QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Uygulama: Geçmiş bir seyahati anlatma ve tekrar çalışması

Yabancı Diller · Almanca A2 · Seyahat ve Tatil
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Geçmiş bir seyahati A2 Almancasıyla Perfekt, zaman ifadeleri ve sıra bağlaçlarıyla kısa, doğru ve anlaşılır biçimde anlatmak günlük iletişimin temel bir can-do hedefidir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Geçmiş seyahati neden ve nasıl anlatırız?

Öğrenci havaalanında uçağı izlerken hangi geçmiş yolculuğu anlatmaya hazırlanıyor olabilir?

A2 düzeyinde hedef şudur: Kısa bir tatili basit cümlelerle anlatabilirim. Almanca günlük konuşmada geçmiş neredeyse her zaman Perfekt (okunuşu: per-fekt) ile kurulur. Präteritum (pre-te-ri-tum) konuşmada yalnızca birkaç fiilde yaygındır: ich war (ih vaar) bendim, ich hatte (ih hat-te) bendim/vardım, ich wollte (ih vol-te) istiyordum. Dünya genelindeki A2 kitaplarında seyahat ünitesi bu yüzden önce konuşma kalıplarına, sonra kısa yazmaya gider. Havaalanında bir uçağı izlemek, geçen yılki uçuşu hatırlatır ve anlatıyı başlatır.

Anlatının iskeleti üç sorudur: Wo warst du? (voo vaarst duu) Neredeydin? Wie bist du gefahren? (vii bist duu ge-faa-rın) Nasıl gittin? Was hast du gemacht? (vas hast duu ge-maht) Ne yaptın? Ulaşım kalıpları A2 sınırındadır: Ich bin mit dem Flugzeug geflogen. (ih bin mit dem fluuk-tsoyk ge-floo-gın) Uçakla uçtum. Ich bin mit dem Zug gefahren. (ih bin mit dem tsuuk ge-faa-rın) Trenle gittim. Ich bin mit dem Auto gefahren. Arabayla gittim. Yer için şehir adında nach (naah) kullanılır: nach Berlin, nach Wien (viin). Ülke adında çoğu kez in die Türkei veya nach Deutschland denir. Bulunma ise in Berlin, in der Türkei olur. Bu ayrım Türkçede tek ekle yapıldığı için Almancada ayrı ezberlenir.

Telaffuzda ich (ih) yumuşak, nach (naah) uzun a, geflogen (ge-floo-gın) ve gefahren (ge-faa-rın) vurgusu ikinci hecededir. Kısa tut: yer, araç, bir etkinlik, hava. Uzun yan cümle A2’de beklenmez.

Örnek

Wo warst du im Sommer? Yazın neredeydin? Ich war in Antalya. Ich bin mit dem Flugzeug geflogen. Das Wetter war heiß. Antalya’daydım. Uçakla uçtum. Hava sıcaktı. heiß (hays) sıcak.

Perfekt: haben mi sein mi?

Seyahat günlüğündeki notlar ve fotoğraflar hangi geçmiş eylemleri hatırlatıyor?

Perfekt şöyle kurulur: yardımcı fiil şimdi zamanda ikinci sırada durur, fiilin üçüncü hâli Partizip II (par-ti-tsip tsay) cümlenin en sonuna gider. Yardımcı çoğu eylemde haben (haa-bın), hareket-yer değiştirme ve bazı değişim fiillerinde sein (zayn) olur. Türkçede bu ayrım yoktur; liste ezberlenir. sein alan başlıcalar: gehen, fahren, fliegen, kommen, bleiben, sein, werden, aufstehen, ankommen, abfahren. haben alanlar: machen, sehen, essen, trinken, kaufen, schlafen, wohnen, besuchen, fotografieren veya daha doğalı Fotos machen.

