İkna edici ve saygılı bir tartışma, açık bir görüşü sağlam gerekçelerle savunmayı, karşı görüşü anlamayı ve uygun dil kullanmayı gerektirir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Görüşü açıkça belirtme
Bir tartışmanın ilk adımı, ne düşündüğümüzü açıkça belirtmektir. Fransızcada görüş bildirmek için À mon avis (a mon avi: bence), Selon moi (sö-lon mua: bana göre) ve Je pense que (jö pans kö: düşünüyorum ki) kalıpları sık kullanılır. Bu ifadelerden sonra genellikle tam bir cümle gelir.
B2 düzeyinde yalnızca Je suis pour (jö süi pur: yanayım) veya Je suis contre (jö süi kontr: karşıyım) demek yeterli değildir. Görüşümüzü bir neden ve mümkünse kısa bir örnekle desteklemeliyiz. À mon avis, les transports publics devraient être moins chers, parce qu’ils réduisent la circulation. Türkçesi: Bence toplu taşıma daha ucuz olmalı, çünkü trafiği azaltır.
Örnek
Soru: Okullarda telefon kullanımı sınırlanmalı mı? Cevap: À mon avis, l’utilisation du téléphone devrait être limitée en classe, parce qu’elle peut distraire les élèves. Türkçesi: Bence sınıfta telefon kullanımı sınırlandırılmalı, çünkü öğrencilerin dikkatini dağıtabilir. Burada görüş, öneri ve gerekçe birlikte verilmiştir.
2. Gerekçe ve örneklerle ikna etme
İkna edici bir konuşmada görüş ile gerekçe arasında açık bir bağ bulunmalıdır. Bunun için parce que (pırs kö: çünkü), car (kar: çünkü) ve puisque (püiskö: madem ki) kullanılabilir. Parce que daha günlük ve doğrudan bir anlatım sağlar; car biraz daha yazılı ve resmî duyulabilir.
Gerekçeyi güçlendirmek için somut örnek, sonuç veya karşılaştırma ekleyebiliriz. Cette mesure serait utile, car elle permettrait de réduire les déchets. Türkçesi: Bu önlem yararlı olurdu, çünkü atıkları azaltmayı mümkün kılardı. Par exemple (par egzampıl: örneğin), en effet (an efe: gerçekten, nitekim) ve donc (donk: bu nedenle) gibi bağlayıcılar düşüncelerin sırasını gösterir.
Örnek
Somut olay: Bir öğrenci okulda su sebillerinin artırılmasını savunuyor. Il faudrait installer davantage de fontaines à eau. En effet, les élèves achèteraient moins de bouteilles en plastique et produiraient moins de déchets. Türkçesi: Daha fazla su sebili kurulmalı. Nitekim öğrenciler daha az plastik şişe satın alır ve daha az atık üretirdi. İkinci cümle, ilk görüşün beklenen sonucunu ve yararını açıklar.
3. Karşı görüşü dinleme ve cevaplama
Tartışma, yalnızca kendi düşüncemizi uzun uzun anlatmak değildir. Karşı tarafın fikrini doğru anladığımızı göstermek için Je comprends votre point de vue (jö kompran votr puen dö vü: bakış açınızı anlıyorum) veya Vous avez raison sur ce point (vu zave re-zon sür sö puen: bu konuda haklısınız) diyebiliriz.
Daha sonra nazik bir karşı çıkış yapılabilir. Cependant (söpendan: ancak), pourtant (pur-tan: yine de) ve en revanche (an rövanş: buna karşılık) karşıtlık kurar. Je comprends cet argument, mais je ne suis pas entièrement d’accord, car cette solution serait difficile à appliquer. Türkçesi: Bu argümanı anlıyorum, ancak tamamen katılmıyorum; çünkü bu çözümü uygulamak zor olurdu.
Örnek
Kısa diyalog: A: Il faut interdire les voitures dans le centre-ville. Türkçesi: Şehir merkezinde arabalar yasaklanmalı. B: Je comprends votre point de vue, mais cette mesure pénaliserait les personnes qui travaillent loin du centre. Türkçesi: Bakış açınızı anlıyorum, ancak bu önlem merkezden uzakta çalışan kişileri zor durumda bırakır. A: Vous avez raison. On pourrait peut-être créer davantage de parkings près des transports publics. Türkçesi: Haklısınız. Belki toplu taşımanın yakınında daha fazla otopark oluşturabiliriz.
4. Kibar, dengeli ve güvenilir dil
Resmî bir tartışmada ses tonu, kelime seçimi ve nezaket en az fikir kadar önemlidir. Emir veren veya kişiye saldıran ifadeler yerine öneri bildiren kalıplar tercih edilir. Il serait préférable de... (il söre preferabl dö: daha iyi olurdu), Nous devrions... (nu döv-ri-yon: ...-meliyiz) ve Je vous propose de... (jö vu propoz dö: size ... önermeyi teklif ediyorum) bu amaçla kullanılabilir.
İkna edici konuşmada kanıtın kaynağı da belirtilmelidir. D’après ce rapport (döpre sö rap or: bu rapora göre), les chiffres montrent que... (le şifr montr kö: rakamlar gösteriyor ki) ve il est important de vérifier cette information (il e tampor-tan dö verifiye set informasyon: bu bilgiyi doğrulamak önemlidir) gibi ifadeler güvenilirliği artırır. Bilmediğimiz bir bilgiyi kesin gerçek gibi sunmamalıyız.
