Şehirde yolunu bulmak, A2 düzeyinde yer adlarını, yön kalıplarını ve ulaşım sözcüklerini kullanarak sormak, tabelayı okumak ve kısa tarifi izlemekle mümkündür.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Şehirdeki yerler: haritada ne nerede durur?
A2 düzeyinde bir öğrenci, basit bir şehir planı üzerinde temel yerleri adlandırabilir ve Burası neresi sorusuna kısa yanıt verebilir. CEFR can-do hedefi şudur: haritada ve tabelada la gare, le musée, le parc, l'église, la mairie, la bibliothèque, le métro, l'arrêt de bus ve le magasin gibi yerleri tanırım. Telaffuz ipuçları Türkçe harflerle şöyledir: la gare (la gar), le musée (lö müze), le parc (lö park), l'église (legliz), la mairie (la meri), la bibliothèque (la bibliyotek), le métro (lö metro), l'arrêt de bus (lare dö büs), le magasin (lö magazın). Bu sözcükler büyük kentte de küçük kasabada da levhada karşınıza çıkar.
Dünyada yabancı dil derslerinde şehir konusu çoğu zaman sınıfı sokak yaparak öğretilir: sıralar cadde, kartlar tabela olur. Günlük hayatta otelden çıktığınızda ilk aradığınız yer le centre-ville (lö santr vil, şehir merkezi), la pharmacie (la farmasi) veya l'hôpital (lopital) olabilir. Unutmayın: tren istasyonu la gare, metro durağı genelde la station de métro (la stasyön dö metro), otobüs için ise l'arrêt (lare) denir. Bu üçü karışırsa yanlış kapıdan girersiniz. la poste (la post, postane), le cinéma (lö sinema) ve la place (la plas, meydan) da A2 haritasının sık konuklarıdır.
Fransa’da la mairie hem belediye binası hem de birçok tarifiin başlangıç noktasıdır; yol tarifi sıkça la mairie veya la place üzerinden verilir. l'église tarihî merkezde kulesiyle işaret noktasıdır. Siz de mahallenizi Fransızca etiketleyin: okulun karşısındaki yeşil alan le parc, köşedeki dükkân le magasin, cadde ise la rue (la rü). Soru kalıbı A2’de yeterince sadedir: Où est la bibliothèque ? (U e la bibliyotek?) Kütüphane nerede? Yanıt da sade kalır: Elle est près de la mairie. (El e pre dö la meri.) Belediyenin yakınında.
Örnek
Somut olay: Ayşe bir şehir haritasına bakıyor. — Excusez-moi, où est l'église ? (Eksküze mua, u e legliz?) Affedersiniz, kilise nerede? — L'église est dans le centre-ville, près de la mairie. (Legliz e dan lö santr vil, pre dö la meri.) Kilise şehir merkezinde, belediyenin yakınında. Ayşe haritada kiliseyi, metroyu ve otobüs durağını işaretler; dükkânların les magasins (le magazın) cadde boyunca dizildiğini görür.
Yönler, oklar ve tabela dili
Yön sözcükleri A2’nin omurgasıdır. Can-do hedefi: basit bir tarifi dinlerim, tabeladaki oku okurum ve izlerim. Temel üçlü şudur: à droite (a druat, sağa), à gauche (a goş, sola), tout droit (tu drua, dümdüz). Kulağa çok yakın iki biçim vardır: tout droit düz git demektir, à droite ise sağa dön. Türkçede sağ ile düz karışmaz; Fransızcada bu iki sözcük en sık tuzaklardan biridir. Emir kipi yol tarifinde A2 için doğaldır ve yeterlidir: Allez tout droit. (Ale tu drua.) Düz gidin. Tournez à gauche. (Turne a goş.) Sola dönün. Tournez à droite. (Turne a druat.) Sağa dönün.
Hareket kalıplarını da aynı düzeyde tutun: traversez la rue (traverse la rü, caddeyi geçin), prenez la première rue à droite (pröne la prömiyer rü a druat, ilk sağa sapın), continuez jusqu'à la place (kontinue jüska la plas, meydana kadar devam edin), au bout de la rue (o bu dö la rü, caddenin sonunda). Yer bildiren yapılar şunlardır: en face de (an fas dö, karşısında), à côté de (a kote dö, yanında), près de (pre dö, yakınında), loin de (luan dö, uzağında), au coin de (o kuan dö, köşesinde), devant (dövan, önünde), derrière (deryer, arkasında), entre (antr, arasında). en face de ve près de kalıplarında de düşmez; Türkçe karşısında derken bu de unutulursa cümle A2’de bile eksik kalır.
