B1 düzeyinde medya, haber ve sosyal ağ sözcükleriyle günlük bilgi kaynaklarını anlayabilir, hangisini neden kullandığını anlatabilir ve kısa bir haberi kendi cümlelerinle aktarabilirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Basılı medya: gazete ve dergi
B1 can-do hedefi şudur: Kısa ve açık bir gazete metninin ana noktasını anlayabilir, kendi basılı medya alışkanlığını basit cümlelerle anlatabilirsin. Almanca derslerinde basılı metinler uzun süredir kullanılır çünkü sözcükler somut ve tekrara uygundur. İki temel sözcüğü ayırt et: die Zeitung (di tsay-tung) gazete, die Zeitschrift (di tsayt-şrift) dergidir. İkisi de dişil gelir; belirsiz artikel eine Zeitung, eine Zeitschrift, çoğul die Zeitungen, die Zeitschriften.
Sık kalıplar şunlardır. Ich lese jeden Morgen die Zeitung. (İh le-ze yee-den mor-gen di tsay-tung.) Her sabah gazete okurum. Der Artikel auf Seite eins ist kurz. (Der ar-ti-kel auf zay-te ayns ist kurts.) Birinci sayfadaki yazı kısa. Die Schlagzeile ist groß und klar. (Di şlaak-tsay-le ist groos unt klaar.) Manşet büyük ve açıktır. Türkçedeki gazetede yazıyor anlamı Almancada çoğu zaman In der Zeitung steht ... ile kurulur; fiil stehen (şte-en), üçüncü tekil steht (şteet).
Basılı medyada kişi adları da B1’de yeterlidir: der Journalist (der jur-na-list), die Journalistin (di jur-na-lis-tin). Der Journalist schreibt einen Artikel. Gazeteci bir yazı yazar. Okur için der Leser, die Leserin kullanılır. Unutma: gazete kâğıt üzerindeki araçtır, haberin kendisi değildir.
Örnek
A: Liest du jeden Tag die Zeitung? (A: Liist du yee-den taak di tsay-tung?) A: Her gün gazete okur musun? B: Ja, am Morgen. Die Schlagzeile heute ist sehr aktuell. (B: Yaa, am mor-gen. Di şlaak-tsay-le hoy-te ist zeer ak-tü-el.) B: Evet, sabahları. Bugünkü manşet çok güncel. A: Und die Zeitschrift? A: Ya dergi? B: Die lese ich nur am Wochenende. B: Onu yalnızca hafta sonunda okurum.
Haber nedir: Nachricht ve Nachrichten
B1 can-do: Kısa bir haberi dinleyip veya okuyup konuyu ve önemli bilgiyi söyleyebilirsin. Almancada haberin kendisi die Nachricht (di naah-riht) sözcüğüdür; dişil ve tekildir. Televizyon veya radyodaki haber bülteni ise çoğul kalıpla die Nachrichten (di naah-rih-ten) olur. Bu ayrım dünyada Almanca öğretiminde özellikle vurgulanır çünkü Türkçe haber hem tek haberi hem bülteni karşılar. eine Nachricht bir haber, die Nachrichten um acht saat sekizdeki haberler demektir.
Günlük cümleler B1 yapılarıyla kurulur. Ich habe eine wichtige Nachricht gelesen. (İh haa-be ay-ne vih-ti-ge naah-riht ge-lee-zen.) Önemli bir haber okudum. Die Nachrichten im Radio sind kurz. (Di naah-rih-ten im raa-di-o zint kurts.) Radyodaki haberler kısadır. Er berichtet über den Unfall. (Eer be-rih-tet üü-ber deen un-fal.) O, kaza hakkında haber veriyor. Fiil berichten über + belirtme hali B1’de yeterlidir; informieren (in-for-mii-ren) da aynı alanda kullanılır: Wir informieren uns am Abend. Akşam bilgi alırız.
Sıfat olarak aktuell (ak-tü-el) güncel demektir; İngilizce actual ile karıştırılmaz. Die Nachricht ist aktuell, aber sehr kurz. Haber güncel ama çok kısa. Karşıt basit sözcükler: wahr (vaar) doğru, falsch (falş) yanlış, wichtig (vih-tih) önemli. B1’de uzun haber metni yazman beklenmez; üç dört cümleyle kim, ne, nerede söylemen yeter.
