C2 Fransızcasında kültürel gönderme ve atasözü eşdeğeri, sözcüğü aktarmak değil, bir kültürün ortak sahnesini başka bir kültürün ortak sahnesine taşımaktır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Kültürel gönderme: dilin görünmeyen belleği
Kültürel gönderme, bir topluluğun paylaştığı olay, eser, kişi ya da kalıplaşmış sözdür; sözlük anlamının ötesinde ortak bir bellek çağırır. CEFR C2 can-do hedefi şudur: örtük göndermeleri, ironiyi ve toplumsal çağrışımları neredeyse ana dil konuşuru kadar izleyebilir, gerektiğinde başka bir kültüre aracılık edebilirsiniz. Fransızcada buna référence culturelle (referans kültürel) denir. Gönderme bazen bir özel addır, bazen bir atasözü, bazen de herkesin bildiği bir sahne cümlesidir.
Dünyada bu konu çoğu zaman yabancı dil dersinde aracılık, çeviri eğitiminde ise etki eşdeğerliği başlığı altında işlenir. Öğrenci önce göndermeyi tanır, sonra onun işlevini (alay, uyarı, dayanışma, övgü) ayırır, en sonunda hedef dilde benzer etkiyi arar. Ortaöğretim C2 okuru için bu bir ezber listesi değil, bir sahneyi başka bir sahneye çevirme işidir. Sınıfta Fransızca ve başka bir dilin atasözlerini yan yana görmek, aynı öğüdün neden ayrı resimlerle yaşadığını somutlar.
Örnek
C'est un vrai Tartuffe. (se etön vrö tartüf) sözcüğü sözcüğüne gerçek bir Tartuffe demektir; Molière'in ikiyüzlü kahramanına göndermedir. Türkçede etkiyi korumak için ikiyüzlü denebilir, bağlam uygunsa sahte sofu da denebilir. Il se prend pour Napoléon. (il sö pran pur napoleon) kendini Napoléon sanıyor demektir; kibir ve ölçüsüz yetke çağrıştırır. Göndermeyi silip yalnızca kibirli demek anlamı taşır ama ortak sahneyi siler.
Atasözünün evrensel işi, yerel sahnesi
Atasözü uzun deneyimi kısa bir sahneye sıkıştırır; uyarı, teselli ya da alay taşır. Fransızca proverbe (proverb) ile expression idiomatique (ekspreyon idiyomatik) birbirine karıştırılmamalıdır: atasözü genellikle tam bir cümledir ve genel bir gerçek iddiasındadır, deyim ise çoğu kez tam cümle değildir ve bir durumu resmeder. Petit à petit, l'oiseau fait son nid. (pöti a pöti luazo fe son ni) yavaş yavaş kuş yuvasını yapar demektir; Türkçe eşdeğeri damlaya damlaya göl olur cümlesidir. Kuş ve yuva yerine damla ve göl gelir; öğüt aynıdır: sabır biriktirir.
Tarihte atasözü derlemeleri Avrupa'da Rönesans'tan beri okulda kullanılır; Erasmus'un Adagia adlı derlemesi ortak Avrupa belleğini beslemiştir. Günlük hayatta büyükanne uyarısı, siyasi köşe yazısı ve reklam bu kalıpları devşirir. Açık duran iki kitapta Fransız atasözü ile Türkçe eşdeğerinin Paris ve Anadolu manzaralarıyla yan yana durması, çevirmenin işini görünür kılar: sözcükleri değil, coğrafyaya yapışmış sahneleri taşımaktır. C2 öğrencisi sorar: Bu sahne hedef okurda aynı duyguyu uyandırır mı?
Örnek
Chat échaudé craint l'eau froide. (şa eşode kren lo fruad) haşlanmış kedi soğuk sudan korkar. Türkçe karşılığı sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer cümlesidir. Hayvan değişir, sıvı değişir; korkunun belleğe yapışması değişmez. Somut olay: Bir öğrenci geçen yıl acele imza atıp zarar etmişse, öğretmen bu kalıpla hem uyarır hem de geçmişi tek sözcükle çağırır.
Eşdeğerlik: sözcük değil, etki
Çeviribilimde Eugene Nida'nın ayırdığı biçimsel eşdeğerlik ile dinamik eşdeğerlik, C2 sınıfında pratik bir araçtır. Biçimsel eşdeğerlik sözcük ve sözdizimini korumaya çalışır; dinamik eşdeğerlik okurdaki etkiyi korur. Il ne faut pas vendre la peau de l'ours avant de l'avoir tué. (il nö fo pa vandr la po dö lurs avan dö lavuar tüe) sözcüğü sözcüğüne ayıyı öldürmeden postunu satmamalıdır. Türkçede en doğal etki dereyi görmeden paçaları sıvama cümlesindedir. Ayı ve post, Anadolu dinleyicisinde aynı uyarı zilini çalmaz; dere ve paça çalar.
