QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Doktor-Hasta ve Sağlık Tavsiyesi Diyalogları

Yabancı Diller · Almanca B2 · Sağlık, Beslenme ve Toplum
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

B2 düzeyinde Almanca öğrenen öğrenci, muayenede belirtilerini ayrıntılı anlatır, tahlil ve ilaç yönergelerini anlar ve sağlıklı yaşam tavsiyelerini nezaketle tartışabilir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

İlk muayene: şikayetleri ayrıntılı anlatmak

Doktor hastayı nasıl dinliyor ve hasta şikayetini beden diliyle nasıl gösteriyor?

CEFR B2 can-do hedefi şudur: Öğrenci ağrının yerini, süresini, şiddetini ve eşlik eden belirtileri bağlaçlarla anlatabilir; doktorun kısa sorularını anlayıp yanıtlar. Dünya genelinde bu konu Arzt-Patienten-Gespräch başlığıyla B1 sonu ve B2 başında işlenir; DACH ülkelerinde ilk durak çoğu zaman Hausarzt (hau-zarst) yani aile hekimidir. Acil servis, hayati olmayan şikayetlerde ilk tercih değildir; randevu ve sıra sistemi günlük hayatın parçasıdır.

Dinleme ve anlatma kalıpları B2’yi aşmaz. Doktor açar: Guten Tag. Was führt Sie zu mir? (gu-ten tak. vas fürt zi tsu mir) — Günaydın. Sizi bana ne getirdi? Süre sorulur: Seit wann haben Sie diese Beschwerden? (zayt van ha-ben zi di-ze be-şver-den) — Bu şikayetler ne zamandır var? Yer ve nitelik: Wo genau tut es weh? (vo ge-nau tut es ve) — Tam olarak neresi ağrıyor? Hasta somut konuşur: Seit drei Tagen habe ich starke Kopfschmerzen und mir ist oft schwindelig. (zayt dray ta-gen ha-be ih ştar-ke kopf-şmertsen und mir ist oft şvin-de-lih) — Üç gündür şiddetli baş ağrım var ve sık sık başım dönüyor.

Şiddet ve tetikleyici B2’de sayılar ve zaman zarflarıyla verilir: Die Schmerzen sind besonders morgens schlimm. (di şmertsen zint be-zon-ders mor-gens şlim) — Ağrılar özellikle sabahları kötü. Eşlik eden belirti: Ich habe kein Fieber, aber ich bin sehr müde. (ih ha-be kayn fi-ber, a-ber ih bin ze-er mü-de) — Ateşim yok ama çok yorgunum. Öğrenci ‘iyi değilim’ deyip bırakmaz; süre, yer, şiddet ve tetikleyici dört bilgiyi verir. Bu, hekimin doğru soruyu sormasını kolaylaştırır.

Örnek

Kısa diyalog. Doktor: Was genau fehlt Ihnen? (vas ge-nau felt i-nen) — Tam olarak neyiniz var? Hasta: Seit einer Woche habe ich Magenschmerzen, besonders nach dem Essen. Manchmal ist mir auch übel. (zayt ay-ner vo-he ha-be ih ma-gen-şmertsen, be-zon-ders nah dem e-sen. manç-mal ist mir auh ü-bel) — Bir haftadır mide ağrım var, özellikle yemekten sonra. Bazen de midem bulanıyor. Doktor: Haben Sie Durchfall oder Verstopfung? (ha-ben zi durh-fal o-der fer-ştop-fung) — İshaliniz veya kabızlığınız var mı? Hasta: Nein, aber ich esse seit Tagen sehr wenig. (nayn, a-ber ih e-se zayt ta-gen ze-er ve-nih) — Hayır ama günlerdir çok az yiyorum.

Tahlil sonuçlarını ekranda anlamak

Doktor ekrandaki sonuçları gösterirken hasta nereye bakıyor?

B2 can-do: Öğrenci basit tahlil açıklamasını (yüksek, düşük, normal aralık) anlar ve kısa soru sorar. Almanya’da birçok pratisyen sonuçları bilgisayarda gösterir; kelimeler günlük B2 dağarcığındadır: Blutwerte (blut-ver-te) kan değerleri, Befund (be-funt) bulgu, Cholesterin (ko-les-te-rin), Blutzucker (blut-tsu-ker) kan şekeri, Blutdruck (blut-druk) tansiyon. Tarihçe olarak dil kitapları 1990’lardan beri ‘beim Arzt’ ünitesinde bu sözcükleri fotoğraf ve formlarla öğretir; amaç korku yaratmak değil, sayıyı ve yorumu ayırmaktır.