Örnek
A: Hast du die Nachricht über das Fußballspiel gehört? (Hast du di naah-riht üü-ber das fuus-bal-şpiil ge-hört?) A: Futbol maçı hakkındaki haberi duydun mu? B: Ja. Die Nachrichten um sechs waren klar. B: Evet. Saat altıdaki haberler açıktı. A: Ist die Information wahr? A: Bilgi doğru mu? B: Ich glaube ja, aber ich prüfe die Quelle. (İh glau-be yaa, aa-ber ih prüü-fe di kve-le.) B: Sanırım evet ama kaynağı kontrol ederim.
Dijital medya ve haber siteleri
B1 can-do: Basit bir haber sitesindeki başlığı ve kısa metni anlayabilir, haberi internette nerede okuduğunu söyleyebilirsin. Dijital araç sözcükleri günlük hayatta basılı sözcüklerden daha sık duyulur. das Internet (das in-ter-net), die Webseite (di vep-zay-te), die App (di ep), das Smartphone (das smaart-foon), das Tablet (das tab-let), der Computer (der kom-pyuu-ter). Almanya’da cep telefonu için hâlâ çok kullanılan sözcük das Handy (das han-di) sözcüğüdür; cinsiyeti nötrdür. Ich lese die Nachrichten auf dem Handy. Haberleri telefonda okurum.
Kalıplar kısa tutulur. Die Online-Zeitung ist schnell und kostenlos. (Di on-layn-tsay-tung ist şnel unt kos-ten-loos.) Çevrimiçi gazete hızlı ve ücretsizdir. Ich klicke auf den Link. (İh kli-ke auf deen link.) Bağlantıya tıklarım. Die Webseite hat viele Fotos. Sitenin çok fotoğrafı var. Karşılaştırma B1’de yeterlidir: Das Internet ist schneller als die Zeitung, aber die Zeitung ist oft ruhiger. İnternet gazeteden daha hızlıdır ama gazete çoğu zaman daha sakin olur. Zaman ifadesi: online çevrimiçi, offline çevrimdışı.
Dünyada B1 sınıflarında sık kullanılan gerçek kaynaklar yavaş konuşulmuş kısa haberlerdir; amaç her sözcüğü değil ana fikri yakalamaktır. Ich suche Informationen im Internet. İnternette bilgi ararım. Die App zeigt die Nachrichten live. Uygulama haberleri canlı gösterir. live (layf) B1’de kalıp olarak öğrenilir. Reklam için die Werbung (di ver-bung) demeyi unutma: Das ist keine Nachricht, das ist Werbung. Bu haber değil, reklam.
Örnek
A: Wo liest du heute die Nachrichten? A: Bugün haberleri nerede okuyorsun? B: Auf der Webseite. Die App ist auch gut. B: Sitede. Uygulama da iyi. A: Ist der Artikel lang? A: Yazı uzun mu? B: Nein, nur zehn Sätze. Ich teile ihn später. (Nayn, nuur tseen zet-se. İh tay-le iin şpee-ter.) B: Hayır, yalnızca on cümle. Onu sonra paylaşırım.
Sosyal ağ sözcükleri ve paylaşım kalıpları
B1 can-do: Hangi sosyal ağı kullandığını, orada ne yaptığını ve neden beğendiğini veya beğenmediğini basit gerekçeyle söyleyebilirsin. Temel sözcük das soziale Netzwerk (das zo-tsi-aa-le netz-verk), çoğul konuşmada sıkça die sozialen Medien (di zo-tsi-aa-len mee-di-en). Profil das Profil, fotoğraf veya kısa metin paylaşmak posten (pos-ten), paylaşmak teilen (tay-len), yorum yazmak kommentieren (ko-men-tii-ren). Beğenmek günlük dilde liken olarak da duyulur; daha Almanca kalıp Das gefällt mir. (Das ge-felt miir.) Bu bana hoş geliyor.
Kişi ve eylem cümleleri B1 fiil zamanlarıyla yeter. Ich folge einem Sportler. (İh fol-ge ay-nem şport-ler.) Bir sporcuyu takip ederim. Sie hat ein Video gepostet. O bir video paylaştı. Viele Leute kommentieren den Beitrag. (Fay-le loy-te ko-men-tii-ren deen bay-traak.) Birçok kişi gönderiyi yorumluyor. der Beitrag gönderi, das Video video, das Foto fotoğraf. abonnieren (a-bo-nii-ren) abone olmak: Ich abonniere diesen Kanal. Bu kanala abone olurum. Olumsuz görüş de B1’dir: Ich mag soziale Medien nicht, weil sie oft laut sind. Sosyal ağları sevmem çünkü sık sık gürültülüdürler.
