Basit Almanca ile ağrını ve ateşini anlatmak, sonra da nazik bir öneri vermek A2 düzeyinde gerçek hayatta işe yarayan bir iletişim gücüdür.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Can-do hedefi: Belirtini doktora söylemek
A2 öğrencisi nasıl hissettiğini kısa cümlelerle söyleyebilir, basit bir belirtiyi adlandırabilir ve yardım isteyebilir. Avrupa dil çerçevesindeki can-do şudur: neyin ters gittiğini anlatabilirim. Bunun Almancası Ich kann sagen, was mir fehlt. (ih kann zaa-gen, vas mir felkt) cümlesidir. Dünya genelinde sağlık diyalogları iletişimsel derslerin klasik parçasıdır çünkü seyahat, öğrenci değişimi ve günlük yaşam aynı ihtiyacı doğurur.
Muayene odasında doktor çoğu zaman Guten Tag. Was fehlt Ihnen? (guu-ten taak. vas felt ii-nen) diye sorar. Hasta resmi hitapla cevap verir. Boğaz ağrısı için iki güvenli A2 kalıbı vardır: Ich habe Halsschmerzen. (ih haa-be hals-şmert-tsen) ve Mir tut der Hals weh. (mir tut der hals vee). Ich (ih) sözcüğündeki ses Türkçedeki ç değildir; yumuşak bir h gibi çıkar.
Resmi Sie (zii) doktora, eczacıya ve tanımadığın yetişkine aittir. Günlük hayatta öğretmen veya ev sahibi Geht es dir gut? (geet es diir guut) diye de sorabilir. Cevap kısa olabilir: Nein, ich bin krank. (nayn, ih bin krank). Ardından belirti gelir. A2’de uzun tıp sözlüğü beklenmez; net, yavaş ve doğru kalıp yeterlidir.
Örnek
Doktor: Was fehlt Ihnen? (vas felt ii-nen) Size ne oluyor? Hasta: Ich habe Halsschmerzen und Husten. (ih haa-be hals-şmert-tsen unt huus-ten) Boğazım ağrıyor ve öksürüğüm var. Doktor: Haben Sie auch Fieber? (haa-ben zii auh fii-ber) Ateşiniz de var mı? Hasta: Ja, ein bisschen. (yaa, ayn biis-şen) Evet, biraz. Doktor: Trinken Sie viel Tee und bleiben Sie im Bett. (trin-ken zii fiil tee unt blay-ben zii im bet) Bol çay için ve yatakta kalın.
Evde ateş ve şikayet: vücut ile belirti sözlüğü
Evde ateş çıktığında A2 öğrencisi önce vücut bölümünü, sonra şikayeti söyler. Sık kullanılan adlar şunlardır: der Kopf (der kopf) baş, der Hals (der hals) boğaz, der Bauch (der bauuh) karın, der Rücken (der rük-ken) sırt, der Fuß (der fuus) ayak, der Knöchel (der knö-şel) ayak bileği. Belirti kalıbı çoğunlukla Ich habe ...schmerzen. (ih haa-be ...şmert-tsen) biçimindedir. Fieber (fii-ber) ateş, Husten (huus-ten) öksürük, Schnupfen (şnup-fen) nezle ayrı sözcüklerdir; bunlara Schmerzen eklenmez.
Ateş için doğal cümle Ich habe Fieber. (ih haa-be fii-ber) cümlesidir. Yorgunluk için Ich bin müde. (ih bin müü-de) yeter. İlaç almadan önce ailece sık duyulan cümle Ich nehme eine Tablette. (ih nee-me ay-ne tab-le-te) bir hap alıyorum cümlesidir. das Medikament (das me-di-ka-ment) genel ilaç sözcüğüdür. A2’de doz hesabı ve etken madde adı beklenmez; neyin ağrıdığını ve ne yapmak istediğini söylemek yeter.