Doktor yumuşak bir yorum kalıbı kullanır: Ihre Blutwerte sind insgesamt in Ordnung. (i-re blut-ver-te zint in-ge-zamt in ord-nung) — Kan değerleriniz genel olarak yolunda. Uyarı: Allerdings ist Ihr Cholesterin etwas zu hoch. (a-ler-dingz ist ir ko-les-te-rin et-vas tsu hoh) — Ancak kolesterolünüz biraz yüksek. Hasta net sorar: Was bedeutet das genau für mich? (vas be-doy-tet das ge-nau für mih) — Bu benim için tam olarak ne anlama geliyor? İzlem: Wir sollten das in drei Monaten noch einmal kontrollieren. (vir zol-ten das in dray mo-na-ten noh ay-mal kon-tro-li-ren) — Bunu üç ay sonra bir kez daha kontrol etmeliyiz. Kontrolle burada ‘denetim’ değil, kontrol muayenesidir.

Öğrenci panik kelimesi aramaz. Das ist kein Grund zur Sorge, aber wir müssen etwas ändern. (das ist kayn grunt tsur zor-ge, a-ber vir mü-sen et-vas en-dern) — Endişelenecek bir neden yok ama bir şeyi değiştirmeliyiz. Bu cümle B2’de hem teselli hem eylem içerir. Sık günlük durum: sonuç e-posta veya hasta portalıyla da gelir; aynı fiiller (erhöht yükselmiş, niedrig düşük, im Normalbereich normal aralıkta) kullanılır.

Örnek

Ekran başı konuşma. Doktor: Schauen Sie hier: Der Blutzucker ist leicht erhöht. (şau-en zi hir: der blut-tsu-ker ist layht er-höht) — Şuraya bakın: Kan şekeri hafif yüksek. Hasta: Muss ich jetzt Medikamente nehmen? (mus ih yetst me-di-ka-men-te ne-men) — Şimdi ilaç mı almam gerekiyor? Doktor: Noch nicht. Zuerst versuchen wir es mit Ernährung und Bewegung. (noh niht. tsu-erst fer-zu-hen vir es mit er-ne-rung und be-ve-gung) — Henüz değil. Önce beslenme ve hareketle deneriz. Hasta: Wann bekomme ich die nächsten Termine? (van be-ko-me ih di nehş-ten ter-mi-ne) — Sonraki randevuları ne zaman alırım?

Sağlıklı beslenme planını konuşmak

Doktor beslenme planını anlatırken hangi yiyecekleri işaret ediyor olabilir?

B2 can-do: Öğrenci beslenme önerisini anlar, itirazını veya alışkanlığını nazikçe söyler, küçük bir plan üzerinde anlaşır. Almanca derslerinde bu konu sağlıklı yaşam ve çevre üniteleriyle bağlanır; günlük hayatta ise yüksek kolesterol, kilo veya mide şikayetinden sonra gelir. Temel sözcükler: Ernährung (er-ne-rung) beslenme, ausgewogen (aus-ge-vo-gen) dengeli, ballaststoffreich (ba-last-ştof-rayh) posalı, weniger Zucker und Fett (ve-ni-ger tsu-ker und fet) daha az şeker ve yağ, mehr Gemüse und Vollkorn (mer ge-mü-ze und fol-korn) daha çok sebze ve tam tahıl.

Doktor tavsiyeyi emir gibi değil, öneri kipiyle verir; B2’de sollten ve könnten yeterlidir: Sie sollten täglich mehr Gemüse essen. (zi zol-ten teg-lih mer ge-mü-ze e-sen) — Her gün daha çok sebze yemelisiniz. Versuchen Sie, süße Getränke durch Wasser zu ersetzen. (fer-zu-hen zi, zü-se ge-tren-ke durh va-ser tsu er-zet-sen) — Tatlı içecekleri suyla değiştirmeyi deneyin. Hasta gerçekçi itiraz eder: Das fällt mir schwer, weil ich oft in der Kantine esse. (das felt mir şver, vayl ih oft in der kan-ti-ne e-se) — Bu bana zor geliyor çünkü sık sık kantinde yiyorum. Uzlaşma B2’nin kalbidir: Dann wählen Sie dort die kleine Portion und extra Salat. (dan ve-len zi dort di klai-ne por-tsi-on und ex-tra za-lat) — O zaman orada küçük porsiyonu ve ekstra salatayı seçin.