Dünyada bu konu sıkça bilgi boşluğu etkinliğiyle işlenir: bir öğrencide harita, diğerinde yer listesi vardır; ikisi konuşarak yolu tamamlar. Günlük hayatta yaya levhası oklarla gare, musée, parc gösterir. Siz de oku seslendirirsiniz: sağ ok à droite, düz ok tout droit, sol ok à gauche. Levha kısa yazar; tam cümle sizin işinizdir.
Örnek
Levha: Gare sağa, Musée düz, Parc sola. Yaya kendi kendine der: La gare est à droite. Le musée est tout droit. Le parc est à gauche. (La gar e a druat. Lö müze e tu drua. Lö park e a goş.) Tren istasyonu sağda. Müze dümdüz. Park solda. Sonra adım atar: Je tourne à droite pour la gare. (Jö turn a druat pur la gar.) İstasyon için sağa dönüyorum.
Ulaşım seçenekleri: metro, tramvay, bisiklet, yaya
Ulaşımda A2 can-do hedefi şudur: basit bir bilgiyle otobüs, metro veya tramvaya binebilirim; yaya mı yoksa taşıt mı gideceğimi söyleyebilirim. Sözcükler: le bus (lö büs), le métro (lö metro), le tramway (lö tramve), le train (lö trın), le vélo (lö velo), le taxi (lö taksi), à pied (a piye, yaya). Hat ve bilet için la ligne (la liny), le ticket (lö tike) veya le billet (lö biye), durak türü için la station (la stasyön) yeter. Kalıplar kısa tutulur: Je vais à pied. (Jö ve a piye.) Yaya gidiyorum. Je prends le métro. (Jö pran lö metro.) Metroya biniyorum. Je prends le tramway. (Jö pran lö tramve.) Tramvaya biniyorum. Il y a une station de vélo. (İl ya ün stasyön dö velo.) Bisiklet istasyonu var.
Birçok Fransız şehrinde metro çıkışı, tramvay hattı ve kiralık bisiklet aynı kavşakta yan yana durur. Tabela sizi sortie (sorti, çıkış) sözcüğüyle sokağa bırakır. A2’de correspondance (korespondans, aktarma) sözcüğünü tanımak yeter; uzun aktarma cümleleri bir sonraki basamağa aittir. la station de métro yeraltına, l'arrêt de tramway (lare dö tramve) caddeye aittir. Bisiklet için station de vélo deriz. Mesafe sorusu da A2’dir: C'est loin ? (Se luan?) Uzak mı? Yanıt: Non, c'est tout près. Vous pouvez y aller à pied. (Non, se tu pre. Vu pöve i ale a piye.) Hayır, çok yakın. Yaya gidebilirsiniz.
Günlük hayatta aynı durakta üç seçenek görünce karar cümlesi kurarsınız: Je prends le métro ou le tramway ? (Jö pran lö metro u lö tramve?) Metroya mı tramvaya mı bineyim? Yakınsa à pied veya à vélo (a velo) daha hızlı olabilir. Sınıfta bu sahne rol oyunuyla işlenir: biri levhayı okur, diğeri aracı seçer. Böylece sözcük ezberi değil, karar cümlesi çalışır.
Örnek
Kısa diyalog, metro çıkışında: — Pour aller au centre-ville ? (Pur ale o santr vil?) Şehir merkezine gitmek için? — Prenez le tramway. La station de vélo est aussi là. (Pröne lö tramve. La stasyön dö velo e osi la.) Tramvaya binin. Bisiklet istasyonu da orada. — Merci. J'y vais à pied, ce n'est pas loin. (Mersi. Ji ve a piye, sö ne pa luan.) Teşekkürler. Yaya gidiyorum, uzak değil.
Otobüs durağında harita ve numara okumak
Otobüs durağında A2 can-do hedefi şudur: hat numarasını okurum, basit bir panodan ineceğim durağın adını anlarım. Temel cümleler: Je prends le bus. (Jö pran lö büs.) Otobüse biniyorum. Prenez le bus numéro sept. (Pröne lö büs nümere set.) Yedi numaralı otobüse binin. C'est quel numéro ? (Se kel nümere?) Kaç numara? Le bus va à la gare. (Lö büs va a la gar.) Otobüs istasyona gidiyor. Descendez à l'arrêt Musée. (Desande a lare müze.) Müze durağında inin. Telaffuz: numéro (nümere), descendez (desande), l'arrêt (lare). Türkçedeki otobüs durağı sözü Fransızcada tek başına bus ile yetinmez; durak l'arrêt de bus, araç le bus diye ayrılır.