Günlük hayatta aynı haber önce sitede, sonra sosyal ağda görünür. Bu yüzden teilen sözcüğü iki işe yarar: haberi başkasına göndermek ve bir şeyi bölmek. Medya bağlamında anlam paylaşmaktır. Bitte teile die Nachricht nicht, wenn du unsicher bist. Emin değilsen lütfen haberi paylaşma. unsicher (un-zi-her) emin değil. Kısa kural: önce oku, sonra paylaş. Ich lese zuerst, dann teile ich. Önce okurum, sonra paylaşırım.
Örnek
A: Warum bist du auf diesem sozialen Netzwerk? A: Neden bu sosyal ağdasın? B: Weil ich dort Nachrichten von Freunden sehe. (Vayl ih dort naah-rih-ten fon froyn-den zee-e.) B: Çünkü orada arkadaşlarımdan haber görüyorum. A: Kommentierst du oft? A: Sık yorum yazar mısın? B: Nein. Ich lese nur und teile selten. B: Hayır. Yalnızca okurum ve nadiren paylaşırım.
Aynı haberi farklı araçlarla karşılaştırmak
B1 can-do: Aynı konu için iki kaynağı basitçe karşılaştırabilir, hangisinin daha hızlı, daha kısa veya daha açık olduğunu söyleyebilirsin. Sınıfta dergi, tablet, telefon, radyo ve dizüstü bilgisayar yan yana durduğunda sözcükler somutlaşır. die Zeitschrift, das Tablet, das Handy, das Radio (das raa-di-o), der Laptop (der lep-top). Radyo için fiil hören (höö-ren), televizyon ve video için sehen veya schauen (şau-en), yazı için lesen. Ich höre die Nachrichten im Radio, aber ich lese Details auf dem Tablet. Haberleri radyoda dinlerim ama ayrıntıları tablette okurum.
Karşılaştırma kalıpları B1’in çekirdeğidir. Das Radio ist schneller als die Zeitschrift. Radyo dergiden daha hızlıdır. Das Handy ist praktischer als der Laptop, weil es klein ist. Telefon dizüstü bilgisayardan daha pratiktir çünkü küçüktür. Im Fernsehen sehe ich Bilder, in der Zeitung lese ich mehr Text. Televizyonda görüntü görürüm, gazetede daha çok metin okurum. das Fernsehen (das fern-zee-en) televizyon yayıncılığı / televizyon izleme; cihaz için günlük dilde der Fernseher da duyulur. Amaç uzun analiz değil, üç net fark söylemektir.
Sık yanlış anlama şudur: her araç aynı haberi aynı anda vermez. Radyo kısa ve işitseldir, dergi daha yavaş ve ayrıntılı olabilir, telefon ise her an eldedir. B1 cümlesi: Ich nutze viele Medien, aber nicht zur gleichen Zeit. Birçok medyayı kullanırım ama aynı anda değil. nutzen (nut-sen) kullanmak, B1 için uygun ve nötr bir fiildir.
Örnek
Somut olay: Sınıfta aynı spor haberi beş araçta durur. A: Wo ist die Nachricht am klarsten? A: Haber en açık nerede? B: In der Zeitschrift. Dort gibt es Fotos und einen langen Artikel. B: Dergide. Orada fotoğraflar ve uzun bir yazı var. A: Und im Radio? A: Ya radyoda? B: Im Radio ist sie kurz, aber sehr aktuell. B: Radyoda kısa ama çok güncel.
Medya birleşimi: televizyon, sosyal ağ ve kısa aktarım
B1 can-do: Televizyonda duyduğun kısa bir haberi sosyal ağdaki bir gönderiyle basitçe ilişkilendirebilir ve kendi cümlelerinle aktarabilirsin. Günlük hayatta medya tek kanal değildir; birçok kişi önce bülteni izler, sonra telefonunda aynı konuyu görür. Ich sehe die Nachrichten im Fernsehen und danach auf dem Handy. Haberleri televizyonda izlerim ve ardından telefonda. Danach (daa-naah) ardından. Die Sendung dauert fünfzehn Minuten. (Di zen-dung dau-ert funf-tseen mi-nuu-ten.) Yayın on beş dakika sürer. die Sendung program, yayın.