Eşdeğer her zaman tek değildir. Günlük konuşmada kısa biçim Ne vendons pas la peau de l'ours (nö vandon pa la po dö lurs) yeter; Türkçede henüz erken veya tavukları sonradan sayalım da işe yarar. C2 can-do şudur: bağlama göre birden fazla eşdeğer önerebilir, nedenini bir cümleyle açıklayabilirsiniz. Yanlış seçim ya çocukça bir dil ya da yanlış bir kırsal imge üretir. Öğretmenin farklı sahneleri göstermesi, öğrencilerin tek doğru cümle arayışını kırmak içindir.
Örnek
Kısa diyalog: — J'ai déjà dépensé le salaire du mois prochain. — Attention : il ne faut pas vendre la peau de l'ours avant de l'avoir tué. (je deja depanse lö saler dü mua proşen / atansiyon il nö fo pa vandr la po dö lurs avan dö lavuar tüe) Türkçesi: Gelecek ayın maaşını çoktan harcadım. Dikkat et, dereyi görmeden paçaları sıvama. İşlev uyaridir; çeviri de uyarı kalmalıdır.
Sık eşdeğerler, kalıplar ve kısa konuşmalar
Bazı atasözleri neredeyse aynı resmi paylaşır ve bu yakınlık işinizi kolaylaştırır. Il n'y a pas de fumée sans feu. (il ni ya pa dö füme san fö) ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Les murs ont des oreilles. (le mür on de zorey) yerin kulağı vardır. Tel père, tel fils. (tel per tel fis) armut dibine düşer. Bu yakınlık sizi yanıltmasın; hayvan, aile ve ev imgeleri kültürden kültüre değer yükü değiştirir. Aynı öğüt başka sembolle anlatıldığında sahne değişir, ahlak dersi ayakta kalır.
Uzak eşdeğerler daha çok emek ister. Pierre qui roule n'amasse pas mousse. (piyer ki rul namas pa mus) Türkçede hem yuvarlanan taş yosun tutmaz diye kalıplaşmıştır hem de kök salmayanın biriktirmediğini söyler. C'est en forgeant qu'on devient forgeron. (set an forjan kon dövyen forjörön) işleyen demir ışıldar. Quand le chat n'est pas là, les souris dansent. (kan lö şa ne pa la le suri dans) kedi gidince fareler cirit atar. Günlük hayatta bu cümleler ofis, yurt ve aile sofrasında şaka veya sitem olarak dolaşır. C2'de kalıbı tanımak yetmez; kiminle, hangi kayıtta söyleneceğini de bilmek gerekir.
Örnek
Diyalog: — Le chef est en réunion. Les stagiaires font n'importe quoi. — Normal : quand le chat n'est pas là, les souris dansent. — Revenons à nos moutons, le dossier presse. (lö şef et an reünyon / le stajyer fon nemport kua / normal kan lö şa ne pa la le suri dans / rövönon a no muton lö dosye pres) Türkçesi: Müdür toplantıda. Stajyerler ne isterse yapıyor. Normal, kedi gidince fareler cirit atar. Konumuza dönelim, dosya acil. Revenons à nos moutons (rövönon a no muton) on beşinci yüzyıl farsı La Farce de Maître Pathelinden kalma bir göndermedir; koyunlarımıza dönelim yani asıl meseleye.
Kültürel kayıp, açıklama ve telafi
Her göndermenin hazır eşdeğeri yoktur. le 14 juillet (lö katorz jüiye) Fransız ulusal bayramıdır; Bastille'in düşüşü ve cumhuriyet ritüeli taşır. Türkçede Cumhuriyet Bayramı tarih ve tören olarak ayrı bir bellektir, tam karşılık değildir. Strateji üçlüdür: varsa eşdeğer atasözü, yoksa kısa iç açıklama, gerekirse başka bir yerde telafi. C2 öğrencisi dipnot düşmeden konuşurken çoğu kez bir yan cümleyle yetinir: le 14 juillet, notre fête nationale (lö katorz jüiye notr fet nasyonal).
Edebiyat ve basında Mai 68 (me suasantüit), Marianne (maryan), Astérix (asteriks) gibi adlar bir duruş belirtir. Bunları 1968 öğrenci-işçi hareketi, cumhuriyetin kadın simgesi, Galyalı çizgi roman kahramanı diye açmak C2 aracılık becerisidir. Aşırı açıklama metni okul kitabına çevirir; hiç açıklamama ise dinleyiciyi dışarıda bırakır. Ölçü, karşınızdakinin paylaştığı belleğe göre ayarlanır. Bambaşka sembollerle anlatılan aynı öğüt, sembolü olduğu gibi taşırsanız öğüdü değil, yabancılığı taşır.
Örnek
Il a filé à l'anglaise. (il a file a langlez) İngiliz usulü sıvıştı yani vedasız gitti. İlginçtir, İngilizcede benzer eylem bazen Fransız usulü ayrılmak diye anlatılır; milliyet imgesi komşuya yıkılır. Türkçede İngiliz imgesi bu anlamda işlemez; sessizce sıvıştı veya vedasız kaçtı denir. Kalıp filer à l'anglaise (file a langlez) çeviride milliyeti değil, eylemi taşır.
