-PEYN) insanların bir çevre sorununu fark etmesini ve harekete geçmesini isteyen planlı bir çağrıdır. B1 can-do hedefi şudur: I can describe an environmental problem and a simple solution. (ay ken disk-RAYB en envi-ron-MEN-tıl PROB-lem end ı simpıl sı-LU-şın) yani bir sorunu ve basit çözümü tarif edebilirim. Yakın konular seçmek işe yarar: okul bahçesinde çöp, sınıfta kâğıt israfı, kantinde plastik şişe. There is too much plastic at school. (der iz tu maç PLAS-tik et skul) — Okulda çok fazla plastik var.
Kampanyanın üç parçası vardır: problem (PROB-lem), goal (goul) ve action (EK-şın). Örnek üçlü şudur: The problem is plastic bags. Our goal is to use cloth bags. The action is a poster week. (dı PROB-lem iz PLAS-tik begz. avır goul iz tu yuz kloth begz. dı EK-şın iz ı POUS-tır vik.) Sorun plastik poşetler, hedef bez çanta, eylem afiş haftasıdır. Dünya genelinde 22 Nisan Earth Day (ört dey) gibi günler bu üçlüyü görünür kılar; mesajın kısa ve tekrar edilebilir olması gerekir.
Günlük hayatta Reduce, reuse, recycle (ri-DUS, ri-YUZ, ri-SAY-kıl) hâlâ B1 için mükemmel bir kalıptır: azalt, yeniden kullan, geri dönüştür. If we recycle more, we will help the planet. (if vi ri-SAY-kıl mor, vi vil help dı PLE-nit) — Daha çok geri dönüştürürsek gezegene yardım ederiz. Bu birinci koşul cümlesi kampanya dilinin omurgasıdır. Resimdeki öğrenciler tam bu üç soruyu konuşuyor olabilir: sorun ne, hedef ne, bu hafta ne yapacağız?
Örnek
A: What's the problem? (vots dı PROB-lem) — Sorun nedir? B: People throw rubbish in the park. (pi-pıl trou RA-biç in dı park) — İnsanlar parka çöp atıyor. A: Let's start a clean-up campaign. (lets start ı klin-ap kem-PEYN) — Hadi bir temizlik kampanyası başlatalım. B: Our goal is a clean park on Friday. (avır goul iz ı klin park on FRAY-dey) — Hedefimiz cuma günü temiz bir park.
Fikir üret: öneri kalıpları ve seçim
Fikir üretmek İngilizcede brainstorm (BREYN-storm) diye anılır; B1'de uzun tartışma değil, kısa öneri yağmuru yeter. Can-do şudur: I can make suggestions and give simple reasons. (ay ken meyk sı-CES-çınz end giv simpıl ri-zınz) yani öneri yapıp basit gerekçe verebilirim. En işe yarayan kalıplar şunlardır: How about ...? (hav ı-BAVT) — ... ne dersin? Why don't we ...? (vay dount vi) — Neden ... yapmıyoruz? Let's ... (lets) — Hadi ... We could ... (vi kud) — ... yapabiliriz. I think we should ... (ay think vi şud) — Bence ... yapmalıyız.
Her önerinin ardına bir because (bi-KOZ) eklemek sunumu güçlendirir. How about a no-plastic day? Because students use too many bottles. (hav ı-BAVT ı nou-PLAS-tik dey? bi-KOZ stu-dınts yuz tu me-ni BOT-lz) — Plastiksiz gün ne dersin? Çünkü öğrenciler çok şişe kullanıyor. Why don't we plant flowers in the yard? (vay dount vi plant FLAV-ırz in dı yard) — Bahçeye çiçek diksek? Seçim yaparken üç soru sorun: Bu fikir okulda gerçekten uygulanır mı? B1 İngilizcesiyle anlatılır mı? Bir haftada görünür sonuç verir mi?
Sık düşülen tuzak, on fikir söyleyip hiçbiri seçmemektir. Kampanya tek mesaj ister. We should choose one clear idea. (vi şud çuz van klir ay-Dİ-ı) — Tek net fikir seçmeliyiz. Resimdeki grup muhtemelen su, enerji, çöp veya bahçe arasında eliyor. Karar cümlesi şöyle biter: OK, our campaign is Save Water Week. (ou-key, avır kem-PEYN iz seyv VO-tır vik) — Tamam, kampanyamız Su Tasarrufu Haftası.