Örnek
Resmî bir öneri: Je vous propose d’améliorer les pistes cyclables. D’après les habitants, elles sont trop dangereuses. Il serait donc préférable de mieux les éclairer. Türkçesi: Bisiklet yollarını iyileştirmenizi öneriyorum. Sakinlere göre bu yollar çok tehlikeli. Bu nedenle onları daha iyi aydınlatmak daha iyi olurdu. Bu örnekte öneri, dayanak ve sonuç sıralanmıştır.
5. Tartışmayı yapılandırma ve ortak sonuç bulma
İyi bir tartışmanın giriş, gerekçelendirme, karşı görüş ve sonuç bölümleri vardır. Düşünceleri düzenlemek için Tout d’abord (tu dabor: her şeyden önce), ensuite (ansüit: sonra), enfin (anfen: son olarak) ve pour conclure (pur konklür: sonuç olarak) kullanılabilir.
Amaç her zaman bir tarafın tamamen kazanması değildir. Ortak bir çözüm veya uzlaşma da başarılı bir sonuç sayılır. Nous sommes d’accord sur l’objectif, mais nous devons encore choisir la meilleure solution. Türkçesi: Amaç konusunda hemfikiriz, ancak en iyi çözümü hâlâ seçmemiz gerekiyor. On pourrait trouver un compromis (on pur e trouv e an kompromi: bir uzlaşma bulabiliriz) ifadesi, ortak karar ararken kullanışlıdır.
Örnek
Kısa diyalog: A: Tout d’abord, le parc doit rester accessible à tous. Türkçesi: Her şeyden önce park herkes için erişilebilir kalmalı. B: Je suis d’accord, mais il faut aussi réduire le bruit le soir. Türkçesi: Katılıyorum, ancak akşamları gürültüyü de azaltmak gerekir. A: Pour conclure, nous pouvons limiter les événements tardifs sans fermer le parc. Türkçesi: Sonuç olarak parkı kapatmadan geç saatlerdeki etkinlikleri sınırlayabiliriz.
6. Sık Türkçe kaynaklı hatalar ve telaffuz
Türkçe konuşan öğrenciler bazen Türkçedeki söz dizimini Fransızcaya doğrudan aktarır. Örneğin Je pense cette idée est utile demek yanlıştır; Je pense que cette idée est utile denmelidir. Que bağlacı, Je pense que... ve Je crois que... gibi yapılarda cümleleri birbirine bağlar.
Telaffuzda opinion kelimesinin son hecesi Türkçedeki belirgin n sesiyle söylenmez; yaklaşık olarak “opinyõ” denebilir. Argument sözcüğü yaklaşık “argüman” diye söylenir; sondaki t okunmaz ve son ses Fransızcadaki burundan söylenen bir sestir. Plus kelimesinin telaffuzu bağlama göre değişir; karşılaştırmalarda çoğu kez “plü” diye söylenir, ancak bazı kullanımlarda son s duyulur.
Örnek
Düzeltme çalışması: Yanlış: Je suis d’accord à votre idée. Türkçesi: Fikrinize katılıyorum. Doğru: Je suis d’accord avec votre idée. Türkçesi: Fikrinize katılıyorum. Fransızcada être d’accord avec kalıbı kullanılır. Bir başka örnek: Yanlış Je suis contre que les élèves utilisent leurs téléphones. yerine Je suis contre l’utilisation des téléphones par les élèves. denebilir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: İkna etmek, karşı tarafı susturmak veya onun fikrini küçümsemektir. Doğrusu: İkna, gerekçeler ve kanıtlarla düşünceyi savunmaktır. Karşı görüşü dinlemek ve kişiye değil fikre cevap vermek tartışmayı daha güçlü ve saygılı hâle getirir.
- Yanlış: Je suis d’accord à... kalıbı doğrudur. Doğrusu: Doğru kalıp Je suis d’accord avec... biçimindedir. Avec burada “ile” anlamında kullanılır.
- Yanlış: Parce que ve car her durumda aynı biçimde kullanılabilir. Doğrusu: İkisi de “çünkü” anlamına gelir; ancak car daha çok yazılı ve resmî anlatımda görülür. Anlamları yakın olsa da cümlenin üslubuna dikkat edilmelidir.
- Yanlış: Bir tartışmada kesin konuşmak her zaman daha ikna edicidir. Doğrusu: Kanıt yetersizse ihtiyatlı dil daha güvenilirdir. Il semble que... veya Il est possible que... gibi ifadeler, bilgimizin sınırlı olduğunu dürüstçe gösterir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, daha uzun ve yapılandırılmış münazaralara doğru ilerler. Öğrenciler bir konuyu araştırıp kaynakları karşılaştırabilir, konuşma planı hazırlayabilir ve karşı tarafın argümanını önceden değerlendirebilir. Ayrıca koşul cümleleri ve daha resmî bağlayıcılarla önerilerin olası sonuçlarını anlatmaları beklenir. Örneğin Si la ville investissait davantage, elle pourrait améliorer les transports publics. Türkçesi: Şehir daha fazla yatırım yapsaydı toplu taşımayı iyileştirebilirdi.
Özet
İkna edici Fransızca konuşmada önce görüş açıkça belirtilir, ardından gerekçe, örnek ve mümkünse kanıt sunulur. Karşı görüş nazikçe dinlenir; cependant, en revanche ve pour conclure gibi bağlayıcılarla düşünceler düzenlenir. Başarılı bir tartışma, yalnızca fikri savunmayı değil, saygılı iletişim kurmayı ve ortak çözüm aramayı da içerir.