Sık yanlış anlama, ‘diyet’ sözcüğünün Almancada her zaman zayıflama anlamına geldiğini sanmaktır. Diät (di-et) hekim dilinde belirli bir beslenme düzeni de olabilir; günlük konuşmada Ernährungsumstellung (er-ne-rungs-um-şte-lung) beslenme değişikliği daha nettir. Öğrenci ‘hiçbir şey yemeyeceğim’ demez; ölçülebilir adım söyler: Ich kann ab morgen statt Limonade Wasser trinken. (ih kan ap mor-gen ştat li-mo-na-de va-ser trin-ken) — Yarın itibarıyla limonata yerine su içebilirim.

Örnek

Plan konuşması. Doktor: Ihr Plan für zwei Wochen: weniger Fastfood, mehr Obst und zwei Liter Wasser am Tag. (ir plan für tsvay vo-hen: ve-ni-ger fast-fud, mer opst und tsvay li-ter va-ser am tak) — İki haftalık planınız: daha az fast food, daha çok meyve ve günde iki litre su. Hasta: Darf ich abends noch Brot essen? (darf ih a-bents noh brot e-sen) — Akşamları hâlâ ekmek yiyebilir miyim? Doktor: Ja, aber lieber Vollkornbrot und nicht zu spät. (ya, a-ber li-ber fol-korn-brot und niht tsu şpet) — Evet ama tercihen tam buğday ekmeği ve çok geç olmasın.

Reçeteli ilaçları evde doğru kullanmak

Doktor ilaç kutusunu gösterirken hasta neye dikkat ediyor?

B2 can-do: Öğrenci doz, sıklık, süre ve aç-tok bilgisini anlar; anlamadığı noktayı sorar. Eczane ve ev, muayene kadar önemlidir. Temel sözcükler: Rezept (re-tsept) reçete, Tablette (ta-ble-te), Tropfen (trop-fen) damla, Dosierung (do-zi-rung) doz, Nebenwirkungen (ne-ben-vir-kun-gen) yan etkiler, nüchtern (nüh-tern) aç karnına. Tarihçe: Avrupa dil sınavlarında ‘Packungsbeilage’ yani prospektüs okuma B2 okuma becerisine girer; tam tıbbi metin C1’dir, bu ünitede yalnızca sözlü yönerge vardır.

Kullanım cümleleri kısa ve tekrarlıdır: Nehmen Sie morgens und abends eine Tablette ein. (ne-men zi mor-gens und a-bents ai-ne ta-ble-te ayn) — Sabah ve akşam birer tablet alın. Fiil einnehmen (ayn-ne-men) ‘içine almak / yutmak’ anlamındadır; yemek fiili kullanılmaz. Aç-tok: Bitte nehmen Sie das Medikament nüchtern ein, also vor dem Frühstück. (bi-te ne-men zi das me-di-ka-ment nüh-tern ayn, al-zo for dem frü-ştük) — Lütfen ilacı aç karnına, yani kahvaltıdan önce alın. Süre: Sie müssen das zehn Tage lang nehmen, auch wenn es Ihnen schon besser geht. (zi mü-sen das tsen ta-ge lang ne-men, auh ven es i-nen şon be-ser geyt) — Kendinizi iyi hissetseniz bile on gün boyunca almalısınız.

Güvenlik soruları B2 nezaketindedir: Welche Nebenwirkungen sind möglich? (vel-he ne-ben-vir-kun-gen zint mög-lih) — Hangi yan etkiler mümkün? Darf ich dazu Kaffee trinken? (darf ih da-tsu ka-fe trin-ken) — Bununla birlikte kahve içebilir miyim? Was mache ich, wenn ich eine Dosis vergesse? (vas ma-he ih, ven ih ai-ne do-zis fer-ge-se) — Bir dozu unutursam ne yaparım? Doktor tipik yanıt: Nehmen Sie nicht die doppelte Menge, sondern warten Sie bis zur nächsten Uhrzeit. (ne-men zi niht di dop-pel-te men-ge, zon-dern var-ten zi bis tsur nehş-ten ur-tsayt) — Çift doz almayın, bir sonraki saati bekleyin. Alkol ve araç kullanımı da sorulabilir: Darf ich Auto fahren? (darf ih au-to fa-ren).

