Yemek ve içeceklerden belirsiz, ‘biraz’ anlamında bahsederken Fransızcada du, de la, de l' ve des partitif artikelini kullanırız.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Belirsiz miktar nedir ve yemekte neden partitif artikel vardır?
CEFR A2 can-do hedefi şudur: Belirsiz miktardaki yiyecek ve içecekleri partitif artikel ile söyleyebilirim. Türkçede ‘ekmek yedim’ dediğimizde miktar zaten belirsizdir; Fransızcada bu belirsizliği du, de la, de l' veya des ile göstermek gerekir. Dünya okullarında konu neredeyse her zaman büfe, market reyonu veya kahvaltı sofrası resmiyle öğretilir. Öğrenci masasındaki etiketler tam porsiyon değil, ‘biraz peynir’, ‘biraz ekmek’, ‘biraz meyve’ anlamındadır.
Partitif artikel bir bütünün belirsiz parçasını anlatır. Je prends du fromage. (Biraz peynir alıyorum. Telaffuz: jö pran dü fromaj) cümlesinde peynirin hepsi değil bir kısmı kastedilir. Yapı, Latincedeki ayrılma edatı ile artikelin kaynaşmasından gelir; Eski Fransızcada ‘bir şeyden bir parça’ anlamı yerleşmiştir. Kahvaltıda du pain (dü pen), de la confiture (dö la konfitür) ve des fruits (de früi) demek çok doğaldır. Sayılamayan maddeler ve belirsiz sayıda çoğullar bu artikelleri alır.
Örnek
Kısa diyalog: — Tu veux du pain ? (Ekmek ister misin? Telaffuz: tü vö dü pen) — Oui, je prends du pain et du fromage. (Evet, biraz ekmek ve biraz peynir alıyorum. Telaffuz: vi, jö pran dü pen e dü fromaj)
Dört biçim: du, de la, de l' ve des
Eril tekil isimlerde du kullanılır: du vin (dü ven), du lait (dü le), du beurre (dü bör), du pâté (dü pate). Dişil tekil isimlerde de la gelir: de la soupe (dö la sup), de la salade (dö la salad), de la viande (dö la viyand). Sesli harfle veya sessiz h ile başlayan isimlerde cinsiyet fark etmez, de l' kullanılır: de l'eau (dö lo), de l'huile (dö lüil). Çoğulda her zaman des vardır: des légumes (de legüm), des pâtes (de pat).
Sofradaki yarım şişe şarap du vin, sürahideki su de l'eau örneğidir; ikisi de belirsiz miktardır, kabın tamamı değildir. A2 sözcükleriyle pratik yapın: Je bois du thé. (Biraz çay içiyorum. Telaffuz: jö bua dü te) Elle mange de la salade. (O biraz salata yiyor. Telaffuz: el manj dö la salad) Nous prenons de l'eau. (Biraz su alıyoruz. Telaffuz: nu prönon dö lo) Ils achètent des fruits. (Onlar biraz meyve alıyor. Telaffuz: il aşet de früi). un vin bir kadeh veya bir şişe olabilir, du vin belirsiz miktarda şaraptır.
Örnek
Au petit-déjeuner je prends du café, de la confiture et des croissants. (Kahvaltıda biraz kahve, biraz reçel ve biraz kruvasan alıyorum. Telaffuz: o pöti dejöne jö pran dü kafe, dö la konfitür e de kruasan)
Restoran menüsünde partitif artikel
Restoran menülerinde yemekler sık sık partitif artikel ile listelenir çünkü porsiyon belirsiz veya ‘bu yemekten’ anlamındadır. Tahtada du poulet, de la soupe du jour, des frites görmek normaldir. Müşteri olarak Je voudrais du poisson, s'il vous plaît. (Biraz balık isterim, lütfen. Telaffuz: jö vudre dü puason, sil vu ple) diyebilirsiniz. Bu, A2 can-do hedefidir: Restoranda yemek sipariş edebilirim. Garson Et comme boisson ? (İçecek olarak? Telaffuz: e kom buason) diye sorunca De l'eau et du vin rouge. (Biraz su ve biraz kırmızı şarap.) derseniz doğru kullanmış olursunuz.