Dünya ders kitaplarında bu sözlük çoğu zaman bir vücut posteri ve küçük bir kontrol listesiyle öğretilir. Öğrenci aynanın karşısında Mir tut der Kopf weh. (mir tut der kopf vee) diyerek kalıbı bedenle birleştirir. Sık yanlış anlama şudur: her şikayetin sonuna Schmerzen eklemek. Ateş, öksürük ve yorgunluk ağrı değildir; ayrı söylenir.
Örnek
Ece evde ateşini gösterir ve annesine der: Mama, ich habe Fieber und Kopfschmerzen. (maa-maa, ih haa-be fii-ber unt kopf-şmert-tsen) Anneciğim, ateşim ve baş ağrım var. Anne: Dann geh ins Bett und nimm eine Tablette. (dan gee ins bet unt nim ay-ne tab-le-te) O zaman yatağa git ve bir hap al. Ece: Gut. Ich trinke auch viel Wasser. (guut. ih trin-ke auh fiil vas-ser) Tamam. Bol su da içerim.
Eczanede karın ağrısı için yardım istemek
Almanca konuşulan ülkelerde eczane ayrı bir uzmanlık mekânıdır; birçok ilaç tezgâhın arkasındadır. Bu yüzden A2’de eczacıya cümle kurmak can-do hedefin bir parçasıdır. Nazik istek kalıbı Ich hätte gern etwas gegen Bauchschmerzen. (ih het-te gern et-vas geg-en bauuh-şmert-tsen) Karın ağrısına karşı bir şey alabilir miyim? cümlesidir. etwas gegen ... (et-vas geg-en) bir şeye karşı bir şey kalıbı baş, boğaz ve öksürük için de işe yarar.
Eczacı sık sorar: Seit wann haben Sie das? (zayt van haa-ben zii das) Bu ne zamandır var? A2 cevabı kısa tutulur: Seit gestern. (zayt ges-tern) Dünden beri. Başka bir soru Nehmen Sie schon Medizin? (nee-men zii şoon me-di-tsiin) olabilir. Bilmiyorsan Ich weiß nicht. (ih vays niht) yeter. Reçete sözcüğü das Rezept (das re-tsept) A2 kitaplarında erken çıkar; her ilaç için reçete gerekmez ama eczacı yönlendirir.
Günlük hayatta bu diyalog turist için de, değişim öğrencisi için de aynıdır. Sesli ve yavaş konuşmak, belirtini bir kez tekrarlamak utanç değil, güvenliktir. Türkçe kaynaklı acele Geben Sie mir Medizin. (gee-ben zii mir me-di-tsiin) Bana ilaç verin cümlesi kaba durur. Bunun yerine hätte gern ve bitte (bi-te) lütfen sözcüğü kullanılır.
Örnek
Müşteri: Guten Tag. Ich hätte gern etwas gegen Bauchschmerzen, bitte. (guu-ten taak. ih het-te gern et-vas geg-en bauuh-şmert-tsen, bi-te) Eczacı: Haben Sie auch Übelkeit? (haa-ben zii auh ül-kayt) Mideniz de bulanıyor mu? Müşteri: Ja, ein wenig. (yaa, ayn vee-nih) Evet, biraz. Eczacı: Nehmen Sie das nach dem Essen. (nee-men zii das nahh deem es-sen) Bunu yemekten sonra alın.
Parkta ayak bileği: yardım istemek ve ilk öneri
Kaza anlatmak A2’de şimdiki zaman ve birkaç bilinen geçmiş biçimiyle yapılır. Ayak bileği için Mir tut der Knöchel weh. (mir tut der knö-şel vee) kalıbı yeter. Düşmeyi anlatmak için Ich bin hingefallen. (ih bin hin-ge-fal-len) düştüm cümlesi A2 Perfekt dağarcığına girer. Yardım isterken Können Sie mir bitte helfen? (kön-nen zii mir bi-te hel-fen) bana yardım eder misiniz? resmi ve naziktir. Tanıdık birine Kannst du mir helfen? (kannst duu mir hel-fen) denir.
