A1 düzeyinde saat sormak ve söylemek, 1-12 sayılarını gerçek bir iletişim işine bağlayan ilk can-do becerilerinden biridir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Can-do hedefleri ve günlük hayatta saat
Bu ünitenin CEFR A1 can-do hedefi şudur: karşındaki kişi yavaş ve net konuştuğunda saatin kaç olduğunu sorabilirim; tam saat, çeyrek ve buçuk gibi sık kalıpları Modern Standart Arapça ile söyleyebilirim. Ayrıca 1'den 12'ye kadar sayıları tanır, yüksek sesle tekrar eder ve saat dilinde yeniden kullanırım. Dünya genelinde yabancı dil derslerinde saat, sayılardan hemen sonra gelir çünkü öğrenci ilk kez şimdiyi hedef dilde adlandırır.
Resimde öğretmen ve öğrenciler büyük bir duvar saatini inceliyor; akrep dokuzu, yelkovan dördü gösteriyor, yani saat dokuzu yirmi geçiyor. Analog saat, çeyrek ve buçuğu gözle öğrettiği için birçok ülkede önce kadran, sonra dijital yazı kullanılır. Sınıfta herkes aynı kadrana bakınca tekrar da kolaylaşır.
Arapça konuşulan şehirlerde otobüs, dükkân açılışı ve okul giriş saati bu cümlelerle yürür. Telefonda buluşma ayarlarken de aynı soru yeterlidir. A1'de 12 saatlik dil yeter; 24 saatlik söyleyiş ve uzun randevu cümleleri bir sonraki basamağa bırakılır.
Örnek
Kısa diyalog. Ali saate bakar ve sorar: كَمْ السَّاعَةُ؟ (kem is-sâ'atu?) Saat kaç? Öğretmen cevaplar: السَّاعَةُ التَّاسِعَةُ وَعِشْرُونَ دَقِيقَةً. (es-sâ'atu et-tâsi'atu ve işrûne dakîkaten.) Saat dokuzu yirmi geçiyor. Ali: شُكْرًا. (şükran.) Teşekkürler.
Sayı tekrarı: 1'den 12'ye
Saat söylemek yeni bir sayı sistemi öğrenmek değildir; elindeki 1-12'yi saat kılıfına sokmaktır. Kartinal sayılar şöyledir: وَاحِد (vâhid) bir, اِثْنَان (isnân) iki, ثَلَاثَة (selâse) üç, أَرْبَعَة (erbe'a) dört, خَمْسَة (hamse) beş, سِتَّة (sitte) altı. Sonra سَبْعَة (seb'a) yedi, ثَمَانِيَة (semâniye) sekiz, تِسْعَة (tis'a) dokuz, عَشَرَة (aşere) on, أَحَدَ عَشَرَ (ahade aşer) on bir, اِثْنَا عَشَرَ (isnâ aşer) on iki.
Saat dilinde ise bu kartinaler olduğu gibi durmaz. السَّاعَةُ (es-sâ'atu) sözcüğü dişil olduğu için saat adları da dişil kalıba girer: الْوَاحِدَةُ (el-vâhidetu), الثَّانِيَةُ (eth-thâniyetu), الثَّالِثَةُ (eth-thâlisetu), الرَّابِعَةُ (er-râbi'atu), الْخَامِسَةُ (el-hâmisetu), السَّادِسَةُ (es-sâdisetu). Devamı السَّابِعَةُ (es-sâbi'atu), الثَّامِنَةُ (eth-thâminetu), التَّاسِعَةُ (et-tâsi'atu), الْعَاشِرَةُ (el-âşiratu), الْحَادِيَةَ عَشْرَةَ (el-hâdiyete aşerate), الثَّانِيَةَ عَشْرَةَ (eth-thâniyete aşerate).