Dünyada Fransızca öğretiminde menü okuma ve rol yapma en yaygın yöntemdir. Türkiye’de ortaöğretim sınıfları da odayı restorana çevirip sipariş çalışır. Dikkat: Menüde un steak tam bir biftek (sayılabilir porsiyon) iken de la salade salata yeşilliğinden biraz demektir. Sipariş kalıbını ezberleyin: Je voudrais + partitif + yiyecek + s'il vous plaît. Nezaket sözcüğü cümlenin sonunda durur ve telaffuzu ‘sil vu ple’ şeklindedir.
Örnek
Diyalog: — Bonjour, vous désirez ? (Merhaba, ne arzu edersiniz? Telaffuz: bonjur, vu dezire) — Je voudrais de la soupe et du pain, s'il vous plaît. (Biraz çorba ve biraz ekmek isterim, lütfen. Telaffuz: jö vudre dö la sup e dü pen, sil vu ple) — Et comme dessert ? (Tatlı olarak?) — Des fruits, merci. (Biraz meyve, teşekkürler. Telaffuz: de früi, mersi)
Garson ve müşteri: az miktar servisi
Garsonun müşteriye az miktarda pâté servis ettiği sahnede du pâté tam olarak budur: tabağın tamamı değil, belirsiz bir parça. Encore du pâté ? (Biraz daha pâté? Telaffuz: ankor dü pate) sorusu da partitif kullanır. Müşteri Oui, un peu de pâté, merci. (Evet, biraz pâté, teşekkürler.) diyebilir. Burada un peu de (en pö dö) miktar ifadesidir ve ardından artikel düşer, sadece de kalır. A2’de hem partitif artikel hem de un peu de, beaucoup de gibi nicelik kalıplarını yan yana öğrenmek önemlidir.
Gerçek restoranda porsiyon küçük gelirse Encore du pain, s'il vous plaît. (Biraz daha ekmek, lütfen.) demek nezakettir. C'est tout ? (Hepsi bu kadar mı? Telaffuz: se tu) diye sorulunca Non, je voudrais aussi de la salade. (Hayır, biraz da salata isterim.) eklersiniz. Bu diyaloglar sınıf tiyatrosu olarak A2 sınıflarında oynanır. Telaffuza dikkat: du ‘dü’ gibi, de la ‘dö la’, bağlama de l' ‘dö l’ şeklinde kaynar.
Örnek
Le serveur apporte du pâté. (Garson biraz pâté getiriyor. Telaffuz: lö servör aport dü pate) Müşteri: C'est délicieux ! Encore un peu de pâté, s'il vous plaît. (Nefis! Biraz daha pâté, lütfen. Telaffuz: se delisiö! ankor en pö dö pate, sil vu ple)
Olumsuzlukta ve miktar sözcüklerinde artikel değişir
Olumlu cümlede Je bois du vin. (Biraz şarap içiyorum.) derken, olumsuzda artikel de veya d' olur: Je ne bois pas de vin. (Şarap içmiyorum. Telaffuz: jö nö bua pa dö ven). Şefin yarım dolu tencereyi göstermesi ‘biraz çorba var’ anlamındadır: Il y a de la soupe. (Biraz çorba var. Telaffuz: il i ya dö la sup) Olumsuz karşılığı Il n'y a pas de soupe. (Çorba yok.) şeklindedir. Genel beğeni için Je n'aime pas la soupe. (Çorba sevmiyorum.) belirli artikel alır; miktar kastediliyorsa Je ne prends pas de soupe. denir.
Miktar sözcüklerinden sonra da partitif yerine yalın de gelir: un kilo de pain, beaucoup de fromage, un peu d'eau, assez de légumes, trop de sel. Bu kural A2’nin ‘miktar belirterek alışveriş yapabilirim’ can-do hedefiyle birleşir. Şef kaşıkla gösterirken Encore de la soupe ? (Biraz daha çorba?) diyebilir. Türk öğrenciler olumsuzda pas du demeye devam etme eğilimindedir; sınıf standardı pas de şeklindedir.