Örnek
A: How about collecting bottle caps? (hav ı-BAVT kı-lek-ting BOT-ıl kaps) — Kapak toplasak? B: We could, but let's do something bigger. (vi kud, bat lets du sam-thing BIG-ır) — Olabilir ama daha büyük bir şey yapalım. A: Why don't we start a school garden? (vay dount vi start ı skul GAR-dın) — Okul bahçesi başlatsak? B: I think we should. It's useful and fun. (ay think vi şud. its YUS-fıl end fan) — Bence yapmalıyız. Yararlı ve eğlenceli.
Planı yaz: sıra, gelecek ve görev
Plan, fikirden sonra gelen iskelettir. B1 can-do: I can explain a simple plan with first, then and finally. (ay ken iks-PLEIN ı simpıl plen vith fırst, den end FAY-nı-li). Sıra bağlaçları şunlardır: first (fırst), then (den), after that (af-tır det), finally (FAY-nı-li). Gelecek için iki araç yeter: karar ve program için going to (gou-ing tu), duyuru ve gönüllü söz için will (vil). We are going to make posters on Monday. (vi ar gou-ing tu meyk POUS-tırz on MAN-dey) — Pazartesi afiş yapacağız. I will talk to the head teacher. (ay vil tok tu dı hed TI-çır) — Müdürle konuşacağım.
Görevleri kişiye bağlayın. Ali is going to draw the logo. Eda will write the slogan. We will present on Friday. (A-li iz gou-ing tu dro dı lou-gou. E-da vil rayt dı slou-gın. vi vil pri-ZENT on FRAY-dey). Türkçe kaynaklı sık hata: must ve should sonrası to eklemek. Doğrusu: We must save water. (vi mast seyv VO-tır) — Su tasarruf etmeliyiz. Yanlış olan We must to save water kalıbını hiç kullanmayın. should tavsiye, must güçlü kural, can olanak bildirir.
Hedefi ölçülebilir ve kısa tutun. Our goal is to use 50 percent less paper in two weeks. (avır goul iz tu yuz FIF-ti pır-sent les PEY-pır in tu viks) — Hedefimiz iki haftada yüzde elli daha az kâğıt kullanmaktır. Sayı uydurmayın; sınıfınızın gerçekten sayabileceği bir şey seçin: poşet, şişe, kâğıt, ışık. Plan kâğıdının üstüne üç satır yeter: ne, kim, ne zaman. Bu iskelet sunumda da aynı sırayla konuşulur.
Örnek
Çözümlü mini plan: First, we are going to ask students about water use. (fırst, vi ar gou-ing tu ask STU-dınts ı-bavt VO-tır yuz) — Önce öğrencilere su kullanımı soracağız. Then we will make five posters. (den vi vil meyk fayv POUS-tırz) — Sonra beş afiş yapacağız. After that, we are going to put them in the hall. (af-tır det, vi ar gou-ing tu put dem in dı hol) — Ondan sonra koridora asacağız. Finally, we will present our results. (FAY-nı-li, vi vil pri-ZENT avır ri-ZALTS) — Son olarak sonuçları sunacağız.
Afiş ve slogan: kısa, büyük, net
Afiş İngilizcede poster (POUS-tır) dur; kampanyanın yüzüdür. B1'de uzun paragraf yazılmaz. Can-do: I can write a short slogan and a simple call to action. (ay ken rayt ı şort SLOU-gın end ı simpıl kol tu EK-şın). İyi afişte bir büyük başlık, bir emir cümlesi ve bir küçük bilgi vardır. Emir kipi B1'de güçlüdür: Save water! (seyv VO-tır) — Suyu koru! Don't waste paper! (dount weyst PEY-pır) — Kâğıdı boşa harcama! Use a cloth bag! (yuz ı kloth beg) — Bez çanta kullan! Turn off the lights! (törn of dı layts) — Işıkları kapat!
Slogan kulağa yapışmalıdır. Klasik üçlü yine işe yarar: Reduce, reuse, recycle! (ri-DUS, ri-YUZ, ri-SAY-kıl). Okula özel örnekler: Bring your bottle. (bring yor BOT-ıl) — Şişeni getir. One tree for our school. (van tri for avır skul) — Okulumuza bir ağaç. Renk ve resim dilin yükünü azaltır; İngilizce yanlış yazılırsa afiş bozulur. Dikkat: environment (envi-ron-mınt), pollution (pı-LU-şın), recycle (ri-SAY-kıl) sık yanlış yazılır. Afişi asmadan bir arkadaşa okutun.