Telaffuz ipucu: ع (ayn) Türkçede yoktur; boğazın gerisini hafifçe sıkıştırarak kısa bir tutukluk gibi çıkar, h veya a değildir. السَّاعَةُ (es-sâ'atu) içinde şedde sâ hecesini uzatır. Sınıfta sayıları önce kartinal, sonra saat biçimiyle çift koro halinde tekrar etmek A1 için en güvenli yoldur.
Örnek
Öğretmen sayar, sınıf saat biçimine çevirir. Öğretmen: ثَلَاثَة (selâse) üç. Sınıf: السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ (es-sâ'atu eth-thâlisetu) saat üç. Öğretmen: عَشَرَة (aşere) on. Sınıf: السَّاعَةُ الْعَاشِرَةُ (es-sâ'atu el-âşiratu) saat on.
Saati sormak ve çeyrek geçe
Saat sormanın A1 kalıbı tek ve yeterlidir: كَمْ السَّاعَةُ؟ (kem is-sâ'atu?) Saat kaç? Nazik eklemek istersen مِنْ فَضْلِكَ (min fadlike) lütfen, erkeklere; مِنْ فَضْلِكِ (min fadliki) lütfen, kadınlara. Cevap her zaman السَّاعَةُ (es-sâ'atu) ile başlar; Türkçedeki saat üç sırasını bire bir kopyalamazsın.
Tam saatlerde başka sözcük gerekmez: السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ. (es-sâ'atu eth-thâlisetu.) Saat üç. Çeyrek geçe için sabit parça وَالرُّبْعُ (ve'r-rub'u) ve çeyrek eklenir. Resimdeki büyük saat 3:15 gösteriyor. Bu, dünyada da ilk öğretilen ara saattir çünkü kadranda yelkovan üçtedir ve çeyrek gözle görülür.
رُبْع (rub') dörtte bir demektir; saat dilinde on beş dakikadır. Telaffuzda ayın yine boğazda kalır, rub diye bitirme. Türkçe kaynaklı acele, üç çeyrek deyip yanlış saate gitmektir; üçü çeyrek geçe ile üç çeyrek farklı şeylerdir.
Örnek
Öğretmen 3:15'i gösterir. Soru: كَمْ السَّاعَةُ؟ (kem is-sâ'atu?) Cevap: السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ وَالرُّبْعُ. (es-sâ'atu eth-thâlisetu ve'r-rub'u.) Saat üçü çeyrek geçiyor. Aynı anlam: السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ وَخَمْسَ عَشْرَةَ دَقِيقَةً. (es-sâ'atu eth-thâlisetu ve hamse aşerate dakîkaten.) Saat üçü on beş geçiyor. A1'de ilk kalıp yeter.
Buçuk: on buçuk
Buçuk, çeyrekten sonra gelen ikinci büyük dilimdir. Kalıp وَالنِّصْفُ (ve'n-nisfu) ve yarım diye eklenir. نِصْف (nisf) yarım demektir; saat dilinde otuz dakikadır. Resimde öğretmen analog saatte 10:30'u gösteriyor ve sınıf tekrara geçiyor. Koro tekrarı A1'de hem kulağı hem kadranı bağlar.
Doğru tam cümle şudur: السَّاعَةُ الْعَاشِرَةُ وَالنِّصْفُ. (es-sâ'atu el-âşiratu ve'n-nisfu.) Saat on buçuk. Türkçe on buçuk kısa olduğu için öğrenciler bazen عَشَرَة نِصْف (aşere nisf) diye iki sözcüğü yan yana yapıştırır; bu A1'de geçersizdir. Mutlaka السَّاعَةُ (es-sâ'atu) ve dişil saat adı, sonra وَالنِّصْفُ (ve'n-nisfu) gelir.
Birçok dil kitabında buçuk, çeyrekten hemen sonra öğretilir çünkü kadranda yelkovan altıdadır ve simetri açıktır. Sınıfta akrep onu, yelkovan altıyı gösterirken öğrenciler önce Türkçe on buçuk der, sonra Arapça kalıba geçer. Bu köprü A1 için doğaldır; hedef dildeki sırayı bozmamak yeter.