Örnek
Olumlu: Il y a du potage dans la casserole. (Tencerede biraz çorba var. Telaffuz: il i ya dü potaj dan la kasrol) Olumsuz: Il n'y a pas de potage. (Çorba yok.) Miktar: Un peu de potage, s'il vous plaît. (Biraz çorba, lütfen.)
Türkçe konuşan öğrencilerin sık yaptığı hatalar
Türkçede artikel olmadığı için en sık hata, partitif artikeli tamamen unutmaktır: Je mange pain yerine Je mange du pain denmelidir. İkinci yaygın hata, sayılamayan isme un veya une getirmektir; ‘bir ekmek’ diye düşünüp un pain demek Fransızcada genellikle bir somun anlamına gelir, ‘biraz ekmek’ için du pain gerekir. Üçüncü hata, sesli harften önce de la kullanmaktır: de la eau yanlıştır, doğrusu de l'eau dur. Dördüncü hata, olumsuz cümlede pas du fromage demektir; A2 kuralı pas de fromage şeklindedir.
Beşinci hata, des ile les karıştırmaktır: des fruits belirsiz miktarda meyve, les fruits belirli meyveler veya genel olarak meyveler olabilir. J'aime les fruits (Meyve severim, genel) ile Je mange des fruits (Biraz meyve yiyorum) farkını bilin. Ayrıca un peu fromage demek yanlıştır; un peu de fromage olmalıdır çünkü miktar sözcüğünden sonra de gelir. Telaffuzda du ile de karışmasın: du ‘dü’, de ‘dö’. Her cümleyi yüksek sesle, Türkçe harflerle yazılmış ipucuyla tekrar etmek bu hataları azaltır.
Örnek
Yanlış: Je veux un eau et un fromage. Doğru: Je veux de l'eau et du fromage. (Biraz su ve biraz peynir istiyorum. Telaffuz: jö vö dö lo e dü fromaj) Yanlış: Je n'aime pas du lait. Doğru miktar için: Je ne bois pas de lait. Genel beğeni için: Je n'aime pas le lait. (Süt sevmiyorum.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: du yalnızca eril artikeldir, miktarla ilgisi yoktur. Doğrusu: du eril tekil partitiftir ve belirsiz miktar bildirir; un ise bir tane, tam bir birimdir. du pain biraz ekmek, un pain bir somun ekmektir.
- Yanlış: Olumsuz cümlede de du, de la, des aynı kalır. Doğrusu: Olumsuzda genellikle de / d' kullanılır: Je ne mange pas de pain. Genel sevmeme için ise belirli artikel seçilir: Je n'aime pas le pain.
- Yanlış: des her zaman sadece belirsiz çoğul artikeldır, partitif değildir. Doğrusu: des hem belirsiz çoğul hem de çoğul partitif görevi görür; yemek bağlamında ‘biraz meyve, biraz sebze’ anlamındadır.
- Yanlış: Türkçedeki ‘biraz’ı her zaman un peu ile çevirmek gerekir, artikel yetmez. Doğrusu: Partitif artikel zaten belirsiz miktar taşır. un peu de miktarı biraz daha vurgular ve ardından yalın de gelir.
- Yanlış: Sesli harften önce de de la veya du kullanılabilir. Doğrusu: Sesli harf veya sessiz h önünde biçim de l' olur: de l'eau, de l'huile, de l'orangeade.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta (A2+ / B1) partitifin zamiri en öğrenilir: Vous voulez du pain ? — Oui, j'en veux. (Ekmek ister misiniz? — Evet, isterim.) Miktar zarflarıyla daha zengin cümleler, yemek tarifleri ve du ile un arasındaki anlam farkı derinleşir. Olumsuzluktaki istisnalar ve daha uzun restoran diyalogları (rezervasyon, şikayet, hesap) da gelir. Böylece belirsiz miktar, yalnızca artikel olmaktan çıkıp zamir ve söylem düzeyine taşınır.
Özet
Fransızcada belirsiz miktar du, de la, de l' ve des ile söylenir; yemek ve restoranda bu ‘biraz’ anlamını artikel taşır. Olumsuzlukta ve un peu de, beaucoup de gibi niceliklerden sonra biçim de olur. Türkçe kaynaklı en sık hatalar artikeli unutmak, un kullanmak ve sesli harften önce de l' yerine de la demektir.