Dünyada bu beceri sıkça gerçek veya basitleştirilmiş durak panosuyla öğretilir: numara, yön, birkaç durak adı. Günlük hayatta durakta harita okumak, yanlış hatta binmemek demektir. A2’de karmaşık tarife saatine gerek yoktur; le prochain bus (lö proşın büs, sonraki otobüs) ve la direction (la direksiyön, yön) yeter. Direction centre-ville (direksiyön santr vil) şehir merkezine giden hat anlamındadır. Soru nazik ve kısa tutulur: Excusez-moi, le bus pour la gare, s'il vous plaît ? (Eksküze mua, lö büs pur la gar, sil vu ple?) Affedersiniz, istasyona giden otobüs lütfen?
Numarayı Türkçe gibi on iki otobüs diye dizmek yerine Fransızca kalıbı ezberleyin: le bus 12 veya le bus numéro 12 (lö büs nümere duz). İnme fiili descendre (desandr) A2 için yeterlidir: Vous descendez ici ? (Vu desande isi?) Burada iniyor musunuz? Bu soru hem gerçek otobüste hem diyalogta işe yarar. Haritada ok, durak adı ve numara bir arada okunur; böylece kelime listesi sokak işine dönüşür.
Örnek
Durakta: — Pardon, pour aller au musée ? (Pardon, pur ale o müze?) Pardon, müzeye gitmek için? — Prenez le bus numéro 7. Descendez à l'arrêt Musée, en face du parc. (Pröne lö büs nümere set. Desande a lare müze, an fas dü park.) Yedi numaralı otobüse binin. Müze durağında inin, parkın karşısında. — Merci beaucoup ! (Mersi boku!) Çok teşekkürler!
Harita panosunda sormak ve okumak
Trafik ışığında durup şehir haritası panosuna bakmak, A2’nin gerçek hayat sahnesidir. Can-do: bir planda la mairie, la gare ve la bibliothèque yönünü bulurum; gerekirse kısa soru sorarım. Işık kırmızıysa zamanınız vardır: le feu rouge (lö fö ruj, kırmızı ışık), le feu vert (lö fö ver, yeşil ışık). Pano okları genelde Mairie, Gare, Bibliothèque yazar. Siz bunları cümleye çevirirsiniz: La mairie est à gauche. (La meri e a goş.) Belediye solda. La gare est tout droit. (La gar e tu drua.) İstasyon dümdüz. La bibliothèque est à droite, près du parc. (La bibliyotek e a druat, pre dü park.) Kütüphane sağda, parkın yakınında.
Soru sormanın A2 kalıpları az ve nettir. En işe yarayanı şudur: Pour aller à la mairie, s'il vous plaît ? (Pur ale a la meri, sil vu ple?) Belediyeye gitmek için, lütfen? Bu kalıp Où est... ? (U e...?) nerede sorusundan daha yol tarifi ister. İkinci kalıp: C'est par ici ? (Se par isi?) Bu taraftan mı? Üçüncü: C'est loin à pied ? (Se luan a piye?) Yaya uzak mı? Nazik açılış her zaman Excusez-moi (eksküze mua) veya Pardon (pardon) ile başlar. Türkçedeki affedersiniz, ... nerede diye uzun cümle kurma alışkanlığı Fransızcada kısaltılır; fiili unutmadan Où est la gare ? (U e la gar?) denir, Où la gare ? denmez.
Dünyada bu sahne sıkça gerçek pano fotoğrafı veya sadeleştirilmiş kent planıyla çalışılır. Günlük hayatta ışıkta beklerken panoyu okumak hem güvenlik hem dil pratiğidir: önce durursunuz, sonra okursunuz, sonra à gauche veya tout droit dersiniz. Bir sonraki adımda aynı panoya saat ve hat numarası eklenir; A2’de yer ve yön yeter. Unutmayın: la mairie belediye, la mairie ile le musée kulağa biraz yakın gelebilir; bağlam ve artikel ayırır.
Örnek
Işıkta, pano başında: — Excusez-moi, pour aller à la bibliothèque ? (Eksküze mua, pur ale a la bibliyotek?) Affedersiniz, kütüphaneye gitmek için? — Tournez à droite au feu, puis allez tout droit. La bibliothèque est à côté de la mairie. La gare est derrière vous. (Turne a druat o fö, pui ale tu drua. La bibliyotek e a kote dö la meri. La gar e deryer vu.) Işıkta sağa dönün, sonra dümdüz gidin. Kütüphane belediyenin yanında. İstasyon arkanızda.
Nazik soru, kısa yanıt ve Türkçe kaynaklı tuzaklar
A2’de yol sormak bir konuşma ritüelidir: dur, selamla, sor, teşekkür et. Tam iskelet şöyledir. Açılış: Excusez-moi. (Eksküze mua.) İstek: Pour aller au musée, s'il vous plaît ? (Pur ale o müze, sil vu ple?) Onay: Merci beaucoup. (Mersi boku.) Karşı taraf emir kipiyle yanıtlar: Allez, tournez, prenez, traversez. Bu emirler kaba değil, tarifiin normal dilidir. s'il vous plaît (sil vu ple) ve merci (mersi) cümleyi nazik tutar. au musée (o müze) gibi yer tamlayanında à + le birleşip au olur; à la gare (a la gar) ise ayrı kalır çünkü gare dişil. Bu artikel birleşmesi Türkçe konuşanlar için ayrı bir dikkat noktasıdır.