Örnek

Ev talimatı. Doktor: Drei Mal täglich eine Tablette nach dem Essen, sieben Tage lang. (dray mal teg-lih ai-ne ta-ble-te nah dem e-sen, zi-ben ta-ge lang) — Yedi gün boyunca günde üç kez, yemekten sonra bir tablet. Hasta: Kann ich die Tablette teilen? (kan ih di ta-ble-te tay-len) — Tableti bölebilir miyim? Doktor: Nein, bitte schlucken Sie sie ganz mit Wasser. (nayn, bi-te şlu-ken zi zi gants mit va-ser) — Hayır, lütfen bütün olarak suyla yutun. Hasta: Und wenn mir übel wird? (und ven mir ü-bel virt) — Ya midem bulanırsa? Doktor: Dann rufen Sie uns an und nehmen Sie nichts extra. (dan ru-fen zi uns an und ne-men zi nihts ex-tra) — O zaman bizi arayın ve ekstra bir şey almayın.

Koridorda ek tavsiye: hareket, su ve uyku

Poster üzerinde hangi sağlıklı alışkanlıklar görünüyor olabilir?

B2 can-do: Öğrenci kısa bir sağlık posterini veya hekimin koridordaki ek cümlelerini anlar ve kendi gününe bağlar. Gerçek hayatta görüşme odada bitmez; hemşire, poster veya kapı eşiği cümlesi pekiştirir. Sık görülen üç başlık: Bewegung (be-ve-gung) hareket, ausreichend trinken (aus-ray-hent trin-ken) yeterince içmek, Schlaf (şlaf) uyku. Bu üçlü, birçok ülke müfredatında ‘gesunde Lebensweise’ olarak B1–B2’de döner; matematiksel formül yoktur, ölçülebilir günlük adımlar vardır.

Poster dili emir kipinde kısa olur; konuşma dili yine sollten kullanır: Bewegen Sie sich mindestens 30 Minuten am Tag. (be-ve-gen zi zih min-des-tens dray-sih mi-nu-ten am tak) — Günde en az 30 dakika hareket edin. Trinken Sie etwa zwei Liter Wasser. (trin-ken zi et-va tsvay li-ter va-ser) — Yaklaşık iki litre su için. Versuchen Sie, vor Mitternacht ins Bett zu gehen. (fer-zu-hen zi, for mit-ter-naht ins bet tsu gey-en) — Gece yarısından önce yatmaya çalışın. Öğrenci abartılı söz vermez: Ich kann in der Mittagspause einen kurzen Spaziergang machen. (ih kan in der mi-taks-pau-ze ai-nen kur-tsen şpa-tsir-gang ma-hen) — Öğle arasında kısa bir yürüyüş yapabilirim.

Bir sonraki adım randevuyu bağlamaktır: Bitte kommen Sie in vier Wochen zur Kontrolle wieder. (bi-te ko-men zi in fir vo-hen tsur kon-tro-le vi-der) — Lütfen dört hafta sonra kontrole yine gelin. Öğrenci not alır: Soll ich ein Ernährungstagebuch führen? (zol ih ayn er-ne-rungs-ta-ge-buh fü-ren) — Beslenme günlüğü tutayım mı? Bu soru B2’de hem dil hem sorumluluk gösterir. Poster ezberlenmez; üç somut fiil yeter: yürümek, su içmek, erken yatmak.

Örnek

Koridor konuşması. Doktor: Schauen Sie das Poster an: viel trinken, wenig Zucker, treppe statt Aufzug. (şau-en zi das pos-ter an: fil trin-ken, ve-nih tsu-ker, tre-pe ştat auf-tsuk) — Postere bakın: çok su, az şeker, asansör yerine merdiven. Hasta: Ich arbeite im Büro. Geht auch Radfahren am Wochenende? (ih ar-bay-te im bü-ro. geyt auh rat-fa-ren am vo-hen-en-de) — Ofiste çalışıyorum. Hafta sonu bisiklet de olur mu? Doktor: Ja, das ist sogar sehr gut. Hauptsache, Sie bleiben nicht den ganzen Tag sitzen. (ya, das ist zo-gar ze-er gut. hapt-za-he, zi blai-ben niht den gan-tsen tak zit-sen) — Evet, hatta çok iyi. Önemli olan bütün gün oturmamak.