Türkçe düşünüp kelime kelime çevirmek sloganı bozar. Make a campaign yerine doğal olan start a campaign (start ı kem-PEYN) veya run a campaign (ran ı kem-PEYN) kullanılır. Nature (NEY-çır) yalnızca doğa demektir; hava, atık ve şehir için environment deyin. Resimdeki öğrenciler muhtemelen başlığı büyük, cümleyi kısa tutmaya çalışıyordur. Unutmayın: koridordan geçen biri üç saniyede mesajı almalıdır.
Örnek
Afiş metni örneği: SAVE WATER WEEK (seyv VO-tır vik). Turn off the tap! (törn of dı tep) — Musluğu kapat! We use too much water at school. (vi yuz tu maç VO-tır et skul) — Okulda çok su kullanıyoruz. Join us on Friday at 10. (coyn as on FRAY-dey et ten) — Cuma saat 10'da bize katıl. Alt köşe: Green Club (grin klub).
Sun: merhaba, üç nokta, teşekkür
Kısa sunum B1'in en görünür can-do'sudur: I can give a short prepared presentation on a familiar topic. (ay ken giv ı şort pri-PERD pre-zın-TEY-şın on ı fı-MİL-yır TOP-ik). Süre bir veya iki dakikadır. İskelet sabittir: selam ve ad, sorun, hedef, eylem, kapanış. Açılış: Hello. Today I want to talk about our campaign. (he-lou. tı-DEY ay vont tu tok ı-BAVT avır kem-PEYN) — Merhaba. Bugün kampanyamızdan bahsetmek istiyorum. Our campaign is called Clean Park. (avır kem-PEYN iz kold klin park) — Kampanyamızın adı Temiz Park.
Gövde üç cümleden uzun olmasın. First, the problem is rubbish in the park. (fırst, dı PROB-lem iz RA-biç in dı park). Our goal is a clean park. (avır goul iz ı klin park). We are going to collect rubbish on Saturday. (vi ar gou-ing tu kı-LEKT RA-biç on SA-tır-dey). Gerekçe ekleyin: This is important because students play there. (dis iz im-POR-tınt bi-KOZ STU-dınts pley der) — Burası önemli çünkü öğrenciler orada oynuyor. Kapanış: Please join us. Thank you for listening. Any questions? (pliz coyn as. thenk yu for LIS-ı-ning. e-ni KWES-çınz?) — Lütfen katılın. Dinlediğiniz için teşekkürler. Soru var mı?
Sunum ezber uzun cümle yarışı değildir. Kartta yalnızca anahtar sözcükler olsun: problem / goal / Saturday / join us. Göz teması ve yavaş tempo, kusursuz gramerden daha ikna edicidir. Dinleyici sorarsa kısa yanıt verin: Yes, we need ten volunteers. (yes, vi nid ten vo-lın-TİRZ) — Evet, on gönüllüye ihtiyacımız var. Resimdeki sunum tam bu iskeleti gösteriyor olabilir: bir öğrenci konuşur, diğerleri afişi tutar.
Örnek
Tam mini sunum: Hello everyone. Today I want to talk about Save Paper Week. (he-lou ev-ri-van. tı-DEY ay vont tu tok ı-BAVT seyv PEY-pır vik). The problem is too much paper in our bins. (dı PROB-lem iz tu maç PEY-pır in avır binz). Our goal is to use less paper. (avır goul iz tu yuz les PEY-pır). First we will put boxes in every class. Then we will make posters. Finally we will check the results. (fırst vi vil put BOK-sız in ev-ri klas. den vi vil meyk POUS-tırz. FAY-nı-li vi vil çek dı ri-ZALTS). Please help us. Thank you for listening. (pliz help as. thenk yu for LIS-ı-ning).
Tekrar et, düzelt ve yaşama geçir
Repeat (ri-PIT) bu ünitenin üçüncü ayağıdır: aynı sunumu bir kez daha, daha net söylemek. Can-do: I can improve my talk after feedback. (ay ken im-PRUV may tok af-tır FID-bek). Arkadaş üç soru sorar: Mesaj net miydi? Telaffuz anlaşılıyor muydu? Bir eylem söylediniz mi? Siz de not alıp ikinci turda düzeltirsiniz. Örneğin birinci turda We must to recycle dendiysa ikinci turda We must recycle. (vi mast ri-SAY-kıl) olur. Tekrar ezber değil, onarımdır.