Haberi aktarma B1’de üç parça yeter: konu, yer veya kişi, senin kısa yorumun. Im Fernsehen gab es eine Nachricht über die Schule. Televizyonda okul hakkında bir haber vardı. Auf dem sozialen Netzwerk teilen viele Leute denselben Artikel. Sosyal ağda birçok kişi aynı yazıyı paylaşıyor. Ich finde das interessant, weil es uns betrifft. Bunu ilginç buluyorum çünkü bizi ilgilendiriyor. betreffen (be-tre-fen) ilgilendirmek; B1’de bu kadar yeter, uzun yorum gerekmez. Görüş kalıbı: Ich finde, dass ... bence ... Meiner Meinung nach ist die Quelle gut. (May-ner may-nung naah ist di kve-le guut.) Bana göre kaynak iyi.
Bir sonraki pratik adım, duyduğunu ezberlemeden kendi sözcüklerinle söylemektir. Zuerst höre ich, dann spreche ich. Önce dinlerim, sonra konuşurum. Sınıfta televizyon ve sosyal ağ birlikte durunca öğrenci görür ki aynı olay iki dilde değil, iki biçimde anlatılır: biri resimli ve hızlı, öteki kısa yazı ve yorum. B1 hedefi biçimleri adlandırmak ve birini seçmektir: Heute nutze ich das Fernsehen, nicht die sozialen Medien. Bugün televizyonu kullanıyorum, sosyal ağları değil.
Örnek
A: Was war in den Nachrichten? A: Haberlerde ne vardı? B: Es gab eine Nachricht über das Wetter. B: Hava hakkında bir haber vardı. A: Steht das auch online? A: Bu çevrimiçi de var mı? B: Ja. Viele teilen Fotos, aber das Fernsehen erklärt mehr. (Yaa. Fay-le tay-len fo-tos, aa-ber das fern-zee-en er-kleert meer.) B: Evet. Birçok kişi fotoğraf paylaşıyor ama televizyon daha çok açıklıyor.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Zeitung sözcüğünü haber anlamında kullanmak: Ich habe eine Zeitung gehört. Doğrusu: Gazete die Zeitung, haber die Nachricht, bülten die Nachrichten sözcüğüdür. Doğrusu: Ich habe eine Nachricht gehört. veya Ich habe die Nachrichten gehört.
- Yanlış: Nachrichten sözcüğünü tekil sanıp eine Nachrichten demek. Doğrusu: die Nachricht tekil ve dişildir; die Nachrichten çoğul bülten kalıbıdır. Bir haber için eine Nachricht denir.
- Yanlış: aktuell sözcüğünü gerçek anlamında kullanmak. Doğrusu: aktuell güncel demektir, gerçek değil. Gerçek / doğru için wahr veya echt kullanılır. Die Nachricht ist aktuell und wahr. Haber güncel ve doğrudur.
- Yanlış: Cinsiyetleri İngilizce veya Türkçeye göre uydurmak: der Radio, die Internet, der Handy. Doğrusu: Doğrusu das Radio, das Internet, das Handy, das Fernsehen, die Zeitung, die Nachricht, die Webseite sözcükleridir. Artikel sözcükle birlikte ezberlenir.
- Yanlış: teilen sözcüğünü yalnızca bölmek sanmak veya her paylaşım için İngilizce share demek. Doğrusu: Sosyal ağda paylaşmak teilen fiilidir. Ich teile den Artikel. Yazıyı paylaşırım. Bölmek anlamı başka bağlamdadır; medya dersinde önce paylaşmak öğrenilir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B2’de haber metinleri daha uzun ve dolaylı olur; başkasının sözünü aktarma ve daha resmi gazete dili devreye girer. O zaman berichten, dass ... kalıbının ötesinde yorum ile olayı ayıran bağlaçlar ve daha zengin sıfatlar istenir. Sosyal ağda da yalnızca teilen ve kommentieren yetmez; kaynağın güvenilirliğini gerekçeyle tartışmak beklenir. Şimdilik B1’de üç şey yeter: aracı adlandır, haberi kısa aktar, basitçe karşılaştır.
Özet
Bu konuda gazete, dergi, haber, bülten, internet, uygulama ve sosyal ağ sözcüklerini B1 sınırında ayırmayı öğrendin. Her Alman sözcük ve cümle hedef dilde kaldı; açıklama Türkçe, telaffuz Türkçe harflerle verildi. Can-do hedefi nettir: kısa haberi anla, kaynağını söyle, aynı olayı başka bir araçla karşılaştır ve gerekirse paylaşıp paylaşmayacağına basitçe karar ver.