Yoldan geçen ilk yardım çantasıyla öneri verebilir. A2 önerileri emir kipi veya sollten (zol-ten) ile kurulur. Resmi emir: Setzen Sie sich hin. (zet-tsen zii zih hin) Oturun. Legen Sie das Bein hoch. (lee-gen zii das bayn hohh) Bacağı yukarı kaldırın. Daha yumuşak öneri: Sie sollten zum Arzt gehen. (zii zol-ten tsum artst gee-en) Doktora gitmelisiniz. der Arzt (der artst) erkek doktor, die Ärztin (dii erst-in) kadın doktordur.
Dünya genelinde bu sahne rol oyunu olarak işlenir çünkü park, bahçe ve okul bahçesi gerçek mekânlardır. Amaç tıp dersi vermek değil; acil ve sakin dil kullanmaktır. Ağrı çok şiddetliyse A2 öğrencisi Bitte rufen Sie einen Arzt. (bi-te ruu-fen zii ay-nen artst) Lütfen bir doktor çağırın diyebilir. Kahraman gibi uzun cümle kurmak zorunda değilsin; kısa cümle daha anlaşılır.
Örnek
Kadın: Aua! Mir tut der Knöchel weh. Ich bin hingefallen. (au-a! mir tut der knö-şel vee. ih bin hin-ge-fal-len) Yoldan geçen: Kann ich Ihnen helfen? Setzen Sie sich hin. (kann ih ii-nen hel-fen? zet-tsen zii zih hin) Size yardım edebilir miyim? Oturun. Kadın: Ja, bitte. Danke. (yaa, bi-te. dan-ke) Yoldan geçen: Sie sollten das Bein nicht bewegen. (zii zol-ten das bayn niht be-vee-gen) Bacağı hareket ettirmemelisiniz.
Sporda sırt ağrısı: anlatmak ve öneri vermek
Spor salonunda sırt ağrısı gençlerin sık yaşadığı bir sahnedir. Kalıp yine aynıdır: Ich habe Rückenschmerzen. (ih haa-be rük-ken-şmert-tsen) veya Mir tut der Rücken weh. (mir tut der rük-ken vee). Antrenöre nedenini kısa tutarak söylemek A2 için yeter: Ich habe zu viel Sport gemacht. (ih haa-be tsuu fiil şport ge-maht) Çok spor yaptım. Ağrının yerini göstermek de dilin parçasıdır; parmakla sırtı göstermek cümlenin anlaşılmasını kolaylaştırır.
Öneri veren kişi emir kipini yumuşak kullanmalıdır. Machen Sie eine Pause. (ma-hen zii ay-ne pau-ze) Mola verin. Machen Sie heute keinen Sport. (ma-hen zii hoy-te kay-nen şport) Bugün spor yapmayın. Arkadaşa Du solltest dich hinlegen. (duu zol-test dih hin-lee-gen) Uzansan iyi olur. müssen (müs-sen) çok kesin ve sert durabilir; A2’de tavsiye için önce sollten öğretilir. kein Sport (kayn şport) hiç spor yok demektir ve olumsuz öneride işe yarar.
Bu sahne dünyada beden eğitimi ve dil dersinin kesiştiği yerdir. Öğrenci hem vücudunu dinlemeyi hem de sınır koymayı dil ile öğrenir. Sırt ağrısında espri veya uzun bahane A2 hedefini bozar. Net cümle, nazik öneri ve gerekirse Geh zum Arzt. (gee tsum artst) doktora git cümlesi yeter. Bir sonraki adımda aynı sahne daha uzun gerekçelerle anlatılacaktır.
Örnek
Öğrenci: Herr Trainer, mir tut der Rücken weh. (her tre-ner, mir tut der rük-ken vee) Antrenör: Setz dich hin. Du solltest heute keinen Sport machen. (zets dih hin. duu zol-test hoy-te kay-nen şport ma-hen) Öğrenci: Soll ich zum Arzt gehen? (zol ih tsum artst gee-en) Doktora gitmeli miyim? Antrenör: Ja. Und trink bitte viel Wasser. (yaa. unt trink bi-te fiil vas-ser) Evet. Ve lütfen bol su iç.