Türkçe konuşanların sık dil hataları ve nezaket

Türkçeden bire bir çeviri, sağlık diyalogunda en çok hatayı üretir. Birincisi hitap: Türkiye’de ‘doktor bey / hanım’ doğaldır; Almancada görüşmede Sie zorunludur, du yabancıdır. Herr Doktor / Frau Doktorin duyulur ama çoğu hasta doğrudan Sie ile cümleye başlar. İkincisi ağrı sözcüğü: Türkçe ‘ağrım var’ tekil gelir; Almancada çoğu zaman Ich habe Schmerzen. (ih ha-be şmertsen) veya Es tut weh. (es tut ve) kullanılır. Ich habe Schmerz eksik ve doğal değildir. Üçüncüsü üşüme ve ateş: Ich bin kalt yanlıştır; doğru Mir ist kalt. (mir ist kalt) ve ateş için Ich habe Fieber. (ih ha-be fi-ber).

İlaç fiili karışır: Türkçe ‘hap yemek’ duyulur; Almancada Tabletten einnehmen veya nehmen denir, essen kullanılmaz. Rezept yanlış arkadaş olabilir: hem reçete hem yemek tarifi demektir; bağlam eczaneyse reçetedir. Söz dizimi: ‘üç gündür’ zaman ifadesi fiile yakın durur: Ich habe seit drei Tagen Kopfschmerzen. Doğrudan emir gibi ricada bulunmak kaba gelir. Schreiben Sie mir ein Rezept! yerine Könnten Sie mir bitte etwas verschreiben? (kön-ten zi mir bi-te et-vas fer-şrai-ben) — Bana bir şey yazar mısınız? Konjunktiv II burada abartı değil, B2 nezaketidir.

Anlamadığı hâlde ‘evet’ demek tehlikelidir. B2 öğrencisi şu üç cümleyi ezberler: Könnten Sie das bitte wiederholen? (kön-ten zi das bi-te vi-der-ho-len) — Tekrarlar mısınız? Was bedeutet dieses Wort? (vas be-doy-tet di-zes vort) — Bu sözcük ne demek? Soll ich das nüchtern nehmen? (zol ih das nüh-tern ne-men) — Bunu aç karnına mı alayım? Soru sormak nezaketsizlik değil, hasta güvenliğidir. Öğretmenler dünyada bu üniteyi rol oyunuyla bitirir: biri hekim, biri hasta, üçüncü kişi eczacı olur; amaç kelime yarışı değil, yanlış anlamayı durdurmaktır.

Örnek

Hatalı ve düzeltilmiş çift. Yanlış: Doktor, ich bin Schmerz, gib mir Medizin. Doğru: Entschuldigung, ich habe seit zwei Tagen starke Rückenschmerzen. Könnten Sie mir bitte helfen? (ent-şul-di-gung, ih ha-be zayt tsvay ta-gen ştar-ke rü-ken-şmertsen. kön-ten zi mir bi-te hel-fen) — Affedersiniz, iki gündür şiddetli bel ağrım var. Bana yardımcı olur musunuz? Yanlış: Ich esse die Tabletten mit Cola. Doğru: Ich nehme die Tabletten mit Wasser ein. (ih ne-me di ta-ble-ten mit va-ser ayn) — Tabletleri suyla alıyorum.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Almancada ‘Ich habe Schmerz’ demek yeterlidir. Doğrusu: Doğal biçim çoğul Ich habe Schmerzen veya Es tut weh kalıbıdır; yer ve süre eklenir.
  • Yanlış: Rezept yalnızca yemek tarifidir, eczanede başka söz gerekir. Doğrusu: Eczane ve muayene bağlamında Rezept reçete demektir; tarifi bağlam ayırır.
  • Yanlış: İlaç için ‘essen’ fiili kullanılır çünkü Türkçede hap yenir. Doğrusu: Doğru fiil einnehmen / nehmen dir; essen yemek içindir.
  • Yanlış: Doktorla hemen du konuşulur, çünkü sağlık samimi bir konudur. Doğrusu: Muayene resmi ortamdır; B2’de varsayılan hitap Sie dir.
  • Yanlış: Anlamadım demek kaba olur, baş sallamak yeter. Doğrusu: Yanlış anlaşılan doz tehlikelidir; Könnten Sie das bitte wiederholen? beklenen B2 davranışıdır.