Sık tuzakların bir kısmı sözcük seçiminden gelir. station metro durağını, gare tren istasyonunu, arrêt otobüs durağını karşılar; üçünü aynı istasyon diye çevirmek sizi yanlış binaya götürür. tout droit ile à droite ikinci büyük tuzaktır. Üçüncü tuzak cinsiyettir: la gare, la mairie, la bibliothèque, l'église dişil; le musée, le parc, le métro, le bus eril. Dördüncü tuzak edattır: en face de la gare (an fas dö la gar), à côté du musée (du = de + le). de düşerse kalıp bozulur. Beşinci tuzak soru biçimidir: fiilsiz Où le musée ? demeyin; Où est le musée ? veya Pour aller au musée ? deyin.
Bu tuzaklar ayrı bir utanç kaynağı değil, Türkçenin haritasından Fransızcanın haritasına geçerken görülen doğal izlerdir. Dünyada öğretmenler bunları hata avı değil, karşılaştırma listesi olarak asar: sağ-düz, gare-station-arrêt, au-à la. Siz de kendi mini listenizi tutun. Bir diyalogu yüksek sesle iki kez okumak, ezber listesinden daha kalıcıdır. Can-do’yu kendinize şöyle sorun: Tabelayı okuyabiliyor muyum? İki cümlelik tarifi izleyebiliyor muyum? Birini nazikçe sorabiliyor muyum? Üçü evetse A2 şehir konusu işini yapıyor demektir.
Örnek
Sokakta kısa metin: Excusez-moi, pour aller à la gare ? (Eksküze mua, pur ale a la gar?) — Ce n'est pas loin. Traversez la rue, puis tournez à gauche. La gare est au bout de la rue, en face de l'arrêt de bus. (Sö ne pa luan. Traverse la rü, pui turne a goş. La gar e o bu dö la rü, an fas dö lare dö büs.) Uzak değil. Caddeyi geçin, sonra sola dönün. İstasyon caddenin sonunda, otobüs durağının karşısında. — Merci ! (Mersi!)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: tout droit ile à droite aynı sanılır; ikisi de sağ gibi çevrilir. Doğrusu: tout droit (tu drua) dümdüz gitmektir, à droite (a druat) sağa dönmektir. Tabela ve tarifi ayıran en önemli çifttir.
- Yanlış: Tren, metro ve otobüs durağının hepsine istasyon veya station denir. Doğrusu: Tren istasyonu la gare, metro durağı la station de métro, otobüs durağı l'arrêt de bus dir. Yanlış sözcük sizi yanlış binaya götürür.
- Yanlış: Où la gare ? veya fiilsiz nerede cümlesi yeter sanılır. Doğrusu: A2’de Où est la gare ? veya yol tarifi isteyen Pour aller à la gare ? kullanılır. Fiil düşmez.
- Yanlış: en face de ve près de kalıplarından de atılır; à le musée gibi artikel birleşmesi unutulur. Doğrusu: en face de la gare, près du musée (du = de + le), au musée (à + le) doğru biçimlerdir. à la gare dişil olduğu için birleşmez.
- Yanlış: la gare, le musée, la mairie cinsiyeti rastgele seçilir; hepsi le sanılır. Doğrusu: la gare, la mairie, la bibliothèque, l'église dişil; le musée, le parc, le métro, le bus erildir. Artikel, au / à la seçimini de belirler.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta tarifler uzar: iki sapak, bir köprü, bir meydan peş peşe gelir; jusqu'à, après, avant gibi bağlar sıklaşır. Anonslarda hat değişimi ve gecikme cümleleri, haritada daha yoğun bir kent planı ve kısa geçmiş zamanla Yolumu kaybettim anlatısı devreye girer. B1’e doğru başkasına uzun tarifi kendi cümlelerinizle verebilir, bir e-postada buluşma noktasını tarif edebilirsiniz. A2’nin üçlüsü yer, yön, araçtır; sonraki adım bunları zincirleyip akıcı bir tarife dönüştürmektir.
Özet
Şehirde yol bulmak A2’de üç sütuna dayanır: yer adları, yön kalıpları ve ulaşım sözcükleri. Tabelayı okur, Pour aller à... ? diye sorar, à gauche, à droite, tout droit ile gidersiniz. gare, station ve arrêt ayrımı ile tout droit / à droite tuzaklarını bilmek, sizi kaybolmaktan çok daha sık kurtarır.