Türkçeden gelen hatalar ve nazik öneri kalıpları
Türkçe kaynaklı en sık hata, ağrı cümlesini sözcüğü sözcüğüne taşımaktır. Türkçede başım ağrıyor deriz; Almancada Mein Kopf ist krank. denmez. Doğrusu Ich habe Kopfschmerzen. veya Mir tut der Kopf weh. kalıbıdır. İkinci hata Ich bin Fieber. demektir; ateş olunmaz, ateş olur: Ich habe Fieber. Üçüncü hata doktora du demektir. Muayenehanede ve eczanede Sie kullanılır.
weh tun (vee tuun) kalıbında sözcük sırası Türkçeye benzemez. Mir tut der Bauch weh. cümlesinde mir başta, vücut bölümü ortada, weh sonda durur. Mein Bauch macht Schmerz. türü kopya cümleler A2’de yanlış sayılır. Schmerz tekil olarak günlük şikayette az kullanılır; çoğu zaman Schmerzen veya weh tun tercih edilir. Telaffuzda Ich sözcüğünü iç diye okumak da anlaşılmayı bozar.
Öneri verirken Türkçedeki sen mutlaka git baskısı Almancada Du musst ile sertleşir. A2’de önce Du solltest ve resmi Sie sollten öğretilir. Emir kipi de vardır ama bitte ile yumuşatılır: Gehen Sie bitte zum Arzt. (gee-en zii bi-te tsum artst). Arkadaşa kısa liste yeter: dinlen, su iç, sporu kes, doktora git. Bu dört öneri A2 dağarcığıyla kurulabilir ve günlük hayatta yeter.
Örnek
Yanlış: Mein Kopf ist krank. Du musst Tablette nehmen. Doğrusu: Ich habe Kopfschmerzen. Du solltest eine Tablette nehmen und dich hinlegen. (ih haa-be kopf-şmert-tsen. duu zol-test ay-ne tab-le-te nee-men unt dih hin-lee-gen) Başım ağrıyor. Bir hap alsan ve uzansan iyi olur. Resmi biçim: Sie sollten sich ausruhen. (zii zol-ten zih aus-ruu-en) Dinlenmelisiniz.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Türkçedeki başım ağrıyor cümlesini Mein Kopf ist krank diye kurmak. Doğrusu: Doğrusu Ich habe Kopfschmerzen. veya Mir tut der Kopf weh. kalıbıdır. Hastalık ile ağrı aynı sözcük değildir.
- Yanlış: Ateş için Ich bin Fieber demek. Doğrusu: Fieber olunmaz, ateş vardır: Ich habe Fieber. Aynı mantık Husten ve Schnupfen için de geçerlidir.
- Yanlış: Doktora ve eczacıya du ile hitap etmek. Doğrusu: Tanımadığın yetişkine, doktora ve eczacıya Sie denir. du arkadaş, aile ve aynı yaştaki yakınlar içindir.
- Yanlış: Her tavsiyede Du musst kullanmak. Doğrusu: A2’de nazik tavsiye Du solltest veya Sie sollten ile kurulur. müssen zorunluluk gibi durur ve kaba gelebilir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, yaklaşık B1’de, öğrenci hastalığı geçmiş zaman ve bağlaçlarla anlatır: ne zaman başladığını, neyin iyi geldiğini sırayla söyler. Nazik öneride Ich würde gibi daha ince yapılar belirir. Randevu telefonu, acil servis ve sigorta sözcükleri uzar. Bu ünitedeki weh tun, Ich habe ...schmerzen ve sollten kalıpları o basamağın iskeleti olarak kalır.
Özet
A2’de sağlık dili üç işe yarar: belirtini söylemek, yardım istemek ve kısa öneri vermek. Güvenli kalıplar Ich habe ...schmerzen, Mir tut ... weh ve Sie sollten etrafında döner. Doktora ve eczacıya Sie denir; Türkçeden kopya cümleler yerine bu hazır kalıplar kullanılır.