QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Kelime: Başarılar, zorluklar ve yaşam deneyimleri

Yabancı Diller · Almanca A2 · Geçmiş Deneyimler
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Geçmişteki başarıları, zorlukları ve yaşam deneyimlerini A2 düzeyinde kısa Perfekt cümleleriyle anlatmak, hem sohbeti hem de kendini tanımayı mümkün kılar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Geçmiş deneyimleri anlatmak: A2 can-do hedefi

Sınıftaki öğrenci hangi anılarını düşünüyor olabilir?

CEFR A2 can-do hedefi açıktır: Öğrenci kendi yaşamındaki basit geçmiş olayları, başarıları ve zorlukları kısa cümlelerle anlatabilir ve sorulara yanıt verebilir. Dünyada Almanca öğretiminde bu hedef A2 bandında Perfekt ile birlikte işlenir; çünkü konuşma dilinde dün ve geçen yıl neredeyse her zaman bu zamanla anlatılır. İletişimsel yaklaşım 1970’lerden beri ezber listesi değil, gerçek hayatta söylenecek cümleyi merkeze koyar. Goethe ve telc türü sınavlar da A2’de kişisel geçmiş anlatısını bekler.

Günlük hayatta konu sınıfın dışına taşar. Bir arkadaş Was hast du am Wochenende gemacht? (Vas hast du am vohenende gemakht? - Hafta sonu ne yaptın?) diye sorar. Sen aile anılarını, bir gezeyi veya okulda yaşanan bir günü düşünürsün. Sık yanlış anlama şudur: Geçmiş anlatmak tarih ödevi gibi görülür. Oysa A2’de amaç sohbet etmek, duyguyu basit sıfatla belirtmek ve dinleyenin sorusunu yanıtlamaktır. Uzun hikaye bir sonraki basamaktır; şimdi doğru ve kısa cümle yeter.

Örnek

Kısa diyalog: Lehrerin: Erzähl uns von einer wichtigen Erfahrung. (Leererin: Ertseel uns fon ainer vihtiigen erfaarung. - Bize önemli bir deneyimden bahset.) Schüler: Ich habe mit meiner Familie eine Reise gemacht. Das war eine tolle Erfahrung. (Şüler: İh habe mit mayner familie ayne rayze gemakht. Das vaar ayne tolle erfaarung. - Ailemle bir seyahat yaptım. Harika bir deneyimdi.)

Başarılar: kelimeler, kalıplar ve gurur cümleleri

Ödül törenindeki öğrenci bu anı hangi kısa cümlelerle anlatabilir?

Başarı anlatırken A2 dağarcığı yeter: der Erfolg (der er-folk - başarı), gewinnen (ge-vinnen - kazanmak), der Preis (der prays - ödül), die Prüfung (die prü-fung - sınav), schaffen (şaffen - başarmak), bestehen (be-ştehen - geçmek), stolz sein auf (ştolts zayn auf - ile gurur duymak). Temel kalıp şudur: Ich habe ... gewonnen / geschafft / bestanden. (İh habe ... gevonnen / geşaft / beştanden.) Telaffuzda gewonnen içinde w harfi v gibi okunur. Türkçe konuşanlar bazen Partizip’deki ge- önekini unutur.

Somut olay ödül törenidir: alkış, kupa, sahnede duran öğrenci. Anlatı abartılmaz: Ich habe den Preis gewonnen. Ich bin sehr stolz. (İh habe den prays gevonnen. İh bin zeeer ştolts. - Ödülü kazandım. Çok gururluyum.) Dünyada bu konu sıkça başarı duvarı etkinliğiyle öğretilir; herkes bir cümle yazar ve asar. Günlük hayatta staj veya işte de Was war dein Erfolg? (Vas vaar dayn er-folk? - Başarın neydi?) sorulur. A2’de büyük sıfat yağmuruna gerek yoktur; bildiğin fiil ve bir gurur cümlesi yeter.

Örnek

Örnek metin: Letztes Jahr habe ich eine wichtige Prüfung bestanden. Das war mein Erfolg. Meine Eltern waren stolz auf mich. (Letstes yaar habe ih ayne vihtiige prüfung beştanden. Das vaar mayn er-folk. Mayne eltern vaaren ştolts auf mih. - Geçen yıl önemli bir sınavı geçtim. Bu benim başarım oldu. Annem babam benimle gurur duydu.)

Zorluklar ve pes etmeme

Spor müsabakasındaki öğrenci neden devam ediyor olabilir?

Zorluk sözcükleri A2’de şunlardır: die Schwierigkeit (die şvii-rih-kayt - zorluk), schwer (şveer - zor), das Problem (das problem), müde (müde - yorgun), versuchen (fer-zu-hen - denemek), aufgeben (auf-gey-ben - pes etmek), nicht aufgeben (niht auf-gey-ben - pes etmemek), trotzdem (trots-deem - yine de). İşe yarayan kalıp: Es war schwer, aber ich habe nicht aufgegeben. (Es vaar şveer, aber ih habe niht auf-ge-gey-ben. - Zordu ama pes etmedim.) aufgeben ayrılabilen fiildir; Perfekt’te habe aufgegeben olur. Türkçeden kelime kelime çeviri burada sık bozar.

Spor sahnesi somuttur: yarış, yorgunluk, düşme korkusu ve devam etme. Dil de beden gibi kısa adımlarla ilerler: Das Spiel war schwierig. Ich war müde. Ich habe trotzdem weitergemacht. (Das şpiil vaar şviirih. İh vaar müde. İh habe trotsdem vaytergemakht. - Oyun zordu. Yorgundum. Yine de devam ettim.) Dünyada bu konu motivasyon konuşmasıyla bağlanır; amaç fiil ezberi değil, gerçek bir zorluğu anlatabilmektir. Günlük hayatta antrenman, sınav haftası ve uzun ödev aynı kalıba sığar.

Örnek

Diyalog: A: War der Sport schwer? (Vaar der şport şveer? - Spor zor muydu?) B: Ja, es war eine große Schwierigkeit. Aber ich habe es versucht und nicht aufgegeben. (Yaa, es vaar ayne grose şvii-rih-kayt. Aber ih habe es ferzuht und niht auf-ge-gey-ben. - Evet, büyük bir zorluktu. Ama denedim ve pes etmedim.)

Perfekt ile geçmişi kurmak

A2 konuşmasında geçmiş olaylar neredeyse her zaman Perfekt ile anlatılır. Kuruluş nettir: özne, sonra yardımcı fiil ikinci sırada, diğer ögeler ortada, Partizip II sonda. Çoğu fiil haben alır: Ich habe gewonnen. Hareket ve durum değişimi sein alır: Ich bin nach Hause gegangen. (İh bin nahh hauze ge-gangen. - Eve gittim.) Duygu ve betimlemede war doğaldır: Ich war stolz. Es war schwer. Bu karışım hata değil, A2’nin gerçek kullanımına yakındır.

Türkçe konuşanlar için en büyük tuzak sözcük sırası ve yardımcı fiildir. Türkçede fiil sonda olduğu için bazen habe unutulur veya Partizip ortaya konur. Doğru: Ich habe den Preis gewonnen. Ayrıca ge- öneki unutulmamalıdır: gemacht, gespielt, gelernt. Düzensizler ezberlenir, uydurulmaz: gewinnen - gewonnen, gehen - gegangen, sein - gewesen (ge-vee-zen). Emin olunmayan fiilde sözlüğe bakılır. A2’de uzun yan cümle şart değildir; iki kısa cümle daha doğrudur.

Örnek

Çözümlü örnek. Türkçe: Yarışmayı kazandım ve evde kutladık. Almanca: Ich habe das Spiel gewonnen und wir haben zu Hause gefeiert. (İh habe das şpiil gevonnen und viir haben tsu hauze ge-fay-ert.) Yardımcı fiiller ikinci sırada, Partizip ilgili cümlenin sonundadır.

Başarısızlık deneyimleri ve ret postası

Kütüphanedeki öğrenci e-postayı görünce ne hissediyor olabilir?

Başarısızlık da yaşam deneyimidir ve A2’de anlatılabilir. İşe yarayan sözcükler: die Stelle (die ştelle - iş / kadro), die Bewerbung (die be-ver-bung - başvuru), bekommen (be-kommen - almak), nein gesagt (nayn ge-zaakt - hayır demek), traurig (trau-rih - üzgün), schade (şaa-de - yazık), Das hat nicht geklappt. (Das hat niht ge-klapt. - Olmadı.) Somut cümle: Ich habe die Stelle nicht bekommen. Ich war traurig. (İh habe die ştelle niht be-kommen. İh vaar trau-rih.) Kütüphane sahnesi gerçektir: ekran açılır, ret görünür, sessizlik çöker.

Dünyada dil dersinde başarısızlık tabu değildir; öğretmen ‘ne öğrendin?’ diye bağlar. Günlük hayatta her genç bir kapı kapanması yaşar. A2’de duygu abartılmaz, bir sıfat yeter. Ardından umut kalıbı gelir: Ich versuche es noch einmal. (İh ferzuhe es noh aynmal. - Bir daha deneyeceğim.) Uydurma sayı vermeden söylemek gerekir: ret postası yaygındır. Dilin işi bu gerçeği yumuşak, doğru ve kısa anlatmaktır. Kütüphanede fısıldanan cümle de sınıftaki can-do hedefinin ta kendisidir.

Örnek

Metin örneği: Gestern habe ich eine E-Mail bekommen. Sie haben nein gesagt. Das war schade. Ich war zwei Tage traurig, aber jetzt ist es okay. (Gestern habe ih ayne ee-mayl be-kommen. Zii haben nayn gezaakt. Das vaar şaade. İh vaar tsvay taage trau-rih, aber yetst ist es okay. - Dün bir e-posta aldım. Hayır demişler. Yazıktı. İki gün üzgündüm ama şimdi idare eder.)

Deneyimi değerlendirmek ve yeniden denemek

Aynadaki öğrenci ikinci el takım elbiseyle kendine ne söylüyor olabilir?

Retten sonra insan aynaya bakar: duruş, giysi, cesaret. A2 sözcükleri yeter: die Erfahrung (die er-faa-rung - deneyim), wichtig (vihtih - önemli), lernen, noch einmal (noh ayn-mal - bir daha), die Kleidung (die klay-dung - giysi), alt (eski), anziehen (an-tsii-en - giymek), nicht perfekt. Kalıp: Diese Erfahrung war wichtig für mich. (Diize erfaarung vaar vihtih für mih. - Bu deneyim benim için önemliydi.) İkinci el ceket veya takım, mükemmel görünmeden de tekrar denenebileceğini gösterir. Bu sahne dil dersinde ‘yeniden dene’ cümlesinin somut halidir.

Değerlendirme kısa tutulur: Ich habe viel gelernt. Nächstes Mal mache ich es besser. (Nehştes mal mahe ih es besser. - Bir dahaki sefere daha iyi yaparım.) A2’de gelecek için çoğu zaman şimdiki zaman yeter. Sık yanlış, deneyimi anlatırken soyut felsefe yapmaktır; hedef dilde somut fiil ve bildik sıfat kullanılır. Dünyada konu portfolyo ve can-do listesiyle bağlanır: öğrenci ‘geçmişimi anlatabilirim’ kutusunu işaretler. Günlük hayatta ayna, kıyafet ve ikinci başvuru da birer cümleye dönüşür. Pes etmeme, başarı kadar anlatılmaya değer bir deneyimdir.

Örnek

Diyalog: A: Wie war das für dich? (Vii vaar das für dih? - Senin için nasıldı?) B: Es war eine schwere Erfahrung. Ich habe eine alte Jacke angezogen und es noch einmal versucht. Ich bin nicht perfekt, aber ich gebe nicht auf. (Es vaar ayne şveere erfaarung. İh habe ayne alte yake an-ge-tsoogen und es noh aynmal ferzuht. İh bin niht per-fekt, aber ih geybe niht auf. - Ağır bir deneyimdi. Eski bir ceket giydim ve bir daha denedim. Mükemmel değilim ama pes etmiyorum.)

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Almancada geçmiş her zaman Präteritum ile anlatılır, çünkü kitapta ich war ve ich hatte görünür. Doğrusu: A2 konuşma dilinde olaylar çoğunlukla Perfekt ile anlatılır; war ve hatte betimleme ve yardımcı fiil olarak kalır.
  • Yanlış: Bütün fiiller haben ile gider, çünkü Türkçede yapmak hep aynı kalıptır. Doğrusu: Hareket ve durum değişimi fiilleri sein alır: gehen, kommen, fahren, werden, bleiben. Ich bin gegangen doğrudur.
  • Yanlış: Partizip II Türkçe köke ge ekleyerek uydurulabilir. Doğrusu: Düzensiz fiiller ezberlenir ve kontrol edilir: gewinnen-gewonnen, nehmen-genommen. Uydurmak A2’de görünür hata üretir.
  • Yanlış: Sözcük sırası Türkçe gibi serbest olabilir. Doğrusu: Perfekt’te yardımcı fiil ikinci sıradadır, Partizip cümle sonundadır: Ich habe den Preis gewonnen.
  • Yanlış: Başarı ve zorluk anlatırken uzun, karmaşık cümle kurmak gerekir. Doğrusu: A2’de kısa cümleler, und bağlacı ve basit sıfatlar yeter; uzun yan cümle bir üst düzeyin işidir.

Bir adım ileri

B1’de öğrenci Präteritum ile daha uzun hikaye anlatır, Plusquamperfekt ile ondan önce ne olduğunu söyler ve weil, deshalb gibi bağlaçları daha akıcı kullanır. Duygu ve değerlendirme nüanslanır; iş görüşmesi ve yaşam öyküsü uzar. A2’deki kısa Perfekt tuğlaları B1’de birbirine bağlanan bir anlatıya dönüşür. O noktada başarı ve başarısızlık yalnızca cümle değil, neden-sonuç zinciri olur.

Özet

A2’de geçmiş deneyim, Perfekt, kısa kelime ve somut sahnelerle anlatılır: ödül, maç, aile, ret postası, ayna. Başarı kadar zorluk ve yeniden deneme de can-do hedefinin parçasıdır. Doğru yardımcı fiil, doğru sözcük sırası ve uydurulmayan Partizip, Türkçe konuşan öğrenci için en sağlam üç kuraldır.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki kelimelerden hangisi 'başarı' anlamına gelir?
  1. der Erfolg
  2. die Angst
  3. das Problem
  4. die Schwierigkeit
Cevabı göster
Doğru cevap: der Erfolg
'der Erfolg' Almanca'da 'başarı' demektir. Diğer seçenekler zorluk veya problemle ilgilidir.
2. 'die Schwierigkeit' kelimesinin Türkçesi nedir?
  1. Zorluk
  2. Başarı
  3. Deneyim
  4. Çözüm
Cevabı göster
Doğru cevap: Zorluk
'die Schwierigkeit' Almanca'da 'zorluk' anlamına gelir.
3. Bir öğrenci ödevini zamanında teslim etti. Bu durumu en iyi anlatan Almanca fiil hangisidir?
  1. schaffen
  2. verlieren
  3. vergessen
  4. scheitern
Cevabı göster
Doğru cevap: schaffen
'schaffen' başarmak, yapmak anlamına gelir. Diğer seçenekler başarısızlık veya unutmakla ilgilidir.
4. 'die Erfahrung' kelimesi aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
  1. Deneyim
  2. Başarı
  3. Korku
  4. Problem
Cevabı göster
Doğru cevap: Deneyim
'die Erfahrung' Almanca'da 'deneyim' anlamına gelir.
5. 'sich bemühen' fiilinin anlamı nedir?
  1. Çabalamak
  2. Korkmak
  3. Kaybetmek
  4. Kutlamak
Cevabı göster
Doğru cevap: Çabalamak
'sich bemühen' Almanca'da 'çabalamak' anlamına gelir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Dil bilgisi: Modal fiillerin geçmişi (Präteritum: konnte, musste)Günlük konuşma: Geçmişte yapabildiklerini ve zorunlulukları anlatma ›