B1’de tarif yazmak ve restoranda sipariş vermek, yemeği sırayla anlatmayı ve nazikçe istemeyi aynı dil becerisinde birleştirir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
B1 can-do hedefleri
CEFR B1’de öğrenen kişi basit bir tarifi adım adım yazabilir, menüyü anlayabilir ve restoranda sipariş verebilir. Hedef şudur: Ich kann ein einfaches Rezept schreiben. (okunuşu: ih kan ayn aynfahhes re'tsept şrayben) Basit bir tarif yazabilirim. Bir diğeri: Ich kann im Restaurant essen bestellen. (ih kan im restorant esen beştellen) Restoranda yemek sipariş edebilirim.
Dünyada iletişimsel dil öğretimi 1970’lerden beri mutfağı sınıfa alır; çünkü sofra hem kelime hem nezaket öğretir. Konu yalnızca yemek adları listesi değildir. Sıra bağlaçları, nazik istek ve malzeme sorma aynı ünitede birleşir. Sık yanlış, bu ünitenin sadece kelime ezberi sanılmasıdır.
Örnek
Can-do cümlesi: Ich kann nach den Zutaten fragen und höflich bestellen. (ih kan nah den tsu'taten fraagen unt hööflih beştellen) Malzemeleri sorabilir ve nazikçe sipariş verebilirim.
Tarif nasıl yazılır
Almanca tarifte başlıktan sonra Zutaten (tsu'taten, malzemeler) ve Zubereitung (tsu-bereytung, hazırlanış) gelir. B1’de iki stil yeter. Mastar stili: Die Zwiebeln klein schneiden. (di tsvi:beln kleyn şnayden) Soğanları küçük doğrayın. Nazik emir: Nehmen Sie 500 Gramm Kartoffeln. (neemen zi: fünhundert gram karto-feln) 500 gram patates alın.
Sıra sözcükleri omurgadır: zuerst (tsu:'erst, önce), dann (dan, sonra), danach (da'nah, ardından), zum Schluss (tsum şlus, sonunda). Ölçü olarak Gramm, Liter ve eine Prise Salz (ayna pri:ze zalts, bir tutam tuz) kullanılır. Süre için ungefähr 20 Minuten (ungeföör tsvantsih minu:ten) yaklaşık 20 dakika demektir.
Örnek
Titel: Tomatensuppe. Zutaten: 6 Tomaten, 1 Zwiebel, 1 EL Öl, Salz. Zubereitung: Zuerst die Zwiebel schneiden. Dann das Öl erhitzen. Danach 15 Minuten kochen. Zum Schluss mit Salz abschmecken. Başlık: Domates çorbası. Malzemeler: 6 domates, 1 soğan, 1 yemek kaşığı yağ, tuz. Önce soğanı doğrayın. Sonra yağı ısıtın. Ardından 15 dakika pişirin. Sonunda tuzla tadına bakın.
Evde klasik patates çorbası
Kartoffelsuppe (karto-fel-zupe) Alman evlerinde sık pişen, doyurucu bir çorbadır. Patates, soğan, havuç ve bazen pırasa konur. B1 cümlesi: In Deutschland isst man oft Kartoffelsuppe. (in doyçlant ist man oft karto-fel-zupe) Almanya’da sık sık patates çorbası yenir. El yazısı tarifler derslerde kısa ve otantik metin olarak işe yarar.
Öğrenci tarifi kendi ağzından da yazabilir: Ich schäle die Kartoffeln und schneide sie klein. (ih şeele di karto-feln unt şnayde zi: kleyn) Patatesleri soyarım ve küçük doğrarım. Dün yaptıysa: Gestern habe ich eine Suppe gekocht. (gestern haabe ih ayna zupe gekoht) Dün bir çorba pişirdim. Böylece tarif ile geçmiş zaman bağlanır.
Örnek
Zutaten: 800 g Kartoffeln, 1 Zwiebel, 2 Karotten, 1 Liter Wasser, Salz. Zuerst alles klein schneiden. Dann im Topf anbraten. Danach 25 Minuten kochen. Zum Schluss würzen. Guten Appetit! (guten apetiit) Malzemeler: 800 g patates, 1 soğan, 2 havuç, 1 litre su, tuz. Önce her şeyi küçük doğrayın. Sonra tencerede kavurun. Ardından 25 dakika pişirin. Sonunda baharatlayın. Afiyet olsun!
Restoranda sipariş diyaloğu
Sıra şöyledir: masa, menü, sipariş, hesap. Einen Tisch für zwei Personen, bitte. (aynen tiş für tsvay perzoonen bitte) İki kişilik bir masa lütfen. Hier ist die Speisekarte. (hiir ist di şpayze-karte) İşte menü. Nazik istek: Ich hätte gern die Kartoffelsuppe. (ih hete gern di karto-fel-zupe) Patates çorbası alabilir miyim? Ich will (ih vil) çok serttir; Türkçe isterim sözünü birebir taşımayın.
Öneri: Was können Sie empfehlen? (vas könen zi: empfeelen) Ne önerirsiniz? Alerji: Ich bin allergisch gegen Nüsse. (ih bin alerğiş geegen nüse) Kuruyemişe alerjim var. Vejetaryen tercih: Ich esse vegetarisch. (ih ese vegetaarish) Vejetaryen yerim. Hesap: Die Rechnung, bitte. (di reh-nung bitte) Hesap lütfen.
