Serbest dolaylı anlatı, anlatıcının üçüncü şahıs sesini korurken karakterin düşüncelerini, duygularını ve sözcük seçimlerini doğrudan aktarmadan metne sızdırır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Serbest dolaylı anlatının temel yapısı
Serbest dolaylı anlatı, Fransızcada le discours indirect libre olarak adlandırılır. Bu yöntemde anlatıcı genellikle üçüncü şahısta kalır; ancak karakterin düşünceleri, duyguları ve kişisel değerlendirmeleri anlatıcının cümlelerine karışır. Tırnak işareti ve düşünceyi tanıtan il pensa que gibi açık bir ifade kullanılmadan karakterin zihnine yaklaşılır.
Bu anlatım, doğrudan ve dolaylı anlatımın arasında bir yerde durur. Doğrudan anlatımda karakterin sözü açıkça verilir; dolaylı anlatımda bu söz, anlatıcının dil bilgisi düzenine aktarılır. Serbest dolaylı anlatımda ise üçüncü şahıs, zaman ve anlatıcı çerçevesi korunurken karaktere özgü ünlemler, sorular veya yargılar cümlede duyulabilir.
Örnek
Paul rentra tard. Pourquoi personne ne l'avait-il attendu ? La maison était donc vide. Paul geç döndü. Neden kimse onu beklememişti? Demek ev boştu. İkinci cümlede anlatıcı Paul se demanda pourquoi personne ne l'avait attendu demek yerine Paul'un şaşkınlığını ve kırgınlığını doğrudan sezdirir. Pourquoi sorusu ile donc sözcüğü karakterin iç sesini yansıtır.
Birinci şahıs anlatımdan farkı
Birinci şahıs anlatımda anlatıcı kendisini je veya nous ile ifade eder ve olayları kendi bakış açısından aktarır. Serbest dolaylı anlatıda ise anlatıcı çoğunlukla il veya elle der; karakterin zihnini hissetsek bile anlatıcı tamamen karaktere dönüşmez. Bu nedenle okuyucu hem dışarıdan anlatılan olayı hem de karakterin öznel tepkisini aynı anda algılayabilir.
Birinci şahıs anlatıcı, bildiklerinin ve hatırladıklarının sınırlarını açıkça taşır. Serbest dolaylı anlatıda da bakış açısı karaktere bağlanabilir; fakat cümlelerin gramer kişisi değişmez. Önemli olan yalnızca zamir değildir: sözcük seçimi, ünlem, soru, değerlendirme ve zaman kullanımı da kimin sesinin duyulduğunu belirler.
Örnek
Je n'avais qu'à partir. Pourquoi rester encore ? Gidecek başka ne vardı? Daha ne diye kalacaktım? Bu birinci şahıs iç konuşmadır. Elle n'avait qu'à partir. Pourquoi rester encore ? O, gitmekten başka ne yapabilirdi? Daha ne diye kalacaktı? Burada elle üçüncü şahıstır; ikinci cümledeki sabırsız soru, serbest dolaylı anlatımla karakterin düşüncesini duyurur.
Seslerin birbirine karışması
Serbest dolaylı anlatımda metinde iki ses bulunur: olayları düzenleyen anlatıcı sesi ve karakterin zihinsel sesi. Bu iki ses her zaman eşit derecede görünür değildir. Bazen anlatıcının sakin cümlesi baskındır; bazen de karakterin öfkesi, korkusu veya alaycı tutumu sözcüklerin seçimiyle belirginleşir.
İç sesin dış dünyadan süzülmesi, nesnelerin karakterin ruh hâline göre algılanmasıyla da gerçekleşir. Aynı yağmur bir karakter için huzur, başka biri için gecikme ve sıkıntı anlamına gelebilir. Yazar bu yorumu açıkça açıklamak yerine ayrıntıyı karakterin bakışından verir; okuyucu da anlatıcının söylediğiyle karakterin hissettiğini karşılaştırır.