Türkçe kaynaklı tuzaklar ve doğru kullanım
Türkçe konuşurlar sıkça atasözünü sözcüğü sözcüğüne Fransızcalaştırır. Armut dibine düşer cümlesini La poire tombe près de l'arbre diye kurmak Fransız kulağına atasözü değil, bir tarım gözlemi gibi gelir; beklenen kalıp Tel père, tel fils (tel per tel fis) veya bazen Bon chien chasse de race (bon şiyen şas dö ras) olabilir. Damlaya damlaya göl olur cümlesini Goutte à goutte, le lac se forme diye çevirmek de aynı tuzaktır; beklenen kalıp Petit à petit, l'oiseau fait son niddir. Birebirlik sadakat değil, yabancılaşma üretir.
İkinci tuzak, deyim ile atasözünü karıştırmaktır. Donner sa langue au chat (done sa lang o şa) kediye dilini vermek yani cevabı bilememek bir deyimdir, genel bir ahlak öğütlemez. Üçüncü tuzak, hayvanların simge yükünü olduğu gibi taşımaktır: Fransızcada chat (şa) hem bağımsızlık hem haşlanma korkusu taşır; Türkçede kedi, deve ve kurt başka iş görür. Dördüncü tuzak, resmi yazışmada halk ağzı atasözünü çıplak bırakmaktır; comme dit le proverbe (kom di lö proverb) ile yumuşatmak C2 inceliğidir. Beşinci tuzak, her Fransızın bütün kalıpları her gün kullandığını sanmaktır; kayıt soutenu (sutönü) veya familier (familiye) ayırt edilir.
Örnek
Yanlış alışkanlık: Türkçe kalıbı Fransızca sözcüklerle yeniden inşa etmek. Doğru alıştırma: İşleyen demir ışıldar için C'est en forgeant qu'on devient forgeron. (set an forjan kon dövyen forjörön) yazın ve iş görüşmesine yerleştirin. — Je manque d'expérience. — C'est en forgeant qu'on devient forgeron ; nous formons nos recrues. (jö mank dekperiyans / set an forjan kon dövyen forjörön nu formon no rökrü) Deneyimim yok. İşleyen demir ışıldar; yeni gelenleri biz yetiştiririz.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Atasözünü sözcüğü sözcüğüne çevirmek daha sadıktır. Doğrusu: Sadakat dinleyicideki etkidedir. Yanlış imge sadakati değil, yabancılığı ve bazen gülünçlüğü üretir.
- Yanlış: Aynı hayvan her kültürde aynı değeri taşır. Doğrusu: Kedi, ayı, kurt, eşek ve koyun yükleri dilden dile değişir. Hayvanı taşımak öğüdü taşımak demek değildir.
- Yanlış: Hazır eşdeğer atasözü yoksa gönderme çevrilemez ve susulur. Doğrusu: Kısa iç açıklama, yan cümle ve metnin başka yerinde telafi C2 aracılık araçlarıdır. Susmak değil, ölçülü açmak gerekir.
- Yanlış: C2'de her Fransızın bütün atasözlerini günlük konuşmada kullandığı varsayılır. Doğrusu: Birçok kalıp edebî, bölgesel veya eskimiştir. Sıklık ve kayıt ayırt edilir; her cümle her sofraya oturmaz.
- Yanlış: Pierre qui roule n'amasse pas mousse Türkçeye birebir geçtiği için bütün atasözleri ortaktır. Doğrusu: Bu istisnai bir Avrupa kalıbıdır. Çoğu atasözü yerli bir sahneye yapışıktır ve eşdeğer aranır.
Bir adım ileri
Bir sonraki basamakta üniversite çeviri ve mütercim-tercümanlık programlarında aynı konu metin türüne göre ayrılır: hukuk metninde atasözü neredeyse hiç bırakılmaz, romanda ses ve dönem korunur, konferans tercümesinde saniyeler içinde eşdeğer bulunur. Mizah çevirisi ve altyazı, kültürel göndermenin kesilip kısaltılmasını öğretir. Karşılaştırmalı edebiyat, bir kalıbın göç ve temas ortamında nasıl dönüştüğünü inceler. Siz şimdilik etkiyi koruyan bir eşdeğer seçmeyi ve seçiminizi bir cümleyle gerekçelendirmeyi hedefleyin.
Özet
Kültürel gönderme ve atasözü, C2'de sözlüğün bittiği yerde başlar; ortak sahneyi tanımak gerekir. Eşdeğerlik sözcükte değil dinleyicideki etkidedir; ayı postu bazen dere ve paça olur. Türkçe kaynaklı birebir çeviri tuzaklarını bırakıp bağlam, kayıt ve bellek üçlüsüyle aracılık etmek bu dersin can-do hedefidir.