Bir adım ileri

Bir üst dil basamağında (C1’e giden yol) öğrenci prospektüs ve hasta bilgilendirme metinlerindeki uzun cümleleri okur, pasif ve isim tamlamalarını çözer. Hastane stajı veya Pflege alanında röntgen, ameliyat onamı ve interdisipliner rapor gibi daha teknik sözcükler gelir. B2’deki ‘anladım ve tekrar ettim’ becerisi, C1’de ‘riski kendi cümlelerimle özetledim’ becerisine dönüşür. Yasal hasta hakları ve sigorta yazışması da o basamakta durur; bu ünitede henüz yoktur.

Özet

B2’de doktor-hasta konuşması dört bilgi ister: süre, yer, şiddet, tetikleyici. Tahlil, beslenme, ilaç ve günlük hareket aynı nezaket kalıplarıyla (Sie sollten, Könnten Sie) bağlanır. Türkçeden gelen tekil ağrı, hap yemek ve senli hitap düzeltilince hem dil hem güvenlik yerine oturur.

Örnek sorular

1. Doktor hastasına spor yapmasını tavsiye ederken hangi cümleyi kullanır?
  1. Sie sollten jeden Tag 30 Minuten spazieren gehen.
  2. Sie müssen sofort ins Krankenhaus gehen.
  3. Sie dürfen gar keinen Sport treiben.
  4. Sie können morgen wieder arbeiten.
Cevabı göster
Doğru cevap: Sie sollten jeden Tag 30 Minuten spazieren gehen.
Doktor hastasına sağlıklı bir yaşam tarzı için düzenli yürüyüş önerir; diğer seçenekler ya çok sert ya da konu dışıdır.
2. Hasta doktora baş ağrısını anlatırken hangi ifadeyi kullanır?
  1. Ich habe starke Kopfschmerzen seit gestern.
  2. Ich will ein Rezept für Antibiotika.
  3. Ich habe gestern im Park Fußball gespielt.
  4. Ich fühle mich sehr hungrig.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich habe starke Kopfschmerzen seit gestern.
Cümle, hastanın şikayetini doğrudan ve doğru şekilde ifade eder; diğer seçenekler konuyla ilgili değildir.
3. Doktor hastasına bol su içmesini önerirken hangi cümleyi kurar?
  1. Trinken Sie bitte mindestens zwei Liter Wasser am Tag.
  2. Sie müssen sofort operiert werden.
  3. Sie dürfen keinen Zucker essen.
  4. Nehmen Sie diese Tabletten nur morgens.
Cevabı göster
Doğru cevap: Trinken Sie bitte mindestens zwei Liter Wasser am Tag.
Cümle, doktorun hastaya sıvı alımını artırma tavsiyesini doğru şekilde verir; diğer seçenekler farklı tavsiyeler içerir.
4. Hasta doktora uyku sorunu yaşadığını nasıl anlatır?
  1. Ich kann nachts nicht gut schlafen.
  2. Ich habe gestern viel Sport gemacht.
  3. Ich möchte ein neues Rezept.
  4. Ich fühle mich sehr fit.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich kann nachts nicht gut schlafen.
Cümle, hastanın uyku sorununu doğrudan ifade eder; diğer seçenekler konuyla ilgili değildir.
5. Doktor hastasına sigarayı bırakmasını tavsiye ederken hangi cümleyi kullanır?
  1. Sie sollten mit dem Rauchen aufhören.
  2. Sie müssen mehr Kaffee trinken.
  3. Sie dürfen jeden Tag Schokolade essen.
  4. Sie können morgen wieder rauchen.
Cevabı göster
Doğru cevap: Sie sollten mit dem Rauchen aufhören.
Cümle, doktorun sigarayı bırakma tavsiyesini doğru şekilde verir; diğer seçenekler konu dışıdır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Sağlık Sistemi Kelime Seti (Krankenversicherung, Prävention)Sağlık Köşesi Yazısı ve Uzman Söyleşisi (Okuma-Dinleme) ›