Örnek
Garson: Guten Tag! Was möchten Sie trinken? (guuten taak! vas möhten zi: trinken) Merhaba! Ne içmek istersiniz? Konuk: Ein Wasser bitte. Danach hätte ich gern die Speisekarte. (ayn vaser bitte. da'nah hete ih gern di şpayze-karte) Bir su lütfen. Sonra menüyü alayım. Garson: Möchten Sie etwas essen? (möhten zi: etvas esen) Bir şey yemek ister misiniz? Konuk: Ja, ich nehme die Suppe und Brot. (yaa, ih neeme di zupe unt broot) Evet, çorba ve ekmek alıyorum.
Menü okuma ve sınıf tekrarı
Menü bölümleri: Vorspeise (forşpayze, başlangıç), Hauptgericht (haupt-geriht, ana yemek), Nachspeise (nahşpayze, tatlı), Getränke (getrenke, içecekler). Soru kalıpları: Was ist das? (vas ist das) Bu nedir? Was ist darin? (vas ist daarin) İçinde ne var? Tat sıfatları: scharf (şarf, acı), süß (züüs, tatlı), salzig (zaltsih, tuzlu).
Sınıfta biri garson biri konuk olur; amaç sırayı bozmadan konuşmaktır. Können wir bitte bestellen? (könen viir bitte beştellen) Sipariş verebilir miyiz? Paket: zum Mitnehmen (tsum mit-neemen). Yerinde yemek: zum Hieressen (tsum hiir-esen). Bu iki kalıp kafe ve büfede her gün işe yarar.
Örnek
Als Vorspeise einen Salat. Als Hauptgericht Bratwurst mit Kartoffeln. Keinen Kuchen, danke. Zum Trinken Apfelsaft, bitte. Başlangıç olarak salata. Ana yemek patatesli bratwurst. Pasta yok, teşekkürler. İçmek için elma suyu lütfen.
Tarif kartı, kültür ve Türkçe kaynaklı tuzaklar
Bazı restoranlar tabağın yanına kısa tarif kartı koyar. Kartta ad, birkaç malzeme ve bölge notu bulunur: Ein klassisches Gericht aus Bayern. (ayn klasişes geriht aus bayern) Bavyera’dan klasik bir yemek. Öğrenci yorumlar: Das schmeckt gut, weil es nicht zu salzig ist. (das şmekt guut vayl es niht tsu zaltsih ist) Çok tuzlu olmadığı için tadı güzel. weil (vayl, çünkü) B1 gerekçe bağlacıdır.
Türkçe konuşanlar isterim sözünü ich will diye çevirir; doğrusu ich möchte veya ich hätte gern kalır. Rechnung restorandaki hesaptır. Guten Appetit sofrada dilektir; her afiyet olsun yerine yapıştırılmaz. Aynı yemeği bir kez tarif, bir kez sipariş olarak yazmak üniteyi pekiştirir.
Örnek
Kart: Kartoffelsuppe nach Hausrezept. Mit Karotten und Lauch. Ev usulü patates çorbası. Havuçlu ve pırasalı. Sipariş: Ich hätte gern die Kartoffelsuppe, aber bitte ohne Lauch. Ich mag keinen Lauch. (ih maak kaynen lauh) Patates çorbası alayım ama pırasasız. Pırasayı sevmiyorum.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Restoranda isterim karşılığı olarak Ich will die Suppe. demek. Doğrusu: Bu cümle sert durur. B1’de Ich hätte gern die Suppe. veya Ich möchte die Suppe. kullanılır.
- Yanlış: Ich bin Hunger. demek. Doğrusu: Almancada açlık sahip olunan bir şeydir: Ich habe Hunger. (ih haabe hunger).
- Yanlış: Tarifte yalnızca emir kipi vardır sanmak. Doğrusu: Yazılı tariflerde mastar stili çok yaygındır: Die Zwiebeln schneiden. Sıra sözcükleri emirden daha önemlidir.
- Yanlış: Menüye her zaman Menü, hesaba Konto demek. Doğrusu: Restoran menüsü Speisekarte, hesap Rechnung olur. Menü bazen günün sabit menüsü anlamındadır.
- Yanlış: Rezept sözcüğünün artikelini karıştırmak. Doğrusu: das Rezept nötrdür; die Speisekarte dişil, der Hunger erildir. Artikel ezberi sipariş cümlesini düzeltir.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde öğrenci daha uzun otantik tarifleri ve yemek yorum yazılarını okur. Restoran şikâyetini gerekçeyle, daha ayrıntılı ve nazik yazar; beslenme alışkanlıklarını karşılaştırır. Tarif artık yalnızca adımlar değil, malzeme seçiminin nedenini de anlatan kısa bir metin olur. Bağlaçlar çoğalır; yemek kültürü üzerine paragraf yazmak beklenir.
Özet
B1’de tarif Zutaten ve sıra sözcükleriyle yazılır; restoranda ich hätte gern ile sipariş verilir. Menü bölümleri, alerji cümleleri ve hesap isteme gerçek hayatta işe yarar. Türkçe kaynaklı sert istekler ile yanlış artikel bu ünitenin asıl tuzaklarıdır.