Örnek
Öğretmen: كَمْ السَّاعَةُ؟ (kem is-sâ'atu?) Sınıf koro: السَّاعَةُ الْعَاشِرَةُ وَالنِّصْفُ. (es-sâ'atu el-âşiratu ve'n-nisfu.) Saat on buçuk. Tek öğrenci: السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ وَالنِّصْفُ. (es-sâ'atu eth-thâlisetu ve'n-nisfu.) Saat üç buçuk. Öğretmen onaylar: نَعَمْ، أَحْسَنْتَ. (na'am, ahsente.) Evet, aferin.
Çeyrek kala ve dijital saat
Çeyrek kala, çeyrek geçenin ayna görüntüsüdür. Arapçada sık kullanılan yol, bir sonraki tam saati alıp إِلَّا رُبْعًا (illâ rub'an) eksi bir çeyrek demektir. 7:45 bu yüzden yedi artı kırk beş değil, sekiz eksi çeyrek diye kurulur: السَّاعَةُ الثَّامِنَةُ إِلَّا رُبْعًا. (es-sâ'atu eth-thâminetu illâ rub'an.) Saati sekize çeyrek var.
Resimde öğretmen tahtadaki dijital saati göstererek 7:45'i açıklıyor. Dijital yazı 07:45 diye durur; öğrenci gözüyle yediyi görür, dil ise çoğu zaman sekize çeyrek kalaya gider. Bu çelişki dünyada da sık öğretilir. İkinci, daha düz A1 yolu dakikayı saymaktır: السَّاعَةُ السَّابِعَةُ وَخَمْسٌ وَأَرْبَعُونَ دَقِيقَةً. (es-sâ'atu es-sâbi'atu ve hamsun ve erbe'ûne dakîkaten.) Saat yediyi kırk beş geçiyor.
A1'de önce إِلَّا رُبْعًا (illâ rub'an) kalıbını koro ile oturt, sonra dijital okumayı ekle. إِلَّا (illâ) hariç, eksi anlamındadır; رُبْعًا (rub'an) tenvinli gelir, sonu an diye okunur. Türkçe kala ile geçeyi karıştırmamak için kadranda yelkovanın dokuzda mı üçte mi olduğuna bakmak en somut kontroldür.
Örnek
Dijital saat 7:45. Öğretmen: كَمْ السَّاعَةُ؟ (kem is-sâ'atu?) İki doğru cevap. Bir: السَّاعَةُ الثَّامِنَةُ إِلَّا رُبْعًا. (es-sâ'atu eth-thâminetu illâ rub'an.) Sekize çeyrek var. İki: السَّاعَةُ السَّابِعَةُ وَخَمْسٌ وَأَرْبَعُونَ دَقِيقَةً. (es-sâ'atu es-sâbi'atu ve hamsun ve erbe'ûne dakîkaten.) Yediyi kırk beş geçiyor.
Dakika dakika söylemek ve Türkçe kaynaklı hatalar
Çeyrek ve buçuk yetmeyince dakika adı devreye girer: دَقِيقَة (dakîka) dakika, çoğul دَقَائِق (dekâik) dakikalar. 9:20 için السَّاعَةُ التَّاسِعَةُ وَعِشْرُونَ دَقِيقَةً. (es-sâ'atu et-tâsi'atu ve işrûne dakîkaten.) Dokuzu yirmi geçiyor. Resimdeki duvar saati 2:55 gösteriyor; yelkovan neredeyse on ikide, yani üçe beş var. Kalıp: السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ إِلَّا خَمْسَ دَقَائِقَ. (es-sâ'atu eth-thâlisetu illâ hamse dekâike.) Üçe beş var.