Kampanya kâğıtta kalmamalıdır. Topluluk bahçesi, community garden (kı-MYU-nı-ti GAR-dın), planı eyleme çevirmenin somut yoludur. We are going to plant vegetables and flowers. (vi ar gou-ing tu plant VEC-tı-bılz end FLAV-ırz) — Sebze ve çiçek dikeceğiz. Students can water the plants every day. (STU-dınts ken VO-tır dı plants ev-ri dey) — Öğrenciler her gün sulayabilir. Bahçe hem recycle (kompost), hem save water, hem de green school mesajını bir arada taşır. Resimdeki öğrenciler afişteki sözü toprağa indiriyordur.
Dünyada bu konu çoğu sınıfta proje döngüsüyle öğretilir: düşün, planla, sun, yap, yansıt. Sık yanlış anlama, bir kez konuşup bitirmektir. İyi kampanya aynı sloganı koridorda, derste ve bahçede tekrar eder. Kapanış cümlesi pratik olsun: Next week we will check our garden and our posters. (nekst vik vi vil çek avır GAR-dın end avır POUS-tırz) — Gelecek hafta bahçeyi ve afişleri kontrol edeceğiz. Böylece dil, plan ve eylem aynı halkada durur.
Örnek
Geri bildirim diyaloğu: A: Your goal was not clear. (yor goul voz not klir) — Hedefin net değildi. B: OK. Our goal is to plant ten flowers. (ou-key. avır goul iz tu plant ten FLAV-ırz) — Tamam. Hedefimiz on çiçek dikmek. A: Good. Now say it slower. (gud. nav sey it SLOU-ır) — Güzel. Şimdi daha yavaş söyle. İkinci tur: Hello. Our campaign is School Garden. Our goal is to plant ten flowers next Friday. Please join us. (he-lou. avır kem-PEYN iz skul GAR-dın. avır goul iz tu plant ten FLAV-ırz nekst FRAY-dey. pliz coyn as).
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Kampanya yalnızca afiş asmak demektir. Doğrusu: Kampanya sorun, hedef, eylem, sunum ve tekrarı birlikte ister. Afiş yalnızca görünür parçadır.
- Yanlış: We must to save water. veya We should to recycle. demek. Doğrusu: must ve should sonra to gelmez. Doğrusu: We must save water. (vi mast seyv VO-tır) ve We should recycle. (vi şud ri-SAY-kıl).
- Yanlış: I suggest to plant trees. demek. Doğrusu: suggest fiilinden sonra -ing gelir: I suggest planting trees. (ay sı-CEST PLAN-ting triz). Aynı aile: How about planting trees?
- Yanlış: Her yeşil konuyu nature sözcüğüyle karşılamak ve make a campaign demek. Doğrusu: Hava, atık, enerji ve şehir için environment (envi-ron-mınt) kullanın. Kampanya için doğal fiiller start veya run dur.
- Yanlış: Sunumda uzun ezber cümle ve tek seferde bitirme. Doğrusu: B1'de kısa cümle, first / then / finally iskeleti ve geri bildirimden sonra ikinci tur daha ikna edicidir.
Bir adım ileri
Bir üst dil bandında, B2'de, öğrenci aynı kampanyayı istatistik, karşı görüş ve ikna yazısıyla büyütür. If we didn't change our habits, the problem would get worse gibi ikinci koşul ve although / however ile dengeli tartışma gelir. Sunum iki dakikadan altı dakikaya uzar; kaynak gösterme ve soru-cevap derinleşir. Sürdürülebilirlik metinlerinde karbon ayak izi, tedarik zinciri ve yerel yönetim dili yavaş yavaş eklenir. Şimdiki B1 iskeleti — sorun, hedef, eylem, tekrar — o tartışmanın omurgası olmayı sürdürür.
Özet
Çevre kampanyası B1'de üç iştir: sorunu seçip planlamak, kısa slogan ve sunumla anlatmak, geri bildirimle aynı metni daha net tekrar etmek. Kalıplar sınırlı ve yeterlidir: How about, going to, should, first then finally ve emir kipi. Afiş, bahçe veya temizlik günü gibi somut bir eylem dile yapışınca hem İngilizce hem günlük hayat aynı anda ilerler.