Yiyecek ve içeceklerden bahsederken sayılan-sayılamayan ayrımına göre doğru miktar sözcüğünü seçmek, günlük tercihlerini net ve doğal anlatmanı sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Sayılan ve sayılamayan yiyecekler
Bu bölümün can-do hedefi şudur: Günlük yiyeceklerin sayılıp sayılamayacağını ayırt edebilirsin. İngilizce isimleri countable (kauntıbıl) ve uncountable (ankauntıbıl) diye ikiye böler. Sayılanlara örnekler apple (epıl), banana (bınana), egg (eg), tomato (tımeitou), carrot (kerıt) ve sandwich (sendviç) şeklindedir. Bunların tekili a/an alır, çoğulu -s ile gelir: an egg (en eg), two eggs (tu egz).
Sayılamayanlar sıvı, toz veya genel madde gibi düşünülür: milk (milk), water (votır), bread (bred), rice (rays), cheese (çiiz), meat (miit), sugar (şugır), tea (tii), coffee (kofi) ve butter (batır). Bunlara a/an konmaz ve çoğul -s eklenmez. Somut olay: Ege markette I want three bananas and some milk. (Üç muz ve biraz süt istiyorum.) der; muz sayılır, süt sayılmaz. Türkçede ikisine de çok veya biraz denebilir; birçok Avrupa dilinde ise İngilizcedeki gibi ayrım vardır ve sözcük seçimi buna göre değişir.
Örnek
There are five carrots on the shelf, but there isn't much cheese. (Rafta beş havuç var ama fazla peynir yok.) Carrots (kerıts) sayılır, cheese sayılamaz; bu yüzden ilk yanda are ve sayı, ikinci yanda much kullanılır.
Much, many ve a lot of
Can-do: Olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinde miktar sorabilir ve söyleyebilirsin. Many (meni) yalnızca sayılan çoğul isimlerle gelir: many apples (meni epılz), many eggs. Much (maç) sayılamayanlarla gelir ve B1 düzeyinde daha çok olumsuz cümlede ve soruda durur: I don't drink much coffee. (Çok kahve içmem.), How much rice do we need? (Ne kadar pirince ihtiyacımız var?). Olumlu günlük cümlede hem sayılan hem sayılamayan için en doğal seçim a lot of (e lot ov) veya lots of (lots ov) kalıbıdır.
Kısa diyalog okul kantininde geçer. A: How many sandwiches do you want? (Kaç sandviç istersin?) B: Two, please. I don't eat much bread at lunch. (İki tane lütfen. Öğle yemeğinde fazla ekmek yemem.) Dünya sınıflarında öğretmenler ayrımı önce soru kalıbıyla öğretir: How much...? (hau maç) ve How many...? (hau meni). Sık yanlış anlama şudur: much her olumlu cümlede çok demektir; oysa doğal konuşmada I eat a lot of fruit. (Çok meyve yerim.) tercih edilir. Alışveriş cümlesi: We need a lot of vegetables and a lot of cheese. (Çok sebzeye ve çok peynire ihtiyacımız var.).
Örnek
How much sugar is there? (Ne kadar şeker var?) Cevap: There isn't much sugar, but there are many biscuits. (Fazla şeker yok ama çok bisküvi var.) Sugar sayılamaz, biscuits (biskits) sayılır.
A few, a little, some ve any
Can-do: Az ama var olan miktarı a few (e fyu) ve a little (e litıl) ile anlatabilirsin. A few sayılan çoğulla gelir: I eat a few apples every day. (Her gün birkaç elma yerim.) A little sayılamayanla gelir: I drink a little milk in the morning. (Sabah biraz süt içerim.) Few ve little (başında a olmadan) neredeyse yok anlamına yakındır; B1'de önce a few / a little çiftine odaklan.
Some (sam) olumlu cümlede her iki grupla da kullanılır: some tomatoes, some cheese. Any (eni) olumsuzda ve soruda yaygındır: We haven't got any butter. (Hiç tereyağımız yok.), Have you got any eggs? (Yumurtan var mı?). Somut metin: Leyla annesine yazar. Please buy some pasta and a little oil. We have a few onions at home. (Lütfen biraz makarna ve biraz yağ al. Evde birkaç soğanımız var.) Pasta ve oil (oyl) sayılamaz, onions (anyınz) sayılır.
Örnek
İstek cümlesi: Can I have some water and a few biscuits? (Biraz su ve birkaç bisküvi alabilir miyim?) Su sayılamaz diye some, bisküvi sayılır diye a few gelir.
Enough: yeterli miktar
Can-do: Bir şeyin yeterli olup olmadığını enough (inaf) ile sorabilir ve söyleyebilirsin. Enough isimden önce gelir: enough water, enough vegetables, enough time (inaf taym). Sıfattan sonra gelir: This soup is hot enough. (Bu çorba yeterince sıcak.) Olumsuzda not enough çok işe yarar: I don't eat enough fruit. (Yeterince meyve yemiyorum.)
Kahvaltı masasında somut konuşma şöyledir. A: Have we got enough milk for tea? (Çay için yeterince sütümüz var mı?) B: No, we haven't got enough milk, but we have enough bread. (Hayır, yeterince sütümüz yok ama yeterince ekmeğimiz var.) Türkçe söz dizimi bazen yanlış sıraya iter; İngilizcede isimden önce enough milk dersin, milk enough demezsin. Sağlık sohbetinde de kalıp sık çıkar: You don't drink enough water. (Yeterince su içmiyorsun.)
Örnek
There isn't enough cheese for the sandwiches. (Sandviçler için yeterince peynir yok.) Peynir sayılamaz, enough isimden önce durur, fiil isn't olur.
Beslenme tercihlerini anlatmak
Can-do: Kendi yeme alışkanlığını miktar sözcükleriyle kısa bir metinde birleştirebilirsin. Örnek metin: I usually have a little cheese, some bread and a few olives for breakfast. I don't drink much tea. I drink a lot of water during the day. I don't eat many sweets because they are not healthy enough. (Kahvaltıda genellikle biraz peynir, biraz ekmek ve birkaç zeytin yerim. Fazla çay içmem. Gün içinde çok su içerim. Çok şekerleme yemem çünkü yeterince sağlıklı değiller.) Bu paragraf sayılan ve sayılamayan isimleri aynı anda kullanır.
Arkadaşlar arasında kısa diyalog. A: How much fruit do you eat? (Ne kadar meyve yersin?) B: I eat a lot of fruit. I have two apples and a banana every day. (Çok meyve yerim. Her gün iki elma ve bir muz yerim.) A: That's enough for a healthy day. I don't eat many vegetables. (Sağlıklı bir gün için bu yeterli. Ben fazla sebze yemem.) B: Eat more carrots. They are cheap and we have enough carrots at home. (Daha çok havuç ye. Ucuzlar ve evde yeterince havucumuz var.) Günlük hayatta liste, tarif ve kantin sırası bu kalıpların doğal yeridir.
Örnek
Kendi cümlen: I don't buy much meat. I eat a lot of vegetables and a little rice. (Fazla et almam. Çok sebze ve biraz pirinç yerim.)
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Türkçede çok hem elma hem su için aynıdır; bu yüzden öğrenciler How many water do you drink? veya How much apples are there? diyebilir. Doğrusu How much water do you drink? (Ne kadar su içersin?) ve How many apples are there? (Kaç elma var?) şeklindedir. İkinci sık hata, sayılamayanı çoğul yapmaktır: breads, milks. Evde ekmekten bahsederken We need some bread. (Biraz ekmeğe ihtiyacımız var.) dersin. Üçüncü hata olumlu cümlede much kullanmaktır: I eat much fruit kulağa kitap gibi gelir; günlük dilde I eat a lot of fruit. daha doğaldır.
Dördüncü hata enough yeridir: We have milk enough Türkçedeki süt yeterli / yeterince süt karışımından doğar. İngilizcede We have enough milk. (Yeterince sütümüz var.) dersin. Beşinci hata people (piipıl) ile much kullanmaktır; people sayılır: many people, a lot of people. Alıştırma cümlesi: Yanlış I don't eat many rice. Doğru I don't eat much rice. (Fazla pirinç yemem.) çünkü rice sayılamaz.
Örnek
Yanlış: How many bread do we need? Doğru: How much bread do we need? (Ne kadar ekmeğe ihtiyacımız var?)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Much her zaman çok demektir ve her cümle türünde kullanılır. Doğrusu: Much sayılamayanlarla ve B1'de daha çok olumsuz cümlede ile soruda durur. Olumlu günlük konuşmada a lot of daha doğaldır.
- Yanlış: Bread, cheese ve fruit her zaman çoğul yapılır. Doğrusu: Genel anlamda bunlar sayılamaz. We need some bread. (Biraz ekmeğe ihtiyacımız var.) dersin, breads değil.
- Yanlış: Enough isimden sonra gelir çünkü Türkçede yeterli sonda da durabilir. Doğrusu: Enough isimden önce, sıfattan sonra gelir: enough water, hot enough.
- Yanlış: Few ile a few aynıdır. Doğrusu: A few az ama var demektir. Few neredeyse yok anlamına yakındır; B1'de a few kullan.
- Yanlış: How many sayılamayanla da sorulur çünkü Türkçede kaç ve ne kadar karışır. Doğrusu: How many yalnızca sayılan çoğulla, How much sayılamayanla sorulur.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta too much (tuu maç) ve too many (tuu meni) ile aşırı miktarı, plenty of ile bolluğu daha sık kullanacaksın. A piece of bread, a bottle of water, a kilo of apples gibi kap ve ölçü kalıpları esneyecek. Little ve few (başında a olmadan) olumsuz anlamıyla metinlerde görülecek. Beslenme teması da öneriye bağlanacak: You should eat less sugar. (Daha az şeker yemelisin.) gibi cümleler B2 sohbetinin kapısını açar.
Özet
Sayılan isimlere many, a few ve sayılar; sayılamayanlara much ve a little gelir. Olumlu günlük konuşmada a lot of her iki grupla da işe yarar; enough isimden önce durur. Market, mutfak ve sağlık sohbetlerinde bu küçük sözcükler cümleyi doğru ve doğal kılar.