Türkçe konuşan A1 öğrencisinin ilk hatası, saat üç deyip yalnızca ثَلَاثَة (selâse) demektir. Doğrusu her cevapta السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ (es-sâ'atu eth-thâlisetu) kullanmaktır. İkinci hata, eril kartinali saat adı sanmaktır; saat adları dişil kalıptadır. Üçüncü hata, üç buçuk için sözcükleri Türkçe sırayla dizmektir. Dördüncü hata, 7:45'i hep yedi diye okuyup إِلَّا رُبْعًا (illâ rub'an) kalıbını atlamaktır. Beşinci hata, ayını düşürüp السَّاعَةُ (es-sâ'atu) sözcüğünü saa diye bitirmektir.
Sınıfta hata düzeltmesi kısa ve model cümleyle yapılır. Öğrenci yanlış derse öğretmen doğru tam cümleyi bir kez söyler, öğrenci tekrarlar. A1'de kural ezberi değil, kadran artı koro artı tek diyalog yeter. Emin olmadığın dakika sayısını uydurma; 15, 30, 45 ve 5, 20 gibi net dilimleri önce sağlamlaştır.
Örnek
Öğretmen 2:55'i işaret eder. Yanlış öğrenci modeli: sadece ثَلَاثَة (selâse) demek. Doğru diyalog. كَمْ السَّاعَةُ مِنْ فَضْلِكَ؟ (kem is-sâ'atu min fadlike?) Saat kaç, lütfen? السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ إِلَّا خَمْسَ دَقَائِقَ. (es-sâ'atu eth-thâlisetu illâ hamse dekâike.) Üçe beş var. شُكْرًا. (şükran.) Teşekkürler.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Saat üç demek için yalnızca ثَلَاثَة (selâse) yeter. Doğrusu: Cevap السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ (es-sâ'atu eth-thâlisetu) ile kurulur; kartinal sayı tek başına saat söylemez.
- Yanlış: Üç buçuk, ثَلَاثَة نِصْف (selâse nisf) diye yan yana gelir. Doğrusu: Doğrusu السَّاعَةُ الثَّالِثَةُ وَالنِّصْفُ (es-sâ'atu eth-thâlisetu ve'n-nisfu) kalıbıdır.
- Yanlış: 7:45 her zaman yedi diye başlar. Doğrusu: Sık günlük kalıp bir sonraki saatten çeyrek eksiltir: السَّاعَةُ الثَّامِنَةُ إِلَّا رُبْعًا (es-sâ'atu eth-thâminetu illâ rub'an).
- Yanlış: Çeyrek geçe ile çeyrek kala aynı çeyrek sözcüğüyle rastgele kullanılır. Doğrusu: Geçe için وَالرُّبْعُ (ve'r-rub'u), kala için إِلَّا رُبْعًا (illâ rub'an) vardır; yelkovan üçte mi dokuzda mı ona bakılır.
- Yanlış: السَّاعَةُ (es-sâ'atu) içindeki ayın atılır, saa gibi okunur. Doğrusu: Ayın boğaz sesidir; سَّا (sâ) uzar, sonra kısa tutukluk, sonra ةُ (tu) gelir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2'de saat cümlesi randevu ve süreye bağlanır: saat kaçta, nereden nereye, ne kadar sürer. 24 saatlik söyleyiş, صَبَاحًا (sabâhan) sabah ve مَسَاءً (mesâen) akşam gibi dilimler ve gün adlarıyla saat birleşir. Dakikaların 1-59 tam listesi ve otobüs-tren tarifesi metinleri gelir. A1'deki çeyrek-buçuk iskeleti bozulmaz, üzerine randevu kalıbı eklenir.
Özet
A1'de saat sormak كَمْ السَّاعَةُ؟ (kem is-sâ'atu?) ile, söylemek السَّاعَةُ (es-sâ'atu) artı dişil saat adı ile başlar. Çeyrek وَالرُّبْعُ (ve'r-rub'u), buçuk وَالنِّصْفُ (ve'n-nisfu), çeyrek kala إِلَّا رُبْعًا (illâ rub'an) üç temel dilimdir. Sayı tekrarı 1-12'yi saat kılıfına sokar; Türkçe sıra ve eril kartinal en sık tuzaktır.