Seyahat günlüğü bu ayrımı somutlar. Cumartesi notu: Wir sind früh aufgestanden. (vir zint früü auf-ge-ştan-dın) Erken kalktık. aufstehen değişim olduğu için sein alır. Ich habe viele Fotos gemacht. Çok fotoğraf çektim. Ich bin zwei Wochen geblieben. (ge-blee-bın) İki hafta kaldım. Ich habe im Hotel geschlafen. (ge-şlaa-fın) Otelde uyudum. Ich bin um zehn Uhr angekommen. (an-ge-kom-mın) Saat onda vardım. Üçüncü hâli ortaya koymak Türkçe kaynaklı sık hatadır; doğru yer cümlenin sonudur: Ich habe in Berlin Museen gesehen. (ge-zee-ın) Berlin’de müzeler gördüm.

Olumlu-olumsuz ve soru aynı iskeleti korur. Hast du die Stadt gesehen? Şehri gördün mü? Ja, ich habe die Stadt gesehen. Nein, ich habe die Stadt nicht gesehen. nicht (niht) üçüncü hâlden hemen önce durur. Bist du mit dem Zug gefahren? Trenle mi gittin? Cevap: Ja, ich bin mit dem Zug gefahren. Günlüğe bakarak her cümlede yardımcı fiili yüksek sesle seçmek, tekrarın en verimli yoludur.

Örnek

Letztes Jahr bin ich nach Deutschland gefahren. Ich habe Berlin gesehen. Ich habe im Hotel geschlafen. Ich bin drei Tage geblieben. Das Wetter war schön. Geçen yıl Almanya’ya gittim. Berlin’i gördüm. Otelde uyudum. Üç gün kaldım. Hava güzeldi. schön (şöön).

Tren yolculuğu: sıra bağlaçları ve zaman

Öğrenci biletini ve haritasını gösterirken yolculuğu hangi sırayla anlatıyor?

Anlatıyı anlaşılır kılan şey sıra kelimeleridir: zuerst (tsu-erst) önce, dann (dan) sonra, danach (da-naah) ondan sonra, später (şpee-ter) daha sonra, zuletzt (tsu-letst) en sonunda. A2’de karmaşık bağlaç gerekmez; kısa cümleleri bu sözcüklerle dizmek yeter. Dünya sınıflarında öğretmen sık sık bilet, harita ve saat çizelgesi getirir; çünkü somut nesne sırayı tutturur. Ich bin mit dem Zug gefahren. Trenle gittim. Die Fahrkarte war teuer. (faar-kar-te vaar toy-er) Bilet pahalıydı. Wir sind um acht Uhr abgefahren. (ap-ge-faa-rın) Saat sekizde hareket ettik.

Zaman ifadeleri A2’de kalıplaşmıştır. letzte Woche geçen hafta, letzten Sommer geçen yaz, vor zwei Jahren (foor tsvay yaa-rın) iki yıl önce, im Juli Temmuzda, am Montag pazartesi, um acht Uhr saat sekizde. Ay adında im, gün adında am, saatle um kullanılır. in Juli veya in Montag yanlıştır. Gara gitmek: Ich bin zum Bahnhof gegangen. (tsum baan-hoof ge-gan-gın) zu artı dem birleşince zum olur. Şehre varmak: Wir sind in München angekommen. (mün-hın) Münih’e vardık. Haritada güzergâhı parmakla göstermek, dann ve danach kullanımını bedene bağlar.

Sık yanlış anlama şudur: sıra kelimesinin cümle başında fiili ikinci sıradan düşüreceği sanılır. Almancada V2 kuralı durur: Dann habe ich eine Fahrkarte gekauft. (ge-kauft) Sonra bir bilet aldım. Dann birinci sıradadır, habe ikinci, gekauft sonda. Aynı kural zuerst, danach, später, zuletzt için de geçerlidir.

Örnek

Zuerst bin ich zum Bahnhof gegangen. Dann habe ich eine Fahrkarte gekauft. Danach sind wir nach München gefahren. Zuletzt haben wir die Stadt besichtigt. Önce gara gittim. Sonra bilet aldım. Ondan sonra Münih’e gittik. En sonunda şehri gezdik. besichtigt (be-zih-tiht).

Deniz tatili ve kartpostal

Kartpostaldaki deniz tatili hangi cümlelerle A2 düzeyinde anlatılabilir?

Kartpostal, A2’nin klasik yazma görevidir. Dil serilerinde tatil kartı kısa, samimi ve çoğu cümlesi geçmişli bir metin olarak öğretilir. Yeterli içerik: yer, hava, bir etkinlik, bir duygu. Açılış Liebe Anna, (lii-be) Sevgili Anna; kapanış Viele Grüße (fii-le grüü-se) çok selam. Kartta şimdiki zaman da karışabilir: Ich bin in Izmir. İzmir’deyim. Geçmiş eylemler yine Perfekt ister. Bu karışım A2’de doğaldır; önemli olan yardımcı fiilin doğru seçilmesidir.

Deniz tatili sözcükleri düzeyin içindedir: der Strand (ştrant) plaj, das Meer (meer) deniz, schwimmen (şvim-mın) yüzmek, die Sonne (zon-ne) güneş, heiß sıcak, das Eis (ays) dondurma, das Hotel otel. Ich bin jeden Tag geschwommen. (ge-şvom-mın) Her gün yüzdüm. schwimmen hareket olduğu için sein alır. Ich habe Eis gegessen. (ge-ge-sın) Dondurma yedim. Ich war gestern am Strand. Dün plajdaydım. am Strand kalıptır. Hava için Das Wetter war schön / heiß / windig. (vin-dih) rüzgarlı. Kartı gerçek bir kişiye yazmak, ezberi iletişime çevirir.

Yazarken üç kontrol yeter: Her geçmiş cümlede yardımcı fiil var mı? Üçüncü hâl sonda mı? Yer ve zaman kısa mı? Uzun weil cümleleri bu görevde zorunlu değildir; A2’de und ve aber yeter. Das Hotel ist schön, aber teuer. Otel güzel ama pahalı.

Örnek

Liebe Anna, ich bin in Izmir. Das Wetter ist heiß. Ich war gestern am Strand. Ich habe Eis gegessen und ich bin im Meer geschwommen. Das Hotel ist schön. Bis bald! Viele Grüße, Ayşe Sevgili Anna, İzmir’deyim. Hava sıcak. Dün plajdaydım. Dondurma yedim ve denizde yüzdüm. Otel güzel. Görüşmek üzere! Çok selam, Ayşe.

Otel konaklamasını nesnelerle anlatmak

Küçük nesneler (anahtar, fiş, fotoğraf) otel hikâyesinin hangi ayrıntılarını taşıyor?

Sınıfta nesne, kelimeyi bağlama oturtur. Oda anahtarı, kahvaltı fişi veya havlu fotoğrafı geçmiş konaklamayı hatırlatır. Kalıplar: Ich habe im Hotel übernachtet. (üüber-nah-tet) Otelde geceledim. Bu fiil haben alır. Ich habe drei Nächte im Hotel gewohnt. (ge-vohnt) Otelde üç gece kaldım. Das Zimmer war groß / klein / sauber. (groos / klayn / zau-ber) Oda büyüktü / küçüktü / temizdi. Das Frühstück war lecker. (früü-ştük vaar le-ker) Kahvaltı lezzetliydi. Fiyat: Das Hotel war nicht teuer. Otel pahalı değildi. Das Hotel war billig. (bil-lih) ucuzdu.

A2 sözlüğü: die Rezeption (re-tsep-tsi-yon) resepsiyon, der Schlüssel (şlü-sıl) anahtar, das Einzelzimmer (ayn-tsel-tsi-mer) tek kişilik oda, das Doppelzimmer (do-pel-tsi-mer) çift kişilik oda, das Restaurant restoran, am Abend akşam. Sınıf arkadaşına anlatırken soru da gelir: Wie war das Hotel? Otel nasıldı? Hast du gut geschlafen? İyi uyudun mu? Cevap kısa tutulur. Nesneyi eline alıp bir cümle kurmak, unutulan üçüncü hâli geri getirir: anahtar için Ich habe den Schlüssel an der Rezeption genommen. (ge-nom-mın) Anahtarı resepsiyondan aldım.

Günlük hayatta aynı anlatı otel sitesine yorum yazarken veya eve dönünce aileye anlatırken çıkar. A2’de yorum da üç cümledir: oda, kahvaltı, konum. Das Zimmer war klein, aber sauber. Das Frühstück war gut. Das Hotel war in der Stadt. Oda küçüktü ama temizdi. Kahvaltı iyiydi. Otel şehirdeydi. in der Stadt bulunma hâli der ister; çünkü die Stadt dişil ve bulunmadadır.

Örnek

Hast du in einem Hotel gewohnt? Otelde mi kaldın? Ja, ich habe drei Nächte im Hotel gewohnt. Das Zimmer war klein, aber sauber. Ich habe am Abend im Restaurant gegessen. Evet, otelde üç gece kaldım. Oda küçüktü ama temizdi. Akşam restoranda yedim.

Türkçe kaynaklı hatalar ve tekrar diyaloğu

Türkçe konuşan öğrencilerin geçmiş seyahat anlatırken yaptığı hatalar tekrarlıdır. Birincisi yardımcı fiil: Ich habe nach Istanbul gefahren yanlıştır; doğru Ich bin nach Istanbul gefahren. İkincisi sözcük sırası: üçüncü hâl ortaya konmaz, sona gider. Ich habe gemacht viele Fotos yerine Ich habe viele Fotos gemacht. Üçüncüsü yer: gitmek nach Berlin veya in die Türkei; bulunmak in Berlin / in der Türkei. Ich habe in Berlin gefahren hem yardımcı hem edat olarak bozuktur. Dördüncüsü konuşmada sürekli Präteritum denemek: ich fuhr, ich sah, ich machte A2 konuşmasında beklenmez. ich war ve ich hatte ise doğrudur ve sık kullanılır.

Beşinci hata bire bir çeviridir. Tatil yapmak için Ich habe Urlaub gemacht anlaşılır; daha doğalı Ich war im Urlaub. (im uur-lap) Tatildeydim. Ich habe eine Reise gemacht de mümkündür. machen her şeye yapıştırılmamalıdır: fotoğraf için Fotos machen iyi, yolculuk için asıl fiil fahren / fliegen durur. Telaffuzda Urlaub (uur-lap), Reise (ray-ze), gesehen (ge-zee-ın) ayrı çalışılır. Tekrar çalışması çiftlerledir: Partner A sorar, Partner B üç-beş cümle anlatır, sonra yer değişir. Amaç hız değil, doğru yardımcı ve sonda duran üçüncü hâldir. Öğretmen yalnızca haben veya sein diye fısıldayarak düzeltir; uzun dilbilgisi konuşması tekrarı bozar.

Dünyada bu ünite çoğu zaman rol oyunuyla kapanır: biri gümrük memuru, biri yolcu; veya biri arkadaş, biri tatilden yeni dönmüş. Sen A2’de şunu yapabilirsin: Geçmiş bir seyahati yer, ulaşım, konaklama, hava ve iki etkinlikle anlatabilirim; kartpostalda aynı bilgiyi kısa yazabilirim; arkadaşımın sorularına kısa yanıt verebilirim. Bir sonraki adım daha uzun yazılı öykü ve weil ile gerekçe olacaktır; bugünün işi iskeleti sağlam kurmaktır.

Örnek

Wohin bist du gefahren? Nereye gittin? Ich bin nach Wien gefahren. Viyana’ya gittim. Was hast du dort gemacht? Orada ne yaptın? Ich habe Museen besucht und Kaffee getrunken. Müzeleri gezdim ve kahve içtim. besucht (be-zuuht), getrunken (ge-trunk-ın). Wie war das Wetter? Hava nasıldı? Es war kalt, aber schön. Soğuktu ama güzeldi.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Her fiille haben kullanılır: Ich habe nach Berlin gefahren. Doğrusu: Hareket ve yer değiştirme fiilleri sein alır. Doğrusu: Ich bin nach Berlin gefahren. bleiben, gehen, fliegen, kommen, ankommen de sein ister.
  • Yanlış: Üçüncü hâl yardımcı fiilin yanında durur: Ich habe gemacht viele Fotos. Doğrusu: Cümlenin sonuna gider: Ich habe viele Fotos gemacht. nicht de üçüncü hâlden hemen önce durur.
  • Yanlış: Ay ve gün için in Juli, in Montag denir. Doğrusu: Ayda im Juli, günde am Montag, saatte um acht Uhr kullanılır.
  • Yanlış: Hem yön hem bulunma in Berlin ile çözülür: Ich bin in Berlin gefahren. Doğrusu: Yön çoğu şehirde nach Berlin, bulunma in Berlin veya Ich war in Berlin olur.
  • Yanlış: Konuşurken her fiili Präteritum ile söylemek gerekir: ich fuhr, ich sah. Doğrusu: Konuşmada A2 Perfekt kullanır. İstisna: ich war, ich hatte, ich wollte, ich konnte.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, özellikle B1 yazmada, öykü fiilleri Präteritum ile anlatılır: wir fuhren, er sagte, es gab. weil ve obwohl ile gerekçe ve karşıtlık cümleleri uzar. Gittiğin oteli niteleyen kısa ilgi cümleleri gelir. Tatil metni blog, şikayet postası veya resmi e-posta olabilir. Bugün kurduğun Perfekt iskeleti o uzun metinlerin konuşma dilindeki karşılığı olarak kalır.

Özet

A2’de geçmiş seyahat Perfekt, war / hatte ve sıra bağlaçlarıyla anlatılır; hareket fiilleri sein alır, üçüncü hâl cümle sonundadır. Kartpostal, bilet, harita ve otel nesnesi aynı kalıpları yazmaya ve konuşmaya taşır. Can-do hedefi nettir: Yeri, ulaşımı, konaklamayı, havayı ve birkaç etkinliği kısa, doğru cümlelerle söyleyebilir ve yazabilirim.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi geçmiş zamanda kurulmuştur?
  1. Ich bin nach Berlin gefahren.
  2. Ich fahre nach Berlin.
  3. Ich werde nach Berlin fahren.
  4. Ich fahre gern nach Berlin.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich bin nach Berlin gefahren.
Birinci seçenek Perfekt (geçmiş zaman) ile kurulmuştur ve geçmişte yapılan bir seyahati anlatır.
2. Aşağıdaki fiillerden hangisinin Perfekt hali doğrudur?
  1. gehen – ist gegangen
  2. gehen – hat gegangen
  3. gehen – ist gehengt
  4. gehen – hat gehangen
Cevabı göster
Doğru cevap: gehen – ist gegangen
Gehen fiilinin Perfekt hali 'ist gegangen'dır; diğerleri yanlıştır.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi 'geçen yaz yüzdüm' anlamına gelir?
  1. Letzten Sommer habe ich geschwommen.
  2. Letzten Sommer habe ich gekocht.
  3. Letzten Sommer habe ich gelesen.
  4. Letzten Sommer habe ich gespielt.
Cevabı göster
Doğru cevap: Letzten Sommer habe ich geschwommen.
'Schwimmen' yüzmek demektir. Diğer fiiller farklı anlamlara gelir.
4. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir tatilin nerede geçtiğini belirtir?
  1. Ich war in Antalya.
  2. Ich esse Pizza.
  3. Ich spiele Tennis.
  4. Ich kaufe ein Buch.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich war in Antalya.
'Ich war in Antalya.' cümlesi, geçmişte nerede olunduğunu belirtir.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'sonra' anlamına gelen bağlaç doğru kullanılmıştır?
  1. Zuerst sind wir ins Hotel gegangen, dann haben wir gegessen.
  2. Zuerst sind wir ins Hotel gegangen, aber haben wir gegessen.
  3. Zuerst sind wir ins Hotel gegangen, oder haben wir gegessen.
  4. Zuerst sind wir ins Hotel gegangen, weil haben wir gegessen.
Cevabı göster
Doğru cevap: Zuerst sind wir ins Hotel gegangen, dann haben wir gegessen.
'Dann' Almanca'da 'sonra' anlamına gelir ve doğru bağlaçtır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Okuma-dinleme: Tatil günlüğü ve tren anonsu