Örnek
La pluie tombait sur les vitres. Encore cette pluie interminable ! Elle n'arriverait jamais à l'heure. Yağmur camlara vuruyordu. Yine bu bitmek bilmeyen yağmur! Asla zamanında varamayacaktı. İlk cümle dış gözlem gibi görünür. İkinci cümledeki encore, interminable ve jamais sözcükleri karakterin sabırsızlığını ortaya çıkarır; anlatıcı bunu ayrıca açıklamaz.
Zaman, kip ve sözcük seçimi
Serbest dolaylı anlatımı tanımak için yalnızca üçüncü şahıs zamirlerine bakmak yeterli değildir. Geçmiş zamanlı anlatıda geçmiş zamanların uyumu korunabilir; buna karşılık karakterin düşüncesine ait bir soru, ünlem veya günlük ifade anlatıcının daha ölçülü dilini kırabilir. Vraiment, quelle chance ya da ce pauvre homme gibi ifadeler, bağlama göre karakterin kişisel değerlendirmesini yansıtabilir.
Ayrıca anlatıcının sözcükleriyle karakterin sözcükleri arasında küçük bir gerilim bulunabilir. Eğitimli ve mesafeli bir anlatıcı, karakterin zihnindeki kısa ve duygusal ifadeleri cümle içine alabilir. Okur şu soruyu sormalıdır: Bu değerlendirme herkesin kabul ettiği bir bilgi mi, yoksa yalnızca karakterin o andaki bakışı mı?
Örnek
Le directeur annonça la nouvelle avec son sourire habituel. Quel homme admirable, vraiment ! Il savait toujours choisir le pire moment. Müdür haberi her zamanki gülümsemesiyle açıkladı. Gerçekten de ne kadar hayranlık verici bir adamdı! Hep en kötü anı seçmeyi bilirdi. Quel homme admirable sözü yüzeyde övgüdür; fakat sonraki cümle bunun alay olduğunu gösterir. Böylece karakterin ironik iç sesi anlatıcının cümlesine karışır.
Bir pasajı adım adım çözümleme
Bir pasajı incelerken önce olayların dış çerçevesini belirlemek gerekir: Kim hareket ediyor, nerede bulunuyor, anlatıcı hangi kişiyi kullanıyor? Sonra karaktere ait olabilecek soruları, ünlemleri, abartıları ve değer yargılarını işaretlemek yararlıdır. Son aşamada anlatıcının bilgisiyle karakterin bilgisi örtüşüyor mu, bunu sorgulamak gerekir.
Serbest dolaylı anlatı, karakterin doğru düşündüğünü garanti etmez. Aksine, karakterin yanılgısını, önyargısını veya kendini kandırmasını göstermek için çok kullanışlıdır. Anlatıcı karakterin sözlerini tırnak içine almadığı için okur, anlatıcının nesnel açıklamasıyla karakterin öznel yorumunu dikkatle ayırmalıdır.
Örnek
Marie ouvrit la lettre. Son frère avait enfin répondu. Quelle générosité ! Trois lignes après six mois de silence : il fallait vraiment le remercier. Marie mektubu açtı. Kardeşi sonunda cevap vermişti. Ne cömertlik ama! Altı aylık sessizlikten sonra üç satır: Gerçekten ona teşekkür etmek gerekirdi. Quelle générosité ve il fallait vraiment le remercier görünüşte olumlu olsa da alay taşır. Dış olay, kardeşin kısa bir mektup göndermesidir; iç ses ise Marie'nin kırgınlığıdır.
Yazarken bu yöntemi kullanmak
Kısa bir serbest dolaylı anlatı yazmak için önce karakterin duygusunu belirleyin: korku, utanç, öfke veya beklenti. Ardından olayı üçüncü şahısla anlatın ve karakterin duygu durumunu doğrudan açıklamak yerine onun seçtiği sözcükleri, soruları ya da ironik yorumları cümleye yerleştirin. Ancak her cümleyi karakterin iç düşüncesine çevirmeyin; dış anlatı için gerekli ayrıntıları koruyun.
Birinci taslaktan sonra şu denetimi yapabilirsiniz: Karakterin düşüncesi tırnak işareti olmadan anlaşılabiliyor mu? Anlatıcı ile karakterin sesi tamamen aynı mı, yoksa aralarında hafif bir mesafe var mı? Ayrıca karakterin bilgisi dışında kalan bir olayı onun bakışına aitmiş gibi anlatmamaya dikkat edin.
Örnek
Luc descendit du train. La gare était presque vide. Bien sûr, personne ne serait venu ; il ne fallait pas s'attendre à un miracle. Luc trenden indi. İstasyon neredeyse boştu. Elbette kimse gelmeyecekti; bir mucize beklememek gerekirdi. İlk iki cümle dış çerçeveyi kurar. Son cümledeki Bien sûr ve il ne fallait pas s'attendre à un miracle, Luc'un hayal kırıklığını ve kendini korumaya çalışan alaycı sesini gösterir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Serbest dolaylı anlatımda karakter mutlaka je der. Doğrusu: Bu yöntem çoğunlukla üçüncü şahısla kurulur. Karakterin iç sesi duyulur; fakat anlatımın kişi eki genellikle değişmez.
- Yanlış: Tırnak işareti varsa metin serbest dolaylı anlatımdır. Doğrusu: Tırnak işareti genellikle doğrudan anlatımı gösterir. Serbest dolaylı anlatımın ayırt edici özelliği, karakterin sesinin açık bir aktarım fiili veya tırnak olmadan anlatıya karışmasıdır.
- Yanlış: Anlatıcı karakterin düşüncesini veriyorsa, bu düşünce kesinlikle doğrudur. Doğrusu: Karakterin düşüncesi öznel olabilir ve yanlış çıkabilir. Bu teknik, karakterin yanılgısını veya ironisini özellikle görünür kılabilir.
- Yanlış: Her üçüncü şahıs cümlesi serbest dolaylı anlatımdır. Doğrusu: Üçüncü şahıs bu teknikte sık görülür, ancak tek başına yeterli değildir; karaktere özgü duygu, değerlendirme, soru, ünlem veya sözcük seçimi de aranmalıdır.
- Yanlış: Türkçedeki dolaylı anlatım kuralları Fransızcadaki yapıya bütünüyle aynen uygulanır. Doğrusu: Dillerin zaman, kip ve aktarım düzenleri farklı olabilir. Fransızca pasajı çözerken kişi zamirinin yanı sıra bağlamı, zaman kullanımını ve karaktere özgü ifadeleri birlikte değerlendirmek gerekir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, anlatıcı türleri ve odaklanma kavramlarıyla birlikte daha ayrıntılı incelenir. Öğrenciler, anlatıcının bildiği her şeyi aktardığı bakış açısıyla yalnızca bir karakterin algısına bağlı bakış açısını karşılaştırabilir. Ayrıca güvenilmez anlatıcı, ironi ve bilinç akışı gibi tekniklerle serbest dolaylı anlatı arasındaki farkları araştırabilir. Bir sonraki adım, aynı olayı farklı anlatıcı sesleriyle yeniden yazıp anlam ve duygu değişimini açıklamaktır.
Özet
Serbest dolaylı anlatı, üçüncü şahıs anlatıcının cümleleri içinde karakterin düşünce ve duygularını sezdirir. Birinci şahıs anlatımdan farkı, karakterin sesini duyururken anlatım kişisini genellikle değiştirmemesidir. Doğru çözümleme için kişi zamirleri, zamanlar, ünlemler, sorular, ironi ve karaktere özgü değerlendirmeler birlikte incelenmelidir.