QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Günlük konuşma: Otelde giriş yapma diyaloğu

Yabancı Diller · Almanca A1 · Seyahat ve Konaklama
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Otel resepsiyonunda kısa, resmi ve ezberlenebilir Almanca kalıplarla giriş yapmak, A1 öğrencisinin seyahatte ilk gerçek işini kendi başına çözmesidir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Ne öğreneceğiz ve bu sahne neden evrensel?

CEFR A1 can-do hedefi şöyledir: Öğrenci otel resepsiyonunda yavaş ve net sorulan basit soruları anlayabilir; rezervasyonunu ve adını söyleyebilir; kimlik ve form adımını kısa cümlelerle bitirebilir. Dünya çapında başlangıç kursları bu sahneyi rol oynama ile öğretir, çünkü asıl güç kelime yığını değil sıradır: selam, isim, belge, oda, teşekkür. Kitap kapağı değişse de iskelet aynı kalır.

Günlük hayatta ilk söz çoğu zaman Guten Tag! (okunuşu: gú-ten tak — İyi günler!) veya akşamüzeri Guten Abend! (gú-ten á-bent — İyi akşamlar!) olur. Bankonun adı die Rezeption (di re-tsép-tsi-yon) veya der Empfang (der emp-fang)dır. Personel size hep Sie (zi) diye seslenir; siz de aynı resmiyeti korursunuz. Türkiye’deki tezgahta çabuk ‘sen’e kayma alışkanlığını burada bilerek bırakırsınız.

En işe yarar açılış kalıbı şudur: Ich habe eine Reservierung. (ih há-be áy-ne re-zer-ví-rung — Bir rezervasyonum var.) Fiil olarak einchecken (ayn-çek-ın) da duyulur ama A1’de isimle konuşmak daha sağlamdır. Modern otellerde metal anahtar yerine kart yaygındır; Almanya’da konaklayan misafirin kimlik bilgisi forma işlenir. Bu yüzden pasaport veya kimlik cüzdanı çantanın ağzında durmalıdır.

Örnek

Can-do cümlesi: Resepsiyonda adımı, kaç gece kalacağımı ve oda numaramı basit cümlelerle söyleyebilirim. Mini kalıp: Guten Tag! Ich habe eine Reservierung. (İyi günler! Bir rezervasyonum var.)

Karşılama, isim ve formu doldurma

Resimde misafir ne yapıyor ve resepsiyonist neden yanında duruyor?

Bavulu indirdiniz, sıraya girdiniz, gülümseyip bakıştınız. Sıra sizdeyse net ve yavaş konuşun. Personel sıkça sorar: Auf welchen Namen, bitte? (auf vél-hen ná-men bí-te — Hangi isme, lütfen?) Cevap kalıbı hazır olsun: Auf den Namen Yılmaz. (auf deyn ná-men yıl-maz — Yılmaz adına.) Gece sayısını da ekleyin: Für zwei Nächte. (für tsvay néh-te — İki gece için.) Oda türü gerekirse: Ein Einzelzimmer, bitte. (ayn áyn-tsel-tsi-mer — Tek kişilik oda, lütfen.) veya Ein Doppelzimmer. (ayn dó-pel-tsi-mer — Çift kişilik oda.)

Kimlik adımı A1’de üç kısa parçadır. Personel der: Ihr Pass, bitte. (ír pas bí-te — Pasaportunuz, lütfen.) Siz: Hier ist mein Pass. (hír ist mayn pas — İşte pasaportum.) Ardından form gelir: Bitte füllen Sie das Formular aus. (bí-te fül-len zi das for-mu-lár aus — Lütfen formu doldurun.) Formda sık gördüğünüz başlıklar şunlardır: der Name (ad), die Adresse (adres), die Nationalität (natsi-ona-li-tét — uyruk), das Datum (tarih). Anlamadığınız kutuya parmak basıp sorun: Was ist das? (vas ist das — Bu nedir?)

Türkçe kaynaklı acele şudur: Formu evdeki dile göre doldurup Almanca sıra beklememek. Önce ad soyad, sonra adres, sonra uyruk; tarih için gün-ay-yıl sırasını kartın üzerindeki örneğe bakarak yazın. Personel yanınızda duruyorsa yardım isteyin: Können Sie mir helfen, bitte? (kön-nen zi mir hél-fen — Bana yardım eder misiniz, lütfen?) Bu cümle A1’in üst sınırına yakındır ama otelde çok işe yarar. Daha kısa yol: Hilfe, bitte. (híl-fe bí-te — Yardım, lütfen.).

Örnek

Kısa diyalog: Guten Tag! (İyi günler!) — Guten Tag! Ich habe eine Reservierung auf den Namen Yılmaz. (İyi günler! Yılmaz adına rezervasyonum var.) — Ihr Pass, bitte. (Pasaportunuz, lütfen.) — Hier ist mein Pass. (İşte pasaportum.) — Bitte füllen Sie das Formular aus. (Lütfen formu doldurun.) — Ja, gerne. (ya gér-ne — Evet, memnuniyetle.)

Anahtar kartı, oda numarası ve kat

Resepsiyon görevlisi misafire ne uzatıyor?

Form bitince asıl ödül gelir: odaya giden nesne. Personel uzatır: Hier ist Ihre Schlüsselkarte. (hír ist í-re şlüs-sel-kar-te — İşte anahtar kartınız.) Eski otelde hâlâ der Schlüssel (der şlüs-sel — anahtar) duyabilirsiniz; çoğu yerde kart vardır. Hemen ardından numara gelir: Zimmer zwölf. (tsí-mer tsvölf — Oda on iki.) Sayıları A1’de yüksek sesle tekrar edin; 12 ile 20 karışmasın. Kat bilgisi de aynı nefeste gelir: Im ersten Stock. (im ér-sten ştok — Birinci katta.) Bazı bölgelerde erste Etage (ér-ste e-tá-je) da denir; ikisi de ‘birinci kat’ diye anlaşılır.

Anlamadıysanız utanmayın, A1’in en değerli sorusu buradadır: Wo ist das Zimmer? (vo ist das tsí-mer — Oda nerede?) veya Wo ist der Aufzug? (vo ist der áuf-tsuk — Asansör nerede?) Cevaplar kısa olur: links (links — solda), rechts (rehts — sağda), dort (dort — orada). Personel bazen işaret eder: Der Aufzug ist dort. (Asansör orada.) Kartı alır almaz oda numarasını telefonun notuna yazın; kartın üzerindeki yazı silik olabilir.

Sık düşülen tuzak, kartı ‘anahtar gibi’ cebin manyetik kısmına koymaktır; kart bozulunca kapı açılmaz ve yine resepsiyona dönersiniz. Dil olarak da tuzak vardır: Türkçe ‘oda on iki’ derken artikeli unutmak. Almancada oda sözcüğü artikelle yaşar: das Zimmer, kalıpta çoğunlukla Zimmer zwölf diye numara yanına yapışır. Teşekkür etmeyi unutmayın: Vielen Dank! (fí-len dank — Çok teşekkürler!) Cevap genelde Bitte schön! (bí-te şön — Rica ederim!) olur.

Örnek

Somut alışveriş: Hier ist Ihre Schlüsselkarte. Zimmer zwölf, erster Stock. (İşte anahtar kartınız. Oda on iki, birinci kat.) — Wo ist der Aufzug? (Asansör nerede?) — Der Aufzug ist links. (Asansör solda.)

Kahvaltı saati ve kahvaltı fişi

Görevli misafire hangi kâğıdı uzatıyor?

Oda kartından sonra ikinci pratik bilgi kahvaltıdır. Sözcük: das Frühstück (das frǘ-ştük — kahvaltı). Soru kalıbı tek ve yeterlidir: Wann ist das Frühstück? (van ist das frǘ-ştük — Kahvaltı ne zaman?) Saat aralığı A1’in klasik von ... bis ... (fon ... bis ...) kalıbıyla gelir: Von sieben bis zehn Uhr. (fon zí-ben bis tseyn uır — Saat yediden ona kadar.) Bazı oteller Das Frühstück ist im Preis. (Kahvaltı fiyata dahil.) der; bu cümleyi duyunca ayrıca ödemezsiniz.

Resimde uzatılan kâğıt çoğu zaman kahvaltı fişidir. Personel diyebilir: Hier ist der Gutschein für das Frühstück. (hír ist der gút-şayn für das frǘ-ştük — İşte kahvaltı fişi.) Kısa hali de yeter: Hier, bitte. Für das Frühstück. (İşte, buyurun. Kahvaltı için.) Fişi cüzdana koyun; sabah salonda göstermeniz istenebilir. Anlamadıysanız tekrar ettirin: Wie bitte? (vi bí-te — Efendim, tekrar eder misiniz?) veya Langsamer, bitte. (láng-za-mer bí-te — Daha yavaş, lütfen.).

Dünyada bu bilgiyi öğretme yolu aynıdır: duvara bir kahvaltı saati asılır, öğrenci sorar, partner cevaplar. Sizin günlük işiniz de budur. Sabah 7’yi sieben, 8’i acht (aht), 9’u neun (noyn), 10’u zehn diye net söyleyin. ‘Kaçta biter?’ diye ayrıca sormayın; bis zaten bitiş saatidir. Türkçe ‘kahvaltı var mı?’ kalıbını bire bir çevirmeyin; otelde varsayılan soru zamandır, varlık değil.

Örnek

Mini diyalog: Wann ist das Frühstück? (Kahvaltı ne zaman?) — Von sieben bis zehn Uhr. Hier ist der Gutschein. (Yediden ona kadar. İşte fiş.) — Vielen Dank! (Çok teşekkürler.)

Ağ bağlantısı ve şifre sormak

Misafir resepsiyoniste ne soruyor olabilir?

Odaya çıkmadan son pratik istek çoğu genç misafirde aynıdır: internet. Almancada ağın adı sıklıkla das WLAN (das ve-lan)dır; das Wi-Fi (das vay-fay) de anlaşılır. Varlık sorusu A1’dir: Haben Sie WLAN? (há-ben zi ve-lan — Kablosuz ağınız var mı?) Şifre sözcüğü das Passwort (das pás-vort)tır. En kısa ricâ: Das Passwort, bitte. (Şifre, lütfen.) Biraz daha tam cümle: Wie ist das Passwort? (vi ist das pás-vort — Şifre nedir?).

Personel kâğıt uzatır veya kartın arkasına yazar: Hier ist das Passwort. (İşte şifre.) Bazen ağ adı da gerekir: der Name veya duyacağınız SSID kâğıtta durur; A1’de kâğıdı fotoğraflamak yeter, ezberlemeyin. Duymazsanız hecelemesini isteyin: Bitte buchstabieren Sie. (bí-te buh-şta-bí-ren zi — Lütfen heceleyin.) Bu kalıp A1 sonu-A2 başı olsa da resepsiyonda altındır. Daha A1 kalan yol: kâğıdı işaret edip Hier? (Burada mı?) demektir.

Türkçe ‘Wi-Fi şifresi nedir?’ cümlesini kelime kelime dizmeyin. Was ist Wi-Fi şifre? karışımı ne Almancadır ne de anlaşılır. Artikeli unutmak da yaygındır: Passwort bitte yerine das Passwort, bitte deyin. Resmiyeti bozmayın; genç resepsiyoniste de du (du) demeyin. Teşekkürle kapatın: Danke! (dán-ke) veya Vielen Dank! Bundan sonrası odada bağlanmaktır; dil işi resepsiyonda biter.

Örnek

Kısa alışveriş: Haben Sie WLAN? (Kablosuz ağınız var mı?) — Ja. (ya — Evet.) — Das Passwort, bitte. (Şifre, lütfen.) — Hier ist das Passwort. (İşte şifre.) — Danke! (Teşekkürler.)

Odaya çıkmak ve diyalogun bütünü

Misafir bavulunu odada nereye yerleştiriyor?

Kartı, fişi ve şifreyi aldınız; asansör links veya rechts. Odada ilk iş bavulu indirmektir. Bavul der Koffer (der kó-fer), çanta die Tasche (di tá-şe)dır. Askılık veya dolap görürsünüz; A1’de yeni cümle kurmak zorunda değilsiniz, çünkü bu sahne sessiz bir eylemdir. Dil işiniz resepsiyonda bitmiş, konfor işiniz odada başlar. Kapı açılmazsa sakin dönüp deyin: Die Karte funktioniert nicht. (di kár-te funk-tsi-o-nírt niht — Kart çalışmıyor.) Bu cümle biraz yüklüdür; daha A1 hali: Die Karte, bitte. Problem. ve kartı göstermek.

Bütün sahneyi bir solukta düşünün. Selam, rezervasyon, pasaport, form, kart, kat, kahvaltı, ağ, teşekkür. Bu sıra dünyadaki A1 sınıflarında karton pasaport ve sahte anahtarla prova edilir. Sizin provalınız da yüksek sesle, Sie hitabıyla ve yavaş tempo ile olmalıdır. Ezber tek cümle değil, zincirdir. Zincir koptuğunda Wie bitte? ve Langsamer, bitte. sizi kurtarır.

Aşağıdaki tam diyalog bir ortaöğretim öğrencisinin A1 tavanıdır; her satırı ayrı okuyun, sonra partnerle rol yapın. Siz misafir olun, arkadaşınız resepsiyonist. Bitince roller değişsin. Hız yarışı yapmayın; netlik yarışı yapın.

Örnek

Tam diyalog: Guten Tag! (İyi günler!) — Guten Tag! Ich habe eine Reservierung auf den Namen Yılmaz. Für zwei Nächte. (İyi günler! Yılmaz adına rezervasyonum var. İki gece için.) — Einen Moment, bitte. Ihr Pass, bitte. (áy-nen mo-mént — Bir saniye, lütfen. Pasaportunuz, lütfen.) — Hier ist mein Pass. (İşte pasaportum.) — Bitte füllen Sie das Formular aus. (Lütfen formu doldurun.) — Ja, gerne. (Evet, memnuniyetle.) — Hier ist Ihre Schlüsselkarte. Zimmer zwölf, erster Stock. (İşte anahtar kartınız. Oda on iki, birinci kat.) — Wo ist der Aufzug? (Asansör nerede?) — Der Aufzug ist links. (Asansör solda.) — Wann ist das Frühstück? (Kahvaltı ne zaman?) — Von sieben bis zehn Uhr. Hier ist der Gutschein. (Yediden ona. İşte fiş.) — Haben Sie WLAN? Das Passwort, bitte. (Ağınız var mı? Şifre, lütfen.) — Ja. Hier ist das Passwort. (Evet. İşte şifre.) — Vielen Dank! (Çok teşekkürler!) — Bitte schön! (Rica ederim!)

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Resepsiyonist genç diye du ile konuşmak, ‘sen’ demek. Doğrusu: Otelde varsayılan hitap Sie biçimidir. Haben Sie ...?, Ihre Schlüsselkarte, füllen Sie kalıplarını baştan ezberleyin; samimiyet sonra gelmez, hiç gelmeyebilir.
  • Yanlış: Türkçe söz dizimini taşımak: Ich eine Reservierung habe. gibi. Doğrusu: A1 düz cümlede fiil ikinci sıradadır: Ich habe eine Reservierung. Soru da fiille açılır: Haben Sie WLAN? Türkçe ‘benim rezervasyonum var’ kalıbını bire bir dizmeyin.
  • Yanlış: İstek için Ich will ein Zimmer. demek; ‘istiyorum’ diye sert konuşmak. Doğrusu: Resepsiyonda yumuşak ve yeterli yol Ich habe eine Reservierung. veya Ein Einzelzimmer, bitte. kalıbıdır. wollen kaba duyulabilir; A1’de bitte kapı açar.
  • Yanlış: Her şeyi İngilizce veya karışık söylemek: ‘Check-in please, adım Yılmaz, Wi-Fi şifre?’ Doğrusu: Personel İngilizce biliyor olsa da sizin hedefiniz Almanca zincirdir. Ich habe eine Reservierung auf den Namen ... ve Das Passwort, bitte. yeter. Karışık kod hem notu düşürür hem de A1 alışkanlığını bozar.
  • Yanlış: Artikeli atmak ve şifre sözcüğünü uydurmak: Passwort bitte, Geheimnis veya Türkçe ‘şifre’yi cümlenin içine gömmek. Doğrusu: Ağ şifresi das Passworttır; ricâ Das Passwort, bitte. olur. das WLAN ve das Frühstück gibi otel sözcüklerini artikeliyle birlikte ezberleyin.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, A2’de aynı sahne uzar: telefonla oda ayırtmak, tarihi değiştirmek, odayı beğenmeyip değiştirmek ve küçük bir sorunu anlatmak. Fiil olarak Ich habe reserviert. gibi geçmiş zaman ve zur Rezeption, im Hotel gibi yönelme-bulunma kalıpları devreye girer. Şikâyet cümleleri ve weil ile kısa gerekçe A2’nin kapısıdır. A1’de zinciri sağlam kuran öğrenci orada yeni halka ekler; zincirsiz giden ise hem geçmiş zamanı hem nezaketi birden yüklenir.

Özet

Otel girişi A1’de bir selamlaşma yarışı değil, sabit bir sıradır: Sie hitabı, rezervasyon, belge, form, kart, kahvaltı, ağ ve teşekkür. Her Alman sözcüğü artikeli ve Türkçe okunuşuyla ezberlenir; Türkçe dizim ve karışık İngilizce dışarıda bırakılır. Bu sahneyi yavaş rol oynama ile oturtan öğrenci, pansiyon ve hostelde de aynı iskeleti kullanır.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki Almanca ifadelerden hangisi otelde giriş yaparken selamlaşmak için uygundur?
  1. Guten Tag!
  2. Gute Nacht!
  3. Tschüss!
  4. Bis bald!
Cevabı göster
Doğru cevap: Guten Tag!
Otelde giriş yaparken 'Guten Tag!' (İyi günler!) ifadesi selamlaşmak için uygundur.
2. Resimdeki görevli hangi soruyu soruyor olabilir? (Bir resepsiyon görevlisi, elinde kayıt formu ile bir misafire bakıyor.)
  1. Haben Sie eine Reservierung?
  2. Wie alt sind Sie?
  3. Was machen Sie beruflich?
  4. Möchten Sie einen Kaffee?
Cevabı göster
Doğru cevap: Haben Sie eine Reservierung?
Otelde girişte resepsiyon görevlisi genellikle 'Haben Sie eine Reservierung?' (Rezervasyonunuz var mı?) diye sorar.
3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi 'Kimliğinizi alabilir miyim?' anlamına gelir?
  1. Kann ich Ihren Ausweis sehen?
  2. Wie spät ist es?
  3. Woher kommen Sie?
  4. Haben Sie Hunger?
Cevabı göster
Doğru cevap: Kann ich Ihren Ausweis sehen?
'Kann ich Ihren Ausweis sehen?' ifadesi 'Kimliğinizi alabilir miyim?' anlamına gelir ve otelde girişte sıkça kullanılır.
4. Bir resepsiyonist, müşteriye anahtarı verirken aşağıdakilerden hangisini söyleyebilir?
  1. Hier ist Ihr Schlüssel.
  2. Hier ist Ihr Kaffee.
  3. Hier ist Ihr Mantel.
  4. Hier ist Ihr Stift.
Cevabı göster
Doğru cevap: Hier ist Ihr Schlüssel.
'Hier ist Ihr Schlüssel.' ifadesi 'İşte anahtarınız.' anlamına gelir ve otelde anahtar tesliminde kullanılır.
5. Aşağıdaki sorulardan hangisi otelde girişte adınızı sormak için kullanılır?
  1. Wie heißen Sie?
  2. Wie alt sind Sie?
  3. Wo wohnen Sie?
  4. Was trinken Sie?
Cevabı göster
Doğru cevap: Wie heißen Sie?
'Wie heißen Sie?' ifadesi 'Adınız nedir?' anlamına gelir ve otelde girişte kullanılır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kelime: Yolculuk, otel, bilet ve tatil ifadeleriOkuma-dinleme: Rezervasyon mesajı ve